“Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır.”
Milli Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin teşkilat yapısına yönelik planlamalar kapsamında komando tugayı sayısının artırılması için çalışmaların başlatıldığını açıkladı. İlgili gelişme, 16 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı sırasında aktarıldı. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda konuyla ilgili şu bilgiler paylaşıldı:
“Bakanlığımız, harbin doğasında ve teknolojide meydana gelen değişimleri yakından takip etmektedir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Rusya-Ukrayna çatışması ile ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında elde edilen tecrübeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda teşkilat yapısını sürekli olarak güncellemektedir.
Bu çerçevede, komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Kurulacak yeni komando tugaylarının; mevcut teşkilat yapılarından farklı olarak, güncel tehdit değerlendirmeleri ve harekât konseptlerine uygun şekilde, modern bir anlayışla teşkil edilmesi planlanmaktadır.”

Geçtiğimiz günlerde Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) iş birliğiyle düzenlenen “NATO’nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma” konferansına katıldı. Burada konuşan Güler, “Türkiye, NATO’nun güvenlik mimarisine yön veren başlıca ülkelerden biri olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.” dedi.
Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin konvansiyonel kapasitesini artırmaya da devam ettiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Komando tugayı kapasitemizi 25’e çıkararak ve teröre karşı 6 farklı harekat bölgesinde eş zamanlı olarak doğrudan silahlı mücadeleden kapasite inşasına kadar değişik görevler icra ederek başarılı olduk. 3 yıl içerisinde ilave komando tugayları teşkil ederek kapasitemizi 40’lı rakamlara ulaştırmayı planlıyoruz. Bu tugaylar muharebe sahasında kendini ispatlamış olup günümüzde önem kazanan hibrit savaş tekniklerini en iyi uygulayan birliklerdir.”
NATO’nun en kritik ve stratejik kuvveti olan ve müttefiklerin en yüksek oranda kuvvet katkısı sağladığı Müttefik Reaksiyon Kuvvetinin (Allied Reaction Force) emir ve komutası görevini 2028’den itibaren 2 yıl süre ile Türkiye’nin üstleneceğini belirten Güler, “Müttefik Reaksiyon Kuvveti görevi, NATO’ya verdiğimiz önemi 360 derece güvenlik perspektifimizi ve Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğindeki merkezi rolünü bir kez daha vurgulamaktadır.” dedi.

Kara Kuvvetlerine teslimatlar
Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı kapsamında Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslimatı yapılan yeni sistemler hakkında da bilgi verildi. Bu bağlamda Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyon çalışmalarına da değinen Aktürk, “Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; Fırtına-2 obüsü ile Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Yine, ASELSAN tarafından muhtelif miktarda ACAR 300-G Kara ve İHA Gözetleme Radarı Kara Kuvvetlerimize teslim edilmiştir.” ifadelerini kullandı.
İlgili Olarak
Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğrencisi. Uluslararası İlişkiler ve Savunma Sanayii araştırmacısı.








