Silikon Vadisi merkezli teknoloji şirketleri, bulut bilişim sözleşmeleri, yapay zekâ modelleri ve otonom sistemlere yönelik çalışmalarıyla ABD savunma sanayiinde giderek daha fazla rol üstleniyor.
Uzun yıllar serbest teknoloji girişimleri ve dijital inovasyonla özdeşleşen Silikon Vadisi, ABD savunma sanayisinin dönüşümünde giderek daha fazla öne çıkıyor. Yapay zekâ teknolojilerini askerî kapasitesini geliştirmek için kullanmaya yönelen ABD, savunma şirketleriyle yürüttüğü iş birlikleri kapsamında istihbarat faaliyetlerinden elektronik harp sistemlerine kadar birçok alanda yeni nesil çözümler geliştiriyor. Silikon Vadisi merkezli şirketler, ABD savunma ekosistemine bulut bilişim ve veri altyapısı, yapay zekâ modelleri ve karar destek yazılımları gibi farklı alanlarda katkı sağlıyor.
Kuzey Kaliforniya’da San Francisco Körfez Bölgesi’nde bulunan Silikon Vadisi, kritik teknolojilerin geliştirilmesinde öncü rol oynarken artan küresel gerilimler karşısında ABD Ordusu’na yapay zeka destekli çözümler sunuyor. Nitekim geçtiğimiz aylarda Trump yönetiminin, İran-İsrail savaşı sürerken Anthropic’ten yapay zekâ sistemlerinin otonom silahlarda ve kitlesel gözetimde kullanılmasına yönelik taleplerde bulunması, şirketin bunları reddetmesiyle meselenin yargıya taşınmasına sebep olmuştu.
Bu gelişmenin ardından Pentagon, gizli askerî sistemlerde yapay zekâ kullanımı için ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI ile anlaşma imzaladı. Google da ABD Savunma Bakanlığı ile gizli ağlarda yapay zekâ modellerinin kullanımını kapsayan bir anlaşmayla gündeme geldi. Haberlere göre anlaşma, ABD hükümetinin hukuka uygun operasyonel kararları üzerinde Google’a veto yetkisi tanımıyor.

ABD’nin savunma teknolojilerinde özel sektörün rolü
Brown Üniversitesi’nin 2024 yılında yayımladığı “Costs of War” isimli raporu, ABD savunma ve istihbarat kurumlarının büyük teknoloji şirketleriyle yaptığı sözleşmelerin ölçeğini ortaya koyuyor. Pentagon, 2015’te kurduğu Savunma İnovasyon Birimi (DIU) aracılığıyla özel sektörün geliştirdiği teknolojileri askerî ihtiyaçlara uyarlamayı hedeflerken, Ulusal Güvenlik İnovasyon Ağı girişimiyle yeni teknolojilerin geliştirilmesini destekliyor. Daha yakın dönemde kurulan Stratejik Sermaye Ofisi ise yapay zekâ ve biyoteknoloji gibi alanlardaki girişimleri özel sermayeyle buluşturmayı amaçlıyor. Böylelikle bu yapılar, Silikon Vadisi şirketlerinin geliştirdiği sistemlerin ABD savunma mimarisine entegrasyonunu kolaylaştıran bir stratejide buluşuyor.
Öne çıkan projeler arasında Microsoft’un ABD Ordusu için artırılmış gerçeklik sistemi IVAS kapsamında imzaladığı, üst limiti 22 milyar dolar olan sözleşme ile Amazon’un ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) için bulut bilişim hizmetlerini kapsayan 10 milyar dolarlık sözleşmesi bulunuyor. Pentagon’un Microsoft, Amazon, Google ve Oracle ile yürüttüğü Ortak Savaşçı Bulut Kabiliyeti (JWCC) programının toplam sözleşme üst limiti ise 9 milyar dolar olarak belirlendi. Program, Savunma Bakanlığına bulut bilişim hizmetleri sağlamayı amaçlıyor. Askeri gücün yazılım ve algoritmalar üzerinden yürütüldüğü konseptlerin üreticisi olan Silikon Vadisi bünyesinde, sensör, uydu ve sosyal medya verilerini entegre eden JADC2 gibi Pentagon’un veri odaklı askerî projelerine katkı sağlayan girişimler de mevcut.
Silikon Vadisi’nin askeri teknolojilerdeki rolü
Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü (IISS) tarafından yapılan habere göre ABD’nin 2026 mali yılı için önerdiği 1,01 trilyon dolarlık savunma bütçesi, Silikon Vadisi’nin geliştirdiği ileri teknolojilerin askerî sistemlere entegrasyonu açısından da önem taşıyor. Nitekim ABD Savunma Bakanlığının 2026 mali yılı bütçe talebinde, “Golden Dome” hava savunma sistemi ağı için 25 milyar dolar öngörülüyor. Bütçenin önemli bir bölümü Lockheed Martin, RTX, Northrop Grumman, General Dynamics, Boeing ve BAE Systems gibi geleneksel savunma sanayisi şirketlerinin programlarını kapsarken Silikon Vadisi merkezli şirketler de özellikle bulut bilişim, yapay zekâ ve yazılım alanlarında rol oynuyor.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) Şubat 2026 tarihli raporu, ABD, Çin ve Hindistan’ın nükleer sistemlerinde yapay zekânın kullanımını ele alıyor. OpenAI’ın o-serisi akıl yürütme modelleri ise ABD’deki ulusal laboratuvarlarda bilimsel ve teknik araştırmaları desteklemek amacıyla kullanılıyor.
Askerî havacılık alanında C3 AI, F-35 savaş uçaklarını da kapsayan kestirimci bakım çözümleri geliştirirken Skydio, 2024 yılında B-52H bombardıman uçaklarının yüzey taraması ve bakım süreçlerini desteklemeye yönelik bir teknoloji gösterimine katıldı. Yapay zekânın insansız hava araçlarının kontrolünde kullanımına yönelik çalışmalar kapsamında ise ABD Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı (AFRL), Temmuz 2023’te XQ-58A Valkyrie üzerinde yapay zekâ algoritmalarının kullanıldığı bir uçuş testi gerçekleştirmişti.
Yatırımların arkasındaki tetikleyici güç Çin mi?
Google’ın eski CEO’su Eric Schmidt, 2020 yılında New York Times’a verdiği demeçte, ABD’nin yapay zekâ alanındaki çalışmalarının kırılganlığına dikkat çekerek hükümetin özel sektörle iş birliğini güçlendirmemesi hâlinde Çin’in ABD’yi geride bırakabileceği uyarısında bulunmuştu. Bu süreç ve sonrasında savunma teknolojilerine yönelik özel sektör yatırımları da hız kazandı. 2021-2023 yılları arasında girişim sermayesi (venture capital) şirketlerinin savunma teknolojisi girişimlerine yaklaşık 100 milyar dolar aktardığı ve bu tutarın önceki yedi yılın toplam yatırımlarını yüzde 40 aşarak rekor bir düzeyde gerçekleştiği biliniyor.

Yine NYT kaynaklı başka bir habere göre, Silikon Vadisi’ndeki birçok girişim on yıl önce geliştirdikleri teknolojilerin yıkıcı askerî amaçlarla kullanılmasına karşı çıkarken bugün hükümet fonlarının da etkisiyle savunma sanayiinde daha etkin bir rol üstleniyor. Ukrayna-Rusya Savaşı’nda insansız hava araçlarının kullanımından elde edilen deneyim ve yapay zekâ entegrasyonuna yönelik artan talep bu dönüşümü hızlandırıyor. İsrail’in Gazze’deki operasyonlarında Lavender gibi yapay zekâ destekli hedef tespit sistemlerinden yararlanması ve İran karşısında elektronik harp alanında sağladığı hava üstünlüğü, ABD’nin Silikon Vadisi merkezli girişimleri oyuna daha çok dahil etmek istemesinin temel sebepleri arasında yer alıyor.
İlgili Olarak








