Fatih Mehmet Küçük
Altınay Savunma Teknolojileri bu yılın başında resmi açılışını yaptığı Altınay Savunma Üretim Teknolojileri Merkezi’nde tam kapasite üretime başladı. 12 bin 500 metrekare kapalı alana sahip tesiste gelen talebi karşılayacak şekilde kapasitesini dolduran şirket, 20’nci yılını girerken çıtayı yükseltti.
Altınay Savunma Teknolojileri, bahse konu tesiste basın mensuplarını ağırladı. Altınay Savunma Teknolojileri Genel Müdürü Z. Burak Mercan, TAAC Genel Müdürü Enis Ata ve DASAL Genel Müdürü Murat Koç, şirketlerin faaliyetlerine, altyapılarına ve devam eden projelerine yönelik açıklamalarda bulundu. Basın mensuplarının ağırlandığı tesis hakkında bilgi veren Burak Mercan, Kocaeli’nde bulunan tesisin 25 milyon dolarlık yatırımla kurulduğunu belirtti ve şu ifadelere yer verdi:
“Kocaeli Dilovası Makine İhtisas OSB’de bulunan bu tesisimizi 25 milyon dolarlık yatırımla kurduk. 6 Aralık 2024’te resmi açılışını yaptığımız tesisimizde bir yıldan daha az bir sürede tam kapasiteye ulaştık. Bu merkez, artık yalnızca üretim değil; ileri mühendislik, sistem entegrasyonu ve özgün teknoloji geliştirme açısından Türkiye’nin savunma altyapısına yön veren bir üs haline geldi. Gelen talebi karşılayarak satışlarımızı geçen yıla göre yüzde 30 artırdık. 2024’te 55 milyon dolar olan ciromuzu, bu yılı 70 milyon doların üzerinde kapatmayı öngörüyoruz. İhracatta ürün yönetimi ve katma değerli ürün geliştirme modelimizle önemli kazanımlar elde etmeye devam ediyoruz. İhracatımızı daha geniş coğrafyalara yaymak için Avrupa’da şirket satın alma ya da kurma gibi stratejileri değerlendiriyoruz. Yatırımlarımızı değere dönüştürerek sürdürülebilirliği de sağlama gayretindeyiz. Bu kapsamda ürünlerimizin çift kullanım (dual) yani hem askeri operasyonlarda hem de enerji, lojistik ve afet yönetimi gibi sivil alanlarda kullanılabilecek yapıda geliştirilmesi konusunda hazırlıklar yürütüyoruz. Buna paralel önümüzdeki dönemde satış gelirlerimizin en az yüzde 50’si savunma tarafında yoğunlaşırken, sivil tarafın yüzde 30’lar seviyesine çıkmasını kurguluyoruz. Savunma teknolojilerinde geliştirdiğimiz sistemleri sivil uygulamalarda da değerlendirilebilir hale getirme arzusundayız. Alanımız da edindiğimiz bilgi birikimini farklı kapsamlara taşımak üzere, robotik hareket sistemlerinin medikal kullanımı ve orman yangınlarını erken tespit edebilen drone tabanlı sistemler gibi yenilikçi projeler üzerinde de çalışıyoruz. Ar-Ge ve yüksek teknoloji yatırımlarla gücümüzü ve konumumuzu pekiştirmeyi sürdüreceğiz.”
Altınay Savunma Teknolojileri Tam Kapasite İle Hedef Büyüttü çalışmasının tamamı Defence Turk Dergi 29′ncu sayısında.
Çalışmanın tamamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
Altınay Savunma Teknolojileri’nin tesisinde; yüksek hassasiyetli CNC üretim hatları, elektromekanik sistem entegrasyonu laboratuvarları, yerli yazılım tabanlı kontrol sistemleri, gizlilik ve görünmezlik teknolojileri üzerine test altyapısı, yüksek kapasiteli çevrim içi simülasyon sistemleri bulunuyor. Şirket, yüksek teknoloji makinelerden oluşan düz ve konik dişli üretim hattı yatırımlarına da devam ediyor. Ar-Ge ve altyapısal yatırımlarını artıran şirket, yüksek katma değerli sistemleri üretimle buluşturmayı sürdürüyor.
Milli Havacılık Platformlarına Milli İniş Takımları
TAAC’ın devam eden çalışmalarını özetleyen Enis Ata, Türkiye’nin önemli havacılık projelerinde çalıştıklarını belirtti. Ata, şu ifadelere yer verdi:
“HÜRKUŞ, HÜRJET, KAAN platformlarının tamamına iniş takımı, uçuş kontrol eyleyicisi, yardımcı eyleyiciler yani kritik uçuş görevini desteklemeyen ama uçak üzerinde yine hareket kontrol anlamında belli bir fonksiyonu olan, mesela kanopiyi açan, kapatan eyleyici, silah kapakları vb. ürünlerin hepsi TAAC çatısı altında geliştiriliyor.
Aynı şekilde GÖKBEY ve 10 ton genel maksat helikopterlerinin de iniş takımlarında çalışmalar yürütüyoruz. TAAC olarak, sivil ve askeri havacılıkta kritik bileşen üretiminde yerlilik oranını artırmak için çalışıyoruz. Uçuş kontrol eyleyicilerinden iniş takımlarına birçok alanda özgün çözümler geliştiriyoruz. Üst düzey uçuş güvenliği ve performans isterlerine uygun olarak geliştirilen bu ürünlerin uluslararası standartlarda test ve kalifikasyon süreçleri Türk mühendislerinin derin uzmanlığı ile hassasiyetle yürütülüyor.”

Tarih, uluslararası ilişkiler ve savunma sanayii araştırmacısı









