Lockheed Martin, Strigo Ürün Merkezi’ne 250 milyon dolar yatırım yaparak füze sensörleri, arayıcı başlıklar ve veri bağlantılarının geliştirme süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor.
ABD’li savunma devi Lockheed Martin, “Strigo Ürün Merkezi”ne 250 milyon dolar yatırım yaptı. Firma bu yatırımla, yeni teknolojileri konsept aşamasından test edilmiş donanıma yıllar yerine aylar içinde taşıyarak daha hızlı sonuç almayı hedefliyor. Söz konusu tesiste çeşitli füze sistemleri için sensör geliştirme çalışmaları sürerken, hedef takip ve tespit kabiliyetlerini geliştirmek amacıyla füze arayıcı başlık teknolojileri üzerinde de çalışmalar yürütülecek.
Ayrıca firma, kontrol sistemleri ve operasyon araçları arasındaki iletişimi sağlayan data link gibi iletişim sistemlerini geliştirerek füze, platform ve komuta/kontrol unsurları arasındaki bilgi aktarımını artırmayı hedefliyor. İki yıldan kısa süre önce faaliyet göstermeye başlayan merkez, güncel gereksinimler ve müşteri deneyimlerinden alınan geri bildirimler doğrultusunda, modüler kullanım özelliklerine sahip ve ihtiyaçlara hızlıca uyarlanabilen sistemler geliştirme prensibiyle çalışıyor.

Şimdiye kadar birçok ürünün, ilk tasarım aşamasından testlere kadar başarılı bir şekilde ilerlediğine dikkat çeken Lockheed Martin Sensörler ve Küresel İdame Biriminin Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Stacy Kubicek, Strigo’nun önemini şu ifadelerle anlattı:
“Strigo Ürün Merkezi, proaktif araştırma ve geliştirmeyi ön plana çıkararak, yeni çözümleri eşi görülmemiş bir hızda test etmemizi ve devreye almamızı sağlıyor. Bu sayede ‘ya şöyle olursa’ sorusunu ‘gelecekte ne olacak’ sorusuna her zamankinden daha hızlı dönüştürüyoruz.”
Defence Industry Europe tarafından yapılan habere göre, yalnızca bir tesis olarak tasarlanmayan Strigo, ortak platform geliştirme rolüne sahip bir çözüm merkezi olarak öne çıkıyor. Birbirinden farklı işlevlere sahip ancak aynı platformun tamamlayıcı unsurları olan RF sensörleri, füze veri bağlantıları ve arayıcı başlıklar gibi farklı teknolojileri bir araya getiren Strigo, bu sistemlerin ortak bir yapı altında geliştirilmesini sağlıyor.
Buna ek olarak Strigo, proaktif Ar-Ge faaliyetlerini sürdürerek resmi olarak ihtiyaç belirtilmeden önce kullanılmaya hazır ve farklı görevlere uyarlanabilir teknolojiler geliştirilmesine olanak tanıyor. Böylece Strigo kapsamında geliştirilen teknolojilerin, Precision Strike Missile Increment 2 (PrSM Increment 2) füzesinin arayıcı başlık paketinin bazı unsurlarına katkı sağladığı belirtiliyor.

Öte yandan Lockheed Martin bu adımla, ilerleyen dönemlerde proje süreçlerini kısaltarak yaşam döngüsü maliyetlerini azaltmayı ve uzun vadeli idameyi desteklemeyi hedefliyor. Modüler mimarinin ortak bir teknik altyapı üzerinden farklı görevlere uyarlanabilmesi ise geliştirme ve idame süreçlerinin daha verimli yürütülmesine katkı sağlıyor. Söz konusu yatırımın uzun vadeli etkilerine değinen Kubicek, bu tür yatırımların şirketin gelecekteki teknoloji geliştirme süreçleri açısından önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:
“Gelişmiş sensör ve füze teknolojilerindeki derin uzmanlığımızdan yararlanarak, bu uzun vadeli yatırım, yeni nesil, göreve hazır yetenekleri geliştirme ve sunma şeklimizi yeniden şekillendiriyor ve savaşçılarımızın tehditler değiştiği anda ihtiyaç duydukları çözümlere sahip olmalarını sağlıyor.”
İlgili Olarak








