ASELSAN’ın Uzay Tabanlı Nesnelerin İnterneti (IoT) çözümü kapsamında geliştirilen serinin ikinci uydusu başarıyla uzaya fırlatıldı.
Savunma sanayiinde sahip olduğu yüksek teknoloji birikimini uzay alanına da kararlılıkla taşıyan ASELSAN, Uzay Tabanlı Nesnelerin İnterneti (IoT) çözümü kapsamında geliştirilen serinin ikinci uydusu LUNA-2’yi 30 Mart 2026 tarihinde ABD’nin Kaliforniya eyaletinden SpaceX aracılığıyla başarıyla fırlattı.
Yeni Uzay çağının şekillendirdiği küresel dönüşüm sürecinde ASELSAN, millî mühendislik gücü ve özgün sistem çözümleriyle Türkiye’nin uzay ekosistemine yüksek katma değer sunmayı sürdürüyor. Uydu haberleşme sistemlerinden görev yüklerine, yer kontrol altyapılarından platform çözümlerine kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmalar, ASELSAN’ın bu alandaki stratejik konumunu her geçen gün daha da güçlendiriyor.
Küçük boyutlarına (Nano uydu) rağmen LUNA-2, yer yüzünün en ücra köşelerinde bile güvenli ve kesintisiz sensör verileri sağlayacak. Uydu, sahip olduğu özel iletişim sistemi (LoRa) sayesinde çok düşük enerji harcayarak çok geniş alanları kapsama altına alacak.
Milli kabiliyetlere dayalı çözüm
LUNA-2’nin tasarım, geliştirme, üretim, entegrasyon ve test faaliyetlerinin tamamı ASELSAN tarafından gerçekleştirildi. Uçuş yazılımı, yer kontrol yazılımları, görev yükü olarak kullanılan LoRa alıcı-verici kartı ve veri aktarım cihazı ASELSAN mühendisleri tarafından öz kaynaklarla geliştirilerek millî kabiliyetlere dayalı bir çözüm ortaya kondu.
LUNA-2’nin başarıyla uzaya gönderilmesi, ASELSAN’ın uzay tabanlı IoT alanındaki yetkinliğini pekiştirirken, Türkiye’nin bağımsız, rekabetçi ve sürdürülebilir uzay teknolojileri vizyonuna da önemli bir katkı sundu.

Uzay tabanlı nesnelerin interneti
ASELSAN Dergi 115. sayıda yer verilen bilgilere göre; Nesnelerin İnterneti (IoT) verileri, bulut sistemlerinde işlenirken karasal ağların ulaşamadığı bölgelerde veri aktarımı için özellikle Alçak Dünya Yörüngesi (LEO) uyduları tercih edilmektedir. LEO uyduları, düşük maliyet ve düşük gecikme avantajının yanı sıra, kesintisiz küresel kapsama alanı oluşturmak amacıyla birbirleriyle haberleşen çoklu takımlar halinde çalışmaktadır.
Bu uydu takımları, batarya ile çalışan düşük hızlı sistemler (nano uydular) ve şebeke elektriği/büyük anten gerektiren yüksek hızlı sistemler olarak ikiye ayrılmaktadır. IoT mimarisinde veri iletişimi ise nesnelerden doğrudan uyduya yapılabildiği gibi veriyi toplayan bir ağ geçidi (gateway) aracılığıyla da sağlanabilmektedir.
IoT teknolojisinin kullanım alanları arasında; tarım ve hayvancılık, iklim ve afet yönetimi, denizcilik, taşımacılık ve otonom sistemler yer almaktadır. Tarım ve hayvancılıkta toprak nemi, mineral seviyesi ve hayvan sağlığı sürekli izlenerek verim artırılıyor, hastalık erken tespit ediliyor. İklim ve afet yönetiminde baraj doluluk oranları, kuraklık riski ve orman yangınları başlangıç aşamasında fark edilip önlem alınıyor. Denizcilik ve taşımacılıkta gemiler, trenler ve tırlar küresel çapta takip edilerek yük güvenliği sağlanarak rota ve yakıt verimliliği optimize ediliyor. Otonom araçlarda ise yüksek hassasiyetli konumlandırma, araçlar arası iletişim, trafik analizi ve uzaktan arıza teşhisiyle daha güvenli sürüş sunuluyor. Bu bağlamda uydu tabanlı IoT teknolojisi, stratejik alanda sürdürülebilirlik ve operasyonel üstünlük sağlıyor.

İlgili Olarak
Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğrencisi. Uluslararası İlişkiler ve Savunma Sanayii araştırmacısı.








