TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, Defence Turk ve gdh defence’nin sorularını yanıtladı.
Defence Turk ve gdh defence: En son büyük bir ihracat duyurusu yapıldı TEI’de. 3 milyar dolara yakın bir ihracat duyurusu oldu. Zaten TEI yıllardır General Electric’e ya da farklı motor firmalarına parça üretiyor. Bu anlaşmayla ilgili bilgi verebilir misiniz?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: 3,4 milyar, geçen seneki rakamımız. TEI tarihinin de bir rekoru. Savunma sanayiinin ciddi bir atılım gösterdiği sene. Bu yıl içinde işe bağlanan şeylere baktığımda biz tek başımıza bütün Türkiye savunma sanayinin beşte biri siparişini almışız gözüküyor. Gerçekten müthiş bir rakam. Yani İspanya HÜRJET sözleşmesi bile 1,6 civarında olduğunu düşünürseniz biz 3,5 milyar dolara yakın, 3,4 milyar dolar ciddi bir satış yapmışız. Tabii bu tek bir şirket değil, tek bir ülke de değil. Bunun içinde General Electric var. Dünyanın en büyük havacılık motor şirketi. O en büyük müşterimiz. Onun siparişleri var. Safran diğer büyük müşterimiz, onun siparişleri var. Uluslararası piyasada Avrupa’da başka firmaların parçalarını yapıyoruz, motor firmalarının. Onlar var. Uzak Doğu’da bazı firmalar var. Dünyanın her tarafından müşterimiz var. Çünkü TEI olarak biz kaliteli ürünü zamanında teslim ediyoruz. Dediğim gibi tabii ki dünyada en ucuz firma değiliz. Çin olsun Vietnam olsun daha ucuza hizmet veren firmalar var ama biz kalitemizle ve zamanında teslimatımızla biliyorlar ki en kritik parçaları genellikle bizlere teslim ediyorlar. Hem kalitede sorun çıkmıyor hem günü geldiğinde mal ellerinde oluyor. O yüzden böyle 3,4 milyar dolar gerçekten bizim sektörümüzde de büyük bir para. Bir yıl içinde bu kadar sipariş almak da bizim bütün satış ekibimizin, bütün TEI ailesinin büyük bir başarısı. Bunun içinde ayrıca da hizmet satışları da var.

Soru: Bakım onarım kısmı da var değil mi?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Bakım onarım satışları. Burada mesela ABD’nin LM2500 motorları var. MİLGEM’lerin de motorları biliyorsunuz.
Defence Turk: Dünyadaki savaş gemilerinin çoğunda kullanılıyor değil mi?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Evet, MİLGEM’lerin de motorları. TEI ile GE arasında yapılan pazarlıklar var çünkü motoru GE’den aldılar. MİLGEM’ler için bir şekilde ofset anlaşmaları yapıldı ve TEI’ye MİLGEM için uluslararası lisans aldık. Bakım onarım lisansı. Zaten yeteneğimiz var. Yani bu tip motorları söküp takacak, bakımını yapacak, tamirini yapacak yeteneğimiz var. Yeteneğimiz olduğu için tek eksiğimiz lisanstı. Amerikan donanması da bu motorlardan çokça kullanır. Ve onların da bakım ihtiyaçları var. Lisans sonrası girdiğimiz ilk ihaleyi hemen kazanmıştık. Sonraki ihaleyi de kazanmıştık. Sonrakini de. Geçtiğimiz yıl içinde de bir 67,5 milyon dolar daha ilave motor bakım işi kazandık yani motorlar bize geliyor. Bunun dışında uluslararası piyasada, siz sormadan ben cevabı genişletmiş oluyorum ama uluslararası piyasada ihracat başarısından bahsettik. Özellikle Güney Amerika’da yeni ülkelere açıldık. Uzak Doğu’da Singapur Hava Kuvvetleri’nin motorlarını getirip bakımını yapıyoruz.

Uluslararası savaş uçaklarına motor bakım hizmeti
Soru: F-15’lerin mi?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Evet, fark etmiyor biz motoru alıp getiriyoruz bakımını yapıp veriyoruz. Şu anda da Şili, portföyümüze Şili Hava Kuvvetleri’ni de eklemiş olduk. Onların F-16 motorlarını da portföye ekledik.
Soru: Ürdün F-16’larına da yapıyordunuz galiba?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Ürdün’e daha yapmadık. Umman, Bahreyn’e yapıyoruz. Mısır mesela, Mısır yapmak istiyor bizde bayağı bir F-16 var. Ama onlar satın alırken imzaladıkları anlaşmalara göre motorları bize veremiyorlar, GE’ye vermek zorundalar. Artık o ülkelerin motoru alırken satıcıyla yaptıkları pazarlıklar çerçevesinde yani garanti bittikten sonra lisansı olan kime olursa verip yaptırabilirim şeklindeyse biz orada devreye giriyoruz, lisansımız olan yerlerde. Daha önce biz Suudi Arabistan, Bahreyn, Umman buraların motorlarına bakımlar yapıyorduk.
LM2500 motorlarının lisansı
Soru: Şimdi LM2500 çok yaygın, dünyada çok kullanılıyor. Bizim donanmanın bel kemiği LM2500, hatta Çin bile LM2500’leri lisansla üretiyordu. Biz LM2500 üretebilir miyiz? Lisansla böyle bir gündem de var mı?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Bizim aslında üretebilecek yeteneğimiz var ama üretiyor muyuz? Hayır.

Soru: Bunun lisansını konuştunuz mu? ABD ile görüşmeler oldu mu?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Yani şu anda bizim ordumuzun elindeki adetler böyle bir altyapıyı destekleyecek sayılarda değil. Çin donanmasında kim bilir kaç bin tane var. ABD Donanması’nda da. Onlar da Çin ilişkileri iyiyken vermişler, Çin düşman olunca kısıtladılar. Bizde şu anda yani LM2500 sayıları 10’lu sayılar. Belki ileriye doğru bunlar 100’lü rakamları geçerse devletimiz bu konuda da bir talebi olursa yapılabilir. Çünkü sonuç olarak ne kadar yatırıyorsun ne kadar alacaksın? Yaptığın yatırım motorlara bakmakla 50 yılda kendini ödemiyorsa öyle bir yatırım yapmana gerek yok ama önemli olan şey imalattan ziyade bakımını yapmak. Bu ordumuzun stratejik bir ihtiyacı. Yani çok kullandığımız makinenin motorunun bakımını yapabilmemiz lazım. O yeteneği de kazandık.
KAAN’ın motoru TF35000’de son durum
Soru: Malum soru TF35000. Ne durumdayız? Ve biliyorsunuz bir de 2032 hedefi var. TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu da SAHA İstanbul röportajında aynı şeyi tekrarladı. Biz TEI’ye güveniyoruz, yapabileceğimizin farkındayım dedi. Siz hala aynı görüşte misiniz? Bir değişiklik var mı?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Tabi. Bize verilen hedef tarihlerde bir gecikmemiz yok, İnşallah hedeflenen tarihlerde motorlarımız hazır olacak. Yani tabii ki yarın çalışacak 6 ay sonra çalışacak demiyoruz, dememiz de doğru değil. Savunma Sanayii Başkanlığı zaten tarihleri anons ediyor ama bize verilen proje aşamalarını bize verilen hızlarla kapatarak ilerliyoruz.
Soru: Şu an takvime uygun ilerliyor diyebilir miyiz?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Evet, takvime uygun ilerliyoruz.

TS1400’de son durum
Soru: Peki TS1400 için takvimde biraz gecikme mi var?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: TS1400’de sertifikasyon işleri biraz uzun sürüyor bu aralar. Aslında motor şu anda mekanik olarak uçuşa hazır. Biz her türlü testini yaptık. Hatta 1700-1800 beygirlere çıkardık duymuşsunuzdur. Yani aslında bizden istenen 1298 beygir maksimum sürekli güçtü. Ama biz ne olur ne olmaz diye 1400 beygir diye tasarlamıştık ama çok daha yukarılarına çıktık ve motor hala faal yani motorumuz gerçekten güçlü, bayağı bir değişik testlere tabi tuttuk. Biraz daha tüketimi fazlaydı onu da indirdik.
Soru: Şu an motor her şeyiyle rakiplerle yarışabiliyor mu?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Tabi, ona göre tasarladık. Hatta bizim motorumuz ithal motordan güç ve kapasite olarak daha yüksek çünkü bizden öyle istediler.

Soru: Seri üretim başladı değil mi?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Seri üretime başladı, seri üretim teslimatları bu yıl başlayacak ama şöyle söyleyeyim sertifikasyon bitmeden GÖKBEY’in üstüne konulup teslim edilemez. Çünkü GÖKBEY sivil sertifikalı bir helikopter. Motor da sivil sertifikasyon prosesini tamamlamadan GÖKBEY’in üstünde satılamaz. Hazır da olsa sertifikalı olması lazım helikopter sertifikalı. Onu tabii ki TUSAŞ’ın karar vereceği bir iş. Ama biz ilk seri imalat faaliyetlerine bu yıl başlıyoruz.
PD170 ve PD200
Soru: Gelişmiş İHA motorları geliştirildiğini biliyoruz. Bu motorlarda şu an ne aşamadasınız ve ne için kullanılacak bu motorlar tam olarak? PD170’ten de kısaca bahsedebilirsiniz hocam?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: PD200’den az önce bahsetmiştim. Hem gücünü artırdık hem de deniz uyarlamasını yaptık. Korozyonla ilgili bayağı bir malzeme ve parçalarda değişiklik yaptık. Bir yandan da 222 dediğimiz 225 beygir motorumuz da aslında genel olarak bitti şu anda kalifikasyon süreci devam ediyor. Niye sertifikasyon demiyoruz kalifikasyon? Çünkü bunlar İHA. Sertifikasyon genellikle insanlı sivil araçlar için alınıyor biliyorsunuz. Tabii aynı süreçler ama Savunma Sanayii Başkanlığı veya müşterinin temsilcileri huzurunda yapılıyor. Biz bu serileri ileriye doğru geliştirmeye devam edeceğiz. Niye? Havacılıkta genel yaşanan bir konudur. Siz bir aracı satarsınız ama müşteri gittikçe daha fazla şunu da kaldırmak istiyorum, bunu da eklemek istiyorum, şunu da taşısın vs.

Soru: Menzil artışı ve daha uzun süre havada kalması için değil mi?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Daha fazla elektronik olur daha çok elektrik ihtiyacı vs. Hep bu şekilde talepler gelir. Zaten PD170’i sattığımız bir müşteriye PD200’ü direkt satabiliyoruz. Mesela Baykar TB3’te PD170 sattık başta ama sonra gemiden kalkma falan gündeme gelince hem marinize ettik hem de gücü biraz daha fazla olsa daha iyi olur diye 200 versiyonu. Niye? Çünkü daha fazla yükle daha kısa yerden kalkmak istiyor müşteri, son tüketici, Deniz Kuvvetleri’miz. Doğal bir ihtiyaç. Buradaki ürün gamımızdaki stratejimiz yeni geliştirdiğimiz ürünün sadece beygir gücü değil tabii bayağı bir yetenek üstünde çalışılıyor. Ama önceki motorun sığdığı yere sığıyor olması araçta büyük bir değişiklik yapmadan aracın güçlendirilmesine imkan veriyor. Mesela ABD’de helikopterlerde buna benzer bazı çalışmalar var. T700’ler biliyorsunuz çok uzun yıllardır kullanılan helikopterler ama şimdi T900’leri geliştirdiler. T700’lerin de bir sürü versiyonu var ve daha güçlü olan daha farklı alanlarda kullanılan versiyonları var. Özel Kuvvet versiyonları farklı. İlk başladığındaki haline göre gücü çok daha yükseltildi, 2000’lere çıkarılmış ama o da yetmiyor şimdi 3000’lere çıkacak T900’ler var mesela değil mi? Ama aynı helikopter grubunda, aynı sınıfta daha yüksek kapasitede güç üretecek motorlar üretiyorlar. Bizde de aynı şey bu İHA motorlarında da böyle gittikçe daha büyükleri gelmek zorunda ki piyasada önde kalabilesiniz.

Soru: PD170 şuan Bayraktar TB3’te entegre. Şu an Anadolu görev grubu belki de TB3’ün de deneneceği şekilde NATO ülkelerini ziyaret edecek, Baltık Denizi’ne doğru şu an seyir alıyor. Baykar ve daha doğrusu tüm ekip motordan ne kadar memnun, siz motorunuzdan emin misiniz? Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Bir motor ilk defa piyasaya çıktığında siz on binlerce saat test edersiniz. Bizim PD170 serisi 10 bin saatten fazla test edilmişti. Normalde bu kadar test edilmez ama biz emin olmak için test ettik. Ama ne kadar test ederseniz edin saha uygulaması hiçbir testin yerini tutmaz. Gerçek hiçbir testin yerini tutmaz. Orada daha önce testlerde hiç aklınıza bile gelmeyen şeyler olabiliyor. O yüzden biz böyle ilk uygulamalarda sahada destek personeli bulunduruyoruz. Daha önceki sattığımız motorlarda da öyle yapmıştık, ordumuzun o motoru kullanan biriminin olduğu yerde aylarca süren teknik personel bulundurmuştuk. İlk aylarda işte “Yok şu kablo gevşedi, yok şuradan sızıntı oldu,” yağ sızıntısı vs. Bunlar hemen bize raporlanıyor. Biz ufak tefek tasarımda güncellemeler yapıyoruz. Çünkü gökyüzündeki titreşimden, aracın kasılmasından, esnemesinden vs. çok değişik durumlar olabilir kontrolünüz dışında. Problemler tespit edildikçe mühendislik ekibimiz düzeltiyor oradaki ekibe aktarıyor, ekip sahada uyguluyor tekrar gönderiyor. 1 yıl kadar sonra ne arayan var ne soran var yani motor olgunlaşmış oluyor. Şimdi TB3’te de biz gemide teknik personel bulunduruyoruz. Bu olgunlaşma sürecinde motorun çocukluk dönemini, olgunlaşma dönemi geçişte teknik problemleri hem sahada görüp anında müdahale hem de bilen birisinin problemin ne olduğunu bizim ekibe aktararak şurasının şöyle düzeltilirse daha iyi olur gibi iyileştirme verilerini hemen uygulayabilmek için.

T-70 genel maksat helikopterinde son durum
Soru: T70 ile ilgili siz çok sayıda motor ürettiniz. Ama T70 programı helikopterler daha geriden geliyor ve lisansın yenilenmeme durumu var. Fazladan üretilen motorlar ne olacak?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Biz şu anda 100. motorumuzu ürettik. Bu da 50 helikopterlik motor yapıyor. Şu anda şöyle söyleyeyim, bizim ürettiğimiz motorlar sadece yerli Kara Şahin. Bu bahsettiğiniz konu yerli Kara Şahin’in üretimiyle ilgili TUSAŞ ile Sikorsky arasındaki işte görüşmeler, anlaşmazlıklar vs. Ondan dolayı gecikmeler veya durdurulma, eksik üretim falan gibi şeyler olabilir. Ama bize yansıyan motor üretiminin “Yok daha az istiyoruz,” diye bir şey yok, hepsini istiyorlar. Mantıksal olarak şöyle açıklama getirebiliriz. Ordumuzun envanterinde bayağı yüksek miktarda Sikorsky var ve aynı bizim motorumuz sadece yerli Kara Şahin’i uçurmuyor öteki motorlara da yedek motor olarak kullanılabilir. Ama bu bizim vereceğimiz bir karar değil. Karar Savunma Sanayii Başkanlığı’nda. Biz 100. motorumuzu üretip teslim ettik.

Soru: T925 ağır nakliye helikopterimiz de var. Bu motorlar orada kullanılabilir mi? Ya da orası için TS1400’den daha gelişmiş motor mu planlanıyor?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: Bu TUSAŞ’ın geliştirdiği ağır sınıf helikopter. Onlar için yeni bir motor düşünülüyor. Milli yeni bir motor düşünülüyor. Sonuç olarak yerli T700’ler, ithal T700 bile olsa T700’ler bu motorlar, bu uçaklar için yeterli değil. Çünkü şu anda kullandıkları Ukrayna motorları 2500 beygirin üstünde. T700’ler maksimumda 2000’e ancak çıkar.
TF6000’de kritik eşik
Soru: TF6000 ve TF10000’da son durum nedir ne aşamadasınız?
Prof. Dr. Mahmut F. Akşit: TF6000’i test profilinden daha yüksek şeylere zorladılar hatta bayağı yüksek güçlere. Motorun tasarımı maksimum 6000 libre üretsin diye. Şu an 5900 küsür libreye kadar çıktık. Oraları gördük. Bu da yeni haberimiz olsun yani 6000’e iyice yaklaştık.

Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğrencisi. Uluslararası İlişkiler ve Savunma Sanayii araştırmacısı.









