Sekiz Altmış Teknoloji elektronik harp sistemleri ve insansız hava araçları ile Türk savuma sanayiinin yükselen şirketleri arasında yer alıyor. Şirket yetkilileri IDEF 2025 Fuarı kapsamında sergiledikleri MS23 elektronik harp sistemi ailesini ve insansız hava aracı ailesini Defence Turk’e değerlendirdi.
Yusuf Emir Işık
Defence Turk: Türkiye’de elektronik harp sistemlerine ciddi yatırımlar yapılıyor ve bu alanda önemli kabiliyetler kazanılıyor. Yakın zamanda MS23’ün farklı konfigürasyonlarının sahada başarıyla test edildiğini ve çeşitli firmalarla iş birlikleri yapıldığını gördük. Bize MS23 ailesinden ve kabiliyetlerinden bahseder misiniz?
Ensar Çalışkan: MS23, Sekiz Altmış Teknoloji ailesinin en gözde ürünü. Yaklaşık 9 yıldır elektronik harp sistemleri üzerine çalışıyoruz. MS23, 120 kilometrede İHA sistemleri ile ilgili belli frekanslarda elektronik harp icra eden bir cihaz. Hem Türkiye’de hem de yurt dışında birçok alanda testlerini gerçekleştirdik ve vaat ettiğimiz frekanslarda şimdiye kadar başarılı görevler icra ettik. Sabit kanatlı İHA’ların yanı sıra günümüzde FPV dron tehlikesi de artıyor. Ürünümüz FPV dronlara karşı da etkili bir çözüm sunuyor. Yani sistemimiz genel olarak GNSS sistemlerinin tamamında etkili çalışıyor. MS23 ailesinde farklı modellerimiz mevcut. Bu modelleri güç ve mesafe merkezli olarak konumlandırdık. En üst modelimiz birçok savaş sahasında denendi. Bunun yanı sıra, sırt çantası modeli (backpack urban) olarak adlandırdığımız daha düşük güçte çalışan modelimiz var. Bu model, şehir içi koruma amaçlı olarak petrol rafinerileri veya elektrik santralleri gibi stratejik alanların güvenliği için geliştirildi. Sonuç olarak, MS23 ailesi ayarlanabilir güç ve mesafelerde yaklaşık dört farklı üründen oluşuyor.
Sekiz Altmış Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Ensar Çalışkan ile Söyleşi çalışmasının tamamı Defence Turk Dergi 28′nci sayısında.
Çalışmanın tamamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
Defence Turk: FPV dronların ciddi bir tehdit haline geldiğinden bahsettiniz. Özellikle piyadeler için büyük bir tehdit oluşturuyorlar. Sırt tipi modelinizde nasıl bir gelişme süreci var?
Ensar Çalışkan: Şu an sırt çantası modellerimizde 2 frekansta yayın yapıyoruz. Sahada tespit edilen ve en fazla tehdit oluşturan frekans tiplerine karşı müşterimizin talepleri doğrultusunda bir çözüm üretiyoruz. Sırt çantası modelimiz ile daha kısa menzilli, ancak kompakt, mobil ve taşınabilir bir çözüm sunuyoruz. Bu ürünle askerlerimiz, 2 çantayla daha mobil ve ekonomik bir şekilde kendilerini koruyabilecekler. Gelecek fuarlara kadar frekans sayımızı artırarak, tek çantada daha fazla frekansla MS23’ün backpack modelini sahaya sürmeyi hedefliyoruz. Biz hem FPV drone ve İHA geliştiriyoruz hem de elektronik harp sistemleri yapıyoruz. Yani aslında iki temel unsuru da yapabilen nadir firmalardan biriyiz. Hem uçanı üretiyor hem de uçan sistemleri engelleyen teknolojiler geliştiriyoruz. Bu durum, bize önemli bir tecrübe kazandırıyor ve bizi sürekli geliştiriyor.
Defence Turk: Elektronik harp sistemleri artık güncel muharebe sahasında tek başına en etkin çözüm olmayabiliyor. Farklı unsurlarla birlikte, katmanlı bir sistemin parçası olarak çalıştığında daha etkili olabiliyor. Sizin bu konudaki öngörünüz nedir?
Ensar Çalışkan: MS23’ün en önemli özelliklerinden biri, bütün modellerinin hem radar sistemlerine hem de hardkill (fiziksel imha) sistemlerine entegre olabilmesi. Yani MS23 sistemimizi, herhangi bir üs ya da askeri nokta korumasında, devletimizin envanterinde bulunan drone engelleyici hard-kill çözümleriyle entegre edebiliyoruz. Entegrasyonunun kolay olması da bizim için önemli bir avantaj sağlıyor.

Tarih, uluslararası ilişkiler ve savunma sanayii araştırmacısı









