Anthropic tarafından yayımlanan yeni tehdit istihbaratı raporuna göre Rusya, Çin ve Husi bağlantılı aktörler, Claude ve Claude Code’u çeşitli silah geliştirme, mühendislik ve askeri teknoloji çalışmalarında kullandı.
Anthropic tarafından yayımlanan yeni tehdit istihbaratı raporu, yapay zeka modellerinin savunma ve silah geliştirme faaliyetlerinde kullanımına ilişkin dikkat çekici örnekleri ortaya koydu. Rapora göre Rusya ve Çin bağlantılı aktörlerin yanı sıra Yemen’de Husilerin kontrolündeki bölgelerde faaliyet gösteren bir grup, Claude ve Claude Code’u çeşitli silah geliştirme, mühendislik ve askeri teknoloji çalışmalarında kullandı. Anthropic, söz konusu hesapları tespit ederek engelledi ancak bazı aktörlerin Claude’a erişimleri kesilmeden önce ciddi miktarda teknik çalışma gerçekleştirdiğini belirtti.
Raporda en dikkat çekici vakalardan biri Yemen’de yaşandı. Anthropic, Yemen’in kuzeyinde, Husilerin kontrolündeki bölgede faaliyet gösteren bir grubun üç farklı silah programı üzerinde çalıştığını tespit etti. Grubun, Claude Code’u insan yazılım mühendislerinin yerine kullanarak güdüm, seyrüsefer ve kontrol yazılımları geliştirmeye çalıştığı belirtildi. Söz konusu çalışmalar arasında farklı harp başlıkları ve güdüm sistemlerinin kullanılabildiği çok varyantlı bir füze tasarımı da bulunuyordu.

Daha dikkat çekici olan ise grubun Claude’u yalnızca fikir veya bilgi edinmek amacıyla kullanmaması oldu. Anthropic’in tespitlerine göre kullanıcılar, Claude’a danışarak gerçek bir silah testinin sonuçlarını analiz etmeye çalıştı. Grup, gerçekleştirdiği güdümlü roket testinin başarısız olmasının ardından Claude’a dönerek testin neden başarısız olduğunu anlamaya çalıştı. Anthropic, grubun operasyonel bir silah sistemini başarıyla sahaya sürdüğüne ilişkin kanıt bulunmadığını özellikle vurguladı. Ancak hesaplar engellenmeden önce grubun Claude’dan bağımsız şekilde çalışan bir çevrimdışı simülasyon araç seti oluşturduğu tespit edildi.
Yemen’deki faaliyetler arasında daha ileri teknolojiye sahip sistemlere yönelik çalışmalar da bulunuyordu. Anthropic, grubun hipersonik hızlarda süzülebilen çok varyantlı bir füze ve seyir sırasında yön değiştirmek amacıyla cep telefonu donanımından yararlanan bir harp başlığı üzerinde çalıştığını bildirdi. Bununla birlikte uzmanlar, söz konusu çalışmaların gerçekten operasyonel bir hipersonik füzenin geliştirilmesi anlamına gelmediğine dikkat çekiyor.
Çin Donanması’nda torpido çalışması
Raporda Çin bağlantılı faaliyetler de dikkat çekiyor. Anthropic’in tespit ettiği bir kullanıcı, Çin Donanması için torpido karşıtı bir sistem geliştirilmesine yönelik çalışmalarda Claude’dan yararlandı.
,Kullanıcının Claude’a Çince teknik dokümanlar hazırlattığı, 200 sayfadan uzun bir teklif dosyası oluşturduğu ve sistemi ABD tarafından kullanılan benzer çözümlerle karşılaştırdığı bildirildi. Kullanıcının ayrıca Claude’dan tasarımı potansiyel bir düşman değerlendiricisi gibi incelemesini istediği aktarıldı.

Başka bir Çin bağlantılı kullanıcı ise yönlendirilmiş enerji silahları konusunda istihbarat toplamak amacıyla Claude’dan yararlandı. Böylece yapay zeka modeli yalnızca mühendislik süreçlerinde değil, savunma teknolojileri hakkında bilgi toplama ve teknik değerlendirme faaliyetlerinde de kullanılmış oldu.
Rusya’da kamikaze İHA denemesi
Rusya bağlantılı faaliyetler ise özellikle insansız sistemler açısından dikkat çekti. Anthropic’in tespitlerine göre Rusya bağlantılı bir aktör, otonom kamikaze İHA sürülerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarda Claude’dan yararlandı. Çalışmalarda sürü hafızası, koordinasyon, hedef seçimi, terminal güdüm ve saldırı davranışları gibi konuların yanı sıra Ukrayna’daki savaş görüntülerinin eğitim amacıyla kullanılması da yer aldı.
Bu örnekler, yapay zekanın savaş alanında yalnızca mevcut sistemlerin kullanımına yardımcı olan bir araç olmaktan çıkıp, silahların geliştirme sürecinin içerisine girmeye başladığını gösteriyor. Özellikle yazılım ağırlıklı savunma sistemlerinde yapay zekanın etkisi daha belirgin hale geliyor.

Anthropic’in daha önce yayımladığı ve 15 Temmuz 2026 tarihini kapsam tarihi olarak belirlediği risk raporu da benzer bir tablo ortaya koyuyor. Raporda savunma alanında görüşülen uzmanlar, yapay zekanın henüz mühendislerin yerini tamamen almadığını ancak özellikle yazılım geliştirme süreçlerinde ciddi zaman kazancı sağladığını belirtiyor. Görüşülen uzmanlardan biri, kodlama ajanlarının daha küçük ekiplerin geçmişte 5 ila 10 kat daha büyük ekiplerin gerçekleştirdiği yazılım geliştirme işlerini yapabilmesini sağladığını ifade ediyor.
Savunma sanayii açısından daha çarpıcı örnek ise elektronik harp alanından geliyor. Anthropic’in görüştüğü bir uzman, yapay zeka destekli kodlama ajanlarının bir elektronik harp geliştirme çalışmasını yaklaşık altı aylık bir süreçten bir haftaya kadar indirebildiğini aktarıyor. Ajanların yalnızca kod yazmakla kalmayıp deney gereksinimleri ve test planları hazırlamaya başlaması da dikkat çekiyor. Bununla birlikte hipotez üretimi ve hangi deneylerin yapılacağına karar verilmesi gibi kritik aşamalarda insan uzmanların rolünün devam ettiği belirtiliyor.
Dolayısıyla ortaya çıkan tablo, “yapay zeka kendi başına silah tasarlıyor” şeklinde basitleştirilemeyecek kadar karmaşık. Ancak yapay zekanın özellikle yazılım, simülasyon, veri analizi, mühendislik dokümantasyonu ve test süreçlerinde insan ekiplerinin üretim kapasitesini önemli ölçüde artırması, savunma sanayii açısından yeni bir rekabet alanı oluşturuyor.

Anthropic’in değerlendirmesine göre yapay zeka halen savunma Ar-Ge’sinin tamamını otomatikleştirmiş değil. Fiziksel prototip üretimi, laboratuvar testleri ve özellikle gerçek savaş ortamında yapılan testler önemli darboğazlar olmaya devam ediyor. Ancak Rusya, Çin ve Yemen’de ortaya çıkan örnekler, bu teknolojinin söz konusu darboğazlara ulaşmadan önceki mühendislik ve yazılım aşamalarında kullanılmaya başladığını gösteriyor.
Buradaki en önemli değişim ise yapay zekanın artık yalnızca silahın üzerinde çalışan bir teknoloji olmaktan çıkıp silahı geliştiren mühendisin kullandığı bir teknolojiye dönüşmesi. Bu dönüşüm, önümüzdeki dönemde savunma sanayii rekabetinin yalnızca kimin daha gelişmiş silaha sahip olduğu üzerinden değil, kimin o silahı daha kısa sürede geliştirebildiği üzerinden de şekillenebileceğine işaret olarak yorumlanabilir.
İlgili Olarak

Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Mezunu. Savunma Sanayii ve Uluslararası İlişkiler Meraklısı








