Pentagon, Çin Ordusu’nun Amerikalıların güvenliğini doğrudan tehdit edebilecek kapasitede olduğu konusunda uyardı.
Pentagon’un 23 Aralık Salı günü yayınlanan yeni değerlendirmesine göre; Pekin nükleer cephaneliğini ve uçak gemisi filosunu büyütmeye hız verirken, Çin Ordusu Amerikalıların güvenliğini doğrudan tehdit edebilecek bir kapasiteye ulaştı.
ABD Savunma Bakanlığı’nın Çin Halk Kurtuluş Ordusu hakkındaki son yıllık raporu, Çin’in son dönemdeki askeri yığınağını “tarihi” olarak nitelendirdi. Rapor, Çin’in 2035 yılına kadar 6 adet uçak gemisi daha ekleyerek filosunu 9’a çıkaracağını ve 11 gemilik ABD uçak gemisi filosunun hemen gerisinde yer alacağını tahmin ediyor.

2024 yılı sonu itibarıyla Çin’in nükleer savaş başlığı stokunun, önceki yıllara kıyasla daha yavaş bir üretim hızına işaret edecek şekilde, “600’lü sayının alt bandında” kaldığı belirtilirken; rapora göre Pekin yönetimi 2030 yılına kadar 1.000’in üzerinde nükleer savaş başlığına ulaşma yolunda ilerliyor. Ayrıca Çin, erken ihbar karşı taarruz (early-warning counterstrike) kabiliyetlerini de geliştirdi. Bu kabiliyet, gelen bir nükleer savaş başlığı hedefe ulaşarak infilak etmeden önce misilleme amaçlı karşı vuruş icra edilmesine imkân tanıyor.
Defense News tarafından yapılan habere göre Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bu ilerlemeleri 2049 yılına kadar “dünya standartlarında” bir ordu kurma (esasen Amerika Birleşik Devletleri’nin küresel hakimiyetine meydan okuma) hedefini taşıyan “Çin rüyası”nın bir parçası olarak sunuyor.
Rapora göre, Çin’in açıklanan savunma bütçesi 2023’ten 2024’e kadar enflasyondan arındırılmış bazda %5,2 oranında arttı. Yine de Pentagon, Çin’in açıkladığı bütçenin tüm savunma harcamalarını kapsamadığı konusunda “geniş bir fikir birliği” olduğu uyarısında bulunmakta.

Çin’in Tayvan hedefi ve Rusya faktörü
Öte yandan raporda, Çin’in Rusya ile stratejik ortaklığını derinleştirdiği ve bunun “neredeyse kesinlikle Amerika Birleşik Devletleri’ne karşı koyma konusundaki ortak çıkarlar tarafından yönlendirildiği” belirtildi. Ancak ortaklığın, süregelen bir “karşılıklı güvensizlik” nedeniyle sekteye uğramaya devam ettiğinin altı çiziliyor. Silahlı kuvvetlerine 2027 yılına kadar Tayvan’ı ele geçirmeye hazır olmaları talimatını veren Şi’nin; operasyonel stratejiler, silahların modernizasyonu ve uzun süreli çatışmalardan kaçınma konuları dahil olmak üzere Rusya’nın Ukrayna’daki başarısızlıklarından dersler çıkardığı aktarılıyor.
Yine Defense News’e göre söz konusu sert askeri değerlendirme, Washington ile Pekin arasında yenilenen diplomatik ilişki işaretlerinin olduğu bir dönemde geldi. ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz ay, Şi’nin Nisan ayında Çin’i ziyaret etme davetini kabul ettiğini ve Çin liderini önümüzdeki yılın ilerleyen dönemlerinde bir devlet ziyareti için davet ettiğini söyledi.
Truth Social platformunda “Çin ile ilişkimiz son derece güçlü” ifadelerini kullanan Trump, “Artık gözümüzü büyük resme dikebiliriz.. Sık sık iletişim kurmanın önemli olduğu konusunda anlaştık ki bunu yapmayı dört gözle bekliyorum.” diye ekledi.

İlgili Olarak
Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğrencisi. Uluslararası İlişkiler ve Savunma Sanayii araştırmacısı.









