“Polonya’nın Orka programında İsveç ve Saab A26’yı seçmesi; teknik, ekonomik ve jeopolitik açıdan tutarlı ve stratejik bir karardır.”
Fatih Mehmet Küçük
Kasım 2025 sonu itibariyle Avrupa savunma çevrelerinde uzun süredir beklenen ve NATO’nun doğu kanadındaki güç dengelerini etkileme potansiyeline sahip kritik bir karar Varşova’dan duyuruldu. Polonya Savunma Bakanlığı, yıllardır ertelemelere ve spekülasyonlara konu olan “Orka” denizaltı tedarik programı kapsamında, İsveçli savunma sanayii şirketi Saab Kockums tarafından tasarlanan A26 (Blekinge sınıfı) denizaltılarını seçtiğini resmen açıkladı. Yaklaşık 2,5 milyar Avro tahmini bütçeye sahip program, Polonya Donanması’nın (Marynarka Wojenna) Sovyet döneminden kalma, demode sualtı yeteneklerini yeni nesil teknolojilerle değiştirmeyi ve Baltık Denizi’nde Rusya’nın A2/AD (Erişim Engelleme/Bölge Bırakma) stratejilerine karşı yanıt oluşturmayı hedeflemektedir.
Bu yazı, Polonya’nın İsveç tasarımını tercih etmesinin ardındaki çok katmanlı teknik, taktik ve stratejik nedenleri en irdelemektedir. Özellikle A26’nın modüler yapısını, kritik Stirling AIP sisteminin termodinamik ve operasyonel analizini, seyir füzesi entegrasyonunu incelemektedir.
Polonya Donanması’nın Varoluşsal Krizi
Polonya’nın denizaltı filosu, son on yılda dramatik bir yetenek erozyonuna uğramıştır. Soğuk Savaş döneminde Varşova Paktı’nın önemli bir deniz gücü olan Polonya, 2020’lerin başına gelindiğinde, Norveç’ten hibe edilen eski Kobben sınıfı denizaltıların 2021’de hizmetten çekilmesiyle birlikte, elinde sadece tek bir denizaltı ile kalmıştır. Sovyet yapımı Kilo sınıfı denizaltı olan (Proje 877E) ORP Orzeł 1986 yılında hizmete girmiştir. Modern sensörlere karşı yüksek akustik izi, sık sık yaşanan mekanik arızaları ve torpido tüplerinden modern mühimmat atma yeteneğinin sınırlı olması nedeniyle, operasyonel bir savaş platformundan ziyade, sembolik bir eğitim aracı işlevi görmektedir.
Polonya’nın A26 Denizaltı Tedariki çalışmasının tamamı Defence Turk Dergi 30′ncu sayısında.
Çalışmanın tamamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhakı ve 2022’de Ukrayna’yı tam ölçekli işgali, Polonya’nın güvenlik algısında önemli bir değişime neden olmuştur.
Baltık Denizi’nin güneydoğusunda, Polonya sınırında yer alan Rus toprağı Kaliningrad bölgesi, S-400 hava savunma sistemleri, İskender balistik füzeleri ve Bastion kıyı savunma füzeleri ile NATO güçlerinin bölgeye erişimini tehdit eden bir “kirpi” gibi silahlandırılmıştır. Bu tehdit ortamında, Polonya’nın su üstü gemileri (fırkateyn ve korvetler) Rus füzelerinin menzili içindeyken, tespit edilmesi çok daha zor olan denizaltılar, Polonya için hayati bir “beka sigortası” haline gelmiştir. Orka programı, sadece bir askeri tedarik süreci değil, aynı zamanda Avrupa’nın savunma sanayii devlerinin nüfuz mücadelesi olmuştur. Başlangıçta 2022’de teslimat öngörülse de program defalarca ertelenmiş, ancak Ukrayna savaşı süreci hızlandırmıştır. İhale masasındaki ana oyuncular ve sundukları stratejik avantajlar şunlardı:
• Almanya (ThyssenKrupp Marine Systems – TKMS): Dünyanın en çok ihraç edilen denizaltısı Tip 214 ve en yeni Tip 212CD modelleri ile yarıştı. Almanya, NATO içindeki birlikte çalışabilirlik (Interoperability) ve Norveç ile ortak üretim hattı avantajını öne sürdü. Ancak, Almanya’nın Ukrayna krizindeki tereddütlü siyasi duruşu ve Polonya ile olan tarihsel/politik gerilimler, teknik avantaja rağmen teklifin cazibesini zayıflatmıştır.
• Fransa (Naval Group): Scorpene sınıfı denizaltılarla yarışan Fransa, en büyük koz olarak “derin darbe” yeteneğini masaya sürdü. Fransa, denizaltı ile birlikte, ABD’nin Tomahawk’ına rakip olan NCM (Naval Cruise Missile- MdCN) seyir füzelerinin tam teknoloji transferini ve stratejik kullanım özerkliğini teklif etti.
• Güney Kore (Hanwha Ocean): KSSIII Batch II (Jang Bogo-III) modeli ile yarışa giren Kore, lityum-iyon batarya teknolojisi ve VLS (Dikey Fırlatma Sistemi) gibi üstün özellikler sundu. Ayrıca Polonya’ya teknoloji transferi ve hızlı teslimat sözü verdi.
• İsveç (Saab Kockums): Kazanan taraf olan Saab, A26 Blekinge sınıfı ile “Baltık Denizi için optimize edilmiş” bir çözüm sundu. İsveç’in NATO üyeliği, Polonya ile artan stratejik ortaklığı ve Baltık Denizi’nin sığ sularında (littoral warfare) sahip olduğu deneyim, ibrenin Saab’a dönmesini sağladı.

Tarih, uluslararası ilişkiler ve savunma sanayii araştırmacısı









