Kongre Araştırma Servisi (CRS) raporu, Epic Fury Operasyonu sırasında kaybedilen veya hasar gören 42 ABD hava aracını kayda geçirdi.
ABD Kongresi’ne bağlı servis tarafından hazırlanan son rapor, ABD’nin İran ile savaşta hava gücü açısından verdiği kayıpları bir kez daha ortaya koydu. Yayımlanan Kongre Araştırma Servisi (CRS) raporu, 28 Şubat’ta başlayan ve İran’a karşı 40 gün süren Epic Fury operasyonu sırasında kaybedilen veya hasar gören 42 ABD hava aracını kayda geçirdi.
13 Mayıs tarihli “Epic Fury Harekâtı’nda ABD Hava Araçlarının Muharebe Kayıpları: Kongre İçin Değerlendirmeler” başlıklı rapor, bu listeyi derlemek için haber bültenlerinden, Savunma Bakanlığı ve ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) açıklamalarından yararlanıyor.

Mali boyutunun milyar dolarları bulduğu kayıplar (operasyonda kaybedilen ya da hasar gören) raporda şu şekilde sıralandı:
- 1 adet F-35A Lightning II savaş uçağı
- 1 adet A-10 Thunderbolt II yakın hava destek uçağı
- 1 adet E-3 Sentry AWACS erken uyarı ve gözlem uçağı
- 1 adet HH-60W Jolly Green II arama-kurtarma helikopteri
- 1 adet MQ-4C Triton yüksek irtifa gözlem İHA’sı
- 2 adet MC-130J Commando II nakliye uçağı
- 4 adet F-15E Strike Eagle savaş uçağı
- 7 adet KC-135 Stratotanker havada yakıt ikmal uçağı
- 24 adet MQ-9 Reaper İHA
Kaybedilen hava platformları ve hikayeleri
Hazırlanan rapora göre ilk kayıplar, 1-2 Mart tarihlerinde Kuveyt Hava Kuvvetleri’ne ait bir F/A-18 Hornet’in Kuveyt üzerinde dost ateşi ile 3 F-15E Strike Eagle’ı düşürmesiyle yaşandı. Altı mürettebatın tamamı fırlatma koltuğuyla uçaklarını terk etti ve kurtarıldı. CENTCOM, söz konusu olayın İran uçakları, balistik füzeleri ve insansız hava araçlarının saldırılarını içeren aktif muharebe sırasında meydana geldiğini açıkladı. Dördüncü bir F-15E ise 3 Nisan’da İran üzerinde düşürüldü; her iki mürettebat da ayrı arama-kurtarma operasyonlarıyla kurtarıldı.
Bir KC-135 Stratotanker, 12 Mart’ta bir yakıt ikmali sortisi sırasında batı Irak üzerinde düştü ve altı mürettebatın tamamı hayatını kaybetti. Bu noktada CRS listesinde yer alan tek can kaybı bu olay oldu. CENTCOM, kaybın düşman veya dost ateşinden kaynaklanmadığını belirtti. Aynı olaya karışan ikinci bir KC-135, İsrail’deki Ben Gurion Havalimanı’na güvenli bir şekilde iniş yaptı.
Tanker filosundaki bilanço iki gün sonra, İran füzeleri ve İHA’larının Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’nü vurması, yerde bulunan 5 adet KC-135’e daha hasar vermesi ve toplam tanker kaybını 7’ye çıkarmasıyla ağırlaştı.

Bir F-35A Lightning II savaş uçağı, 19 Mart’ta İran üzerindeki görev sırasında yerden açılan ateş sonucu hasar aldı ancak üsse geri dönmeyi başardı. İlerleyen süreçte İran, 27 Mart’ta Prens Sultan üssünü tekrar vurarak bir E-3 Sentry havadan erken uyarı ve kontrol uçağına hasar verdi. CRS tarafından alıntılanan 7 Mayıs tarihli bir Washington Post haberi, E-3’ün korumasız bir taksi yoluna park edilmiş olduğunu belirtti.
Bir A-10 Thunderbolt II, 3 Nisan’da bir arama-kurtarma görevi sırasında İran unsurlarının ateşiyle düştü. Pilot fırlatma koltuğuyla atladı ve kurtarıldı. İki gün sonra ABD güçleri, düşürülen F-15E silah sistemleri subayı için yürütülen daha kapsamlı kurtarma çabaları sırasında, nakliye uçaklarının ileri bir pistten havalanamaması üzerine İran’da yerde bulunan 2 MC-130J Commando II uçağını imha etti. Tüm mürettebat tahliye edildi. Aynı görev sırasında bir HH-60W Jolly Green II muharebe arama-kurtarma helikopteri de hafif silah ateşine maruz kaldı.

Bu süreçte, en ağır darbeyi alan insansız hava araçları oldu ve 42 kaybın 25’ini oluşturdu. Bu bağlamda liste, 24 adet MQ-9 Reaper ve 14 Nisan’da bildirilen bir kazada kaybedilen bir MQ-4C Triton’ı içeriyor. ABD Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kenneth Wilsbach, 20 Mayıs’ta Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’ne yaptığı açıklamada, kayıplara rağmen Reaper’ın harekâtın öne çıkan platformu olduğunu söyledi. Defense News tarafından yapılan habere göre Wilsbach, “Belki de en değerli oyuncu insansız olandı.. Başka hiçbir platform MQ-9’un yanına bile yaklaşamaz.” ifadelerini kullandı.
Dikkat çeken eksiklikler
Çeşitli yayın organları E-3 Sentry (AWACS) havadan erken uyarı ve kontrol uçağının sadece hasar görmediğini, aynı zamanda tamamen imha edildiğini bildirmekte. Nitekim 27 Mart’taki saldırıdan günler sonra yayımlanan 81-0005 kuyruk numaralı uçağın fotoğrafları, arka gövdenin tamamen yandığını ve enkazın uçağın etrafına saçıldığını gösteriyordu.
Bu bağlamda hem The Jerusalem Post hem de Air & Space Forces Magazine, uçağın hurdaya çıktığını belirtmekte. Savaş başlamadan önce ABD Hava Kuvvetleri sadece 16 adet E-3 işletiyordu ve bunlardan 6 adedi Prens Sultan Hava Üssü’ne konuşlandırılmıştı.

Öte yandan kaybedilen HH-60W helikopteri sayısının da gerçekte daha yüksek olması muhtemel olarak görülmekte. 6 Nisan’daki basın toplantısında Genelkurmay Başkanı Hava Kuvvetleri Orgenerali Dan Caine, kurtarma uçuşundaki 2 helikopterin ateş aldığını ve arkadan gelen helikopterdeki bir mürettebatın hafif yaralandığını aktarmıştı. The Aviationist ise bu açıklamanın yalnızca bir değil, iki helikopterin de vurulduğunu gösterdiğine dikkat çekmekte.
Bunlara ek olarak rapor, hiçbir AH/MH-6 Little Bird helikopterini listeye dahil etmemekte. TWZ’nin Nisan ayı başlarında bildirdiğine göre, ABD Kara Kuvvetleri’nin 160. Özel Harekat Havacılık Alayı tarafından işletilen 2 ila 4 Little Bird helikopteri, 2 MC-130J uçağının da imha edildiği İran’daki aynı pistte kasıtlı olarak imha edildi. Açık kaynak analistleri tarafından da coğrafi konum tespiti yapılan fotoğraflar, C-130 enkazının yanındaki yanmış helikopterleri göstermekte.

Savaşın maliyeti
Pentagon Denetçi Vekili Jules Hurst, 12 Mayıs’ta Temsilciler Meclisi Tahsisatlar Savunma Alt Komitesi’ne yaptığı açıklamada, İran’daki operasyonların maliyetinin, 29 Nisan’da verdiği 25 milyar dolardan 29 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Hurst, Kaliforniya Temsilcisi Pete Aguilar’ın sorusu üzerine, “İlk açıklamamız sırasında rakam 25 milyar dolardı ancak Genelkurmay ve mali işler ekipleri tahminleri sürekli güncelliyor. Şu anda maliyetin 29 milyar dolara yaklaştığını düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Hurst, bu artışın nedenini “güncellenen ekipman onarım ve yenileme maliyetlerine ve ayrıca personeli harekât alanında tutmanın genel operasyonel maliyetlerine” bağladı. Ancak bu rakam, bölgede hasar gören hava üslerinin ve diğer ABD tesislerinin onarım maliyetini içermiyor.
İlgili Olarak
Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğrencisi. Uluslararası İlişkiler ve Savunma Sanayii araştırmacısı.








