ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini yeniden tesis etmek amacıyla Harg Adası’ndaki İran hedeflerini vurduğunu açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, küresel petrol arzına yönelik endişeleri gidermek ve kritik Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini yeniden tesis etmek amacıyla bugüne kadarki en sert askeri hamleyi başlattıklarını duyurdu.
Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, kendi talimatıyla Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) “Orta Doğu tarihinin en güçlü bombardımanlarından birini gerçekleştirdiğini ve İran’ın göz bebeği olan Harg Adası’ndaki her bir askeri hedefi tamamen yerle bir ettiğini” belirtti.

Başkan Trump, adadaki petrol altyapısını tamamen yok etmekten şimdilik kaçındığını ifade ederken şu uyarıda bulundu:
“Eğer İran ya da bir başkası, gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan serbest ve güvenli geçişine müdahale edecek bir şey yaparsa, bu kararımı derhal gözden geçireceğim.”
Harg Adası operasyonunun arka planı
Harg Adası’nda tam olarak neler yaşandığına dair detaylar henüz netleşmese de, Trump’ın bu askeri hamlesi, İran’ın yeni atanan dini liderinin Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutacaklarına dair açıklamasına bir yanıt niteliği taşıyor. Babası Ayetullah Ali Hamaney’in 28 Şubat’ta öldürülmesinin ardından göreve gelen Mücteba Hamaney, Hürmüz Boğazı’nın ablukaya alınmasını rakiplerine baskı kurmak için bir “manivela” (lever) olarak tanımlamıştı.
Defense News’in haberine göre Dünya petrol sıvılarının ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği bu kritik boğazdaki aksamalar, Brent petrolün varil fiyatını 2022’den bu yana ilk kez 100 doların üzerine çıkardı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), boğazdan geçmeye çalışan her türlü geminin hedef alınacağını ilan etti ve çatışmaların başlangıcından bu yana Basra Körfezi’nde bir düzineden fazla gemiye saldırı düzenledi.
Emekli Deniz Albay Bill Hamblet, Military Times‘a verdiği demeçte tehdidin boyutunu şu sözlerle açıkladı:
“Bu çok boyutlu bir tehdit. Mayınları bulmak ve temizlemek yavaş, metodik ve mekanik bir süreçtir. Bu işlemi yaparken bir yandan da 50 knot hıza ulaşabilen makineli tüfekli sürat teknelerine, dronlara ve kıyı konuşlu füze bataryalarına karşı savunma yapmanız gerekir.”
2025 yılında yayımlanan bir kongre raporuna göre İran, envanterinde 5.000 ila 6.000 deniz mayını bulunduruyor. Bu cephanelik; gemi gövdesine yapıştırılan “limpet” mayınları, su yüzeyinin hemen altında duran “demirleme” mayınları ve deniz tabanına yerleşen “dip” mayınlarını kapsıyor.
Savunma Bakanı Pete Hegseth ise Pentagon’da düzenlediği brifingde, İran’ın Hürmüz Boğazı’na “yeni” mayınlar yerleştirdiğine dair henüz net bir kanıt bulunmadığını belirtti. Hegseth, “Dünyanın da gördüğü gibi, Hürmüz Boğazı’nda tam bir çaresizlik içindeler. Bu meseleyle ilgileniyoruz ve ilgilenmeye devam edeceğiz,” dedi.
İlgili Olarak

Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Mezunu. Savunma Sanayii ve Uluslararası İlişkiler Meraklısı








