Yemen’deki Husi isyancılar, ülkedeki Suudi destekli güçlere yönelik saldırı düzenledi.
Yemen’deki Husi isyancılar, ülkedeki Suudi destekli güçlere yönelik son yılların en büyük saldırılarından birini düzenledi. Bu saldırılar, yakın zamana kadar büyük ölçüde durgun olan çatışmayı yeniden alevlendirdi. The War Zone tarafından yapılan habere göre saldırılar, Husilere muhalif yerel güçlerin kontrolündeki doğu Yemen vilayetleri olan Marib ve Hadramevt’te gerçekleşti.
Husiler, Suudi destekli yüzlerce askeri öldürdüklerini ve yaraladıklarını iddia ediyor. Yemen hükümet yetkilileri en az 30 askerin öldüğünü açıklarken, Riyad’dan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak ABD’nin Yemen Büyükelçiliği, Yemen Savunma Bakanlığı ve Suudi öncülüğündeki güçler saldırıları doğruladı. Husi Sözcüsü Yahya Saree, X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Silahlı kuvvetlerimiz; Er-Ruveyk, El-Abr, Es-Saniye bölgelerindeki ve Birinci ve Üçüncü Acil Durum Tümenleri olarak adlandırılan diğer kamplardaki Suudi düşman hareketliliklerini çok sayıda balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) ile hedef alan geniş çaplı ve hassas bir askeri operasyon gerçekleştirmiştir.”
Sözcü Saree, “yüzlerce Suudi düşman paralı askerinin ölümü ve yaralanmasına” ek olarak, “ülkenin doğusundaki El-Vedia bölgesinde Suudi düşmanına ait çok sayıda kampın, birliğin, deponun ve silahın tahrip edilip yakıldığını” ve “çok sayıda aracın imha edildiğini” öne sürdü. Saree ayrıca, bu eylemlerin Husi güçlerine yönelik olası bir saldırıyı engellemek amacıyla yapılmış “önleyici hamleler” olduğunu da sözlerine ekledi.
Yemen Savunma Bakanlığı ise X üzerinden yayımladığı bir bildiride Husilerin, “Marib ve Hadramevt vilayetlerinde konuşlu Silahlı Kuvvetlere ait çeşitli kamp ve birlikleri hedef alan, balistik füzeler ve İHA’lar kullanarak hain bir saldırı gerçekleştirdiğini” belirtti. Bakanlık açıklamasında, “Yemen Silahlı Kuvvetleri bu saldırganlığa uygun zaman ve mekanda karşılık verecektir. Bu hain saldırı, silahlı kuvvetler kahramanlarının kararlılığını zayıflatmayacak veya ulusal görevlerini yerine getirme becerilerini etkilemeyecektir; aksine Cumhuriyeti savunma, devleti yeniden tesis etme ve darbeye son verme konusundaki direncini, bağlılığını ve azmini artıracaktır.” ifadelerine yer verildi.
Güvenlik konularına odaklanan bağımsız Yemen medya platformu Defenseliney‘e göre Yemen Acil Durum Güçleri; “çoğunlukla Yemen’in kuzey vilayetlerinden gelen Selefi eğilimli savaşçılardan oluşuyor ve tamamen, bizzat Suudi öncülüğündeki Ortak Kuvvetler Komutanlığı tarafından yönetilen Yemen Kuvvetleri Otoritesi’ne bağlı bulunuyor.” Platform, bu güçlerin kökenini şöyle açıklıyor:
“Kökleri, 2019’dan bu yana Suudi fonu, eğitimi ve desteğiyle oluşturulan ve kuzeye, El-Cevf’e uzanan Saada sınır şeridi boyunca konuşlandırılan ‘Mutlu Yemen Güçleri’ adlı çekirdek bir yapıya dayanıyor. Tugaylarının çoğu Acil Durum Güçleri’ne dahil edilmeden önce ayrı başkanlık kararnameleri altında faaliyet gösteriyordu.”
ABD’nin Yemen Büyükelçiliği, Husi saldırısını bir “terör eylemi” olarak nitelendirdi. Büyükelçiliğin X hesabından yapılan açıklamada, “ABD’nin Yemen Büyükelçiliği olarak, bugün Hadramevt ve Marib’de öldürülen cesur Yemen askerlerinin ailelerine en derin başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. İran destekli Husilerin korkakça saldırıları, Yemen halkına yönelik terörizmlerinin bir başka örneğini temsil etmektedir. Yaralılara acil şifalar diliyoruz,” denildi.
İnternette Husi saldırılarını gösterdiği iddia edilen birkaç video da ortaya çıktı. Bu videolarda saldırı olduğu düşünülen yerlerden yükselen duman bulutları görülüyor; hafif silah atışları ve bir İHA saldırısına benzeyen sesler duyuluyor. Ancak bu görüntüler, olayların gerçek boyutu veya verilen hasar hakkında çok az net bilgi sunuyor. Husilerin Suudi destekli güçlere yönelik füze fırlatışlarını gösterdiği iddia edilen başka bir video da mevcut.
Yaşanan çatışma, hem Husi-Suudi husumetinde hem de dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan ancak Kızıldeniz ve Aden Körfezi boyunca stratejik bir konumda bulunan Yemen’deki savaşta büyük bir tırmanışa işaret ediyor. Sonuç olarak; Suudi-Husi husumetinin bu denli büyük çapta yoğunlaşması, halihazırda krizlerle boğuşan bölgede çözülmesi gereken yeni bir karmaşayı temsil ediyor.
İlgili Olarak

Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Mezunu. Savunma Sanayii ve Uluslararası İlişkiler Meraklısı









