Home Haberler Avrupa Semalarında iki Rakip Typhoon & Rafale

Avrupa Semalarında iki Rakip Typhoon & Rafale

26 min read
0

Almanya, Fransa ve İngiltere 1970’lerde yeni bir savaş uçağına olan ihtiyaçlarını fark ettiler. Bu ihtiyaç doğrultusunda European Combat Aircraft (ECA) projesi başlatıldı. Rafale ve Typhoon bu ortak projenin köklerinden doğmuştu. Birlikte çalışan Avrupa ülkeleri farklı ihtiyaçları nedeniyle ulusal jet uçağı programlarına devam ettiler. İngiliz BAE P.110 & P.106, Alman MBB TKF-90 üzerinde çalışırken, Fransız Dassault daha sonra Rafale olacak ACX üzerinde çalışmaktaydı. 1980’lerin başında ortaya çıkan prototiplerin ortak özelikleri uçakların Delta kanat ve Canards’lara sahip olmalarıydı. Uçaklardan beklenen ses üstü performans, manevra ve Beyond Visual Range (BVR) kabiliyetleri ülkeleri bu çözümlere yönlendirmişti. Havacılık dünyasında “Canards” olarak adlandırılan bu ön burun kanatlara daha fazla kaldırma ve uçağa manevra gücü sağlamaktaydı, ayrıca uçak yere indikten sonra ise hava freni işlevi görmekteydi.

Fransa uçak gemilerinde operasyonel olabilecek daha küçük bir uçağa ihtiyaç duyuyordu. 1981’de tasarım konusunda liderliği üstlenmek istediğinde ortak proje çöktü. Fransa ACX üzerinde çalışırken, ortak projede benzer bir uçağa yatırım yapmanın kaynak ve zaman kaybı olduğunu düşünüyordu. Bir diğer neden ise Fransız Snecma’nın uçak motoru teknolijisini korumaktı. 1982 yılında Avrupa ülkeleri anlaşmazlıklarını çözmeye çalışırken, Fransa program liderliğini ve ihtiyacına uygun bir uçağı tekrar talep etti. Bu talep karşısında, İngiltere ve Almanya mock-up ve kağıt üstünde olan P.110 ve TFK-90 deneyimleri birleştirerek yeni bir Avrupa savaş uçağı European Fighter Aircraft (EFA) programını İtalya’yı da dahil ederek 5 Eylül 1982’de açıkladılar (İspanya 1985 de dahil oldu). Mayıs 1983’de imzalanan 185 milyon £’luk kontrat 3 yıllık bir geliştirme ve İngiliz hava endüstrisi öncülüğünde bir prototip üretimini içermekteydi. İlk olarak 8 Ağustos 1986’da Farnborough hava gösterisinde tanıtılan ve uçuş gerçekleştiren EAP (Experimental Aircraft Project) daha sonra devam eden 6 yıla yakın test, geliştirme sürecinden ve değişen eğimli Delta kanatlarından sonra Typhoon olarak ortaya çıktı.

Fransızlar Dassault ACX ile yola devam ederken; uçak ilk uçuşunu 4 Temmuz 1986’da Avrupalı rakibinde 1 ay önce gerçekleştirdi. Bu durum 2 uçak arasındaki başlayan rekabetin boyutunu özetlemekteydi. Türkçemize “Bora” olarak çevirebileceğimiz kuvvetli rüzgar adını alan Rafale; 1996 yılında operasyonel olması planlanırken, gecikmeler nedeniyle 2001 servise girebildi. Avrupalı rakiplerin bu uzun geliştirme süreçlerini göz önüne aldığımızda, 2023 yılında ilk uçuşunu yapması planlanan TF-X uçağının olgunlaşması için sabırla beklememiz gerektiğini göreceğiz.

Avrupanın bu benzer karakteristik özelliklere sahip iki savaş uçağının doğum sürecine baktıktan sonra, bu uçakları birbirine karşı daha iyi yapan nedir onu inceleyelim. Başlamadan önce özellikle uçağın tasarımında pilotu ilgilendiren en önemli özellikler; Sorti oranı, bakım süreleri, operasyonel maliyetler, kullanıcı arayüzü ve güvenirliktir. İyi bir pilot, uçuş tecrübesi ve geliştirdiği taktikleri ile uçağının zayıf yönlerini telafi ederek güçlü yönlerine odaklanabilir, kendinden daha performanslı uçakları yenebilir. Rafale ile bir saatlik uçuş maliyeti 16.500$ iken bu rakam Typhoon ile 18.000$ çıkmaktadır. Her iki uçakla aylık maksimum 72 saat (Rafale maksimum 81 saat, Typhoon 72 saat) uçulduğunda Typhoon’un aylık uçuş maliyeti 1.296.000$ olacaktır, Rafale ile aynı uçuş saati maliyeti 1.188.000$’dır. Arada çok derin bir fark olmamakla beraber Rafale daha düşük maliyetler ile eğitim uçuşu imkanı vermektedir.

Rafale & Typhoon hava karşılaşması

Typhoon’un aerodinamik yapısı onu süpersonik hızlarda en yüksek manevra kabiliyeti sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Typhoon’nun ön kanatları yüksek hızlarda uçağın manevra kabiliyetini iyileştirmek için uçuş kontrol sistemine bağlıyken, Rafale’in ön kanatları uçağa daha fazla kaldırma kuvveti ve daha üstün post-stall manevra kabiliyeti sağlama görevi üstlenmektedir. Bununla birlikte Rafale düşük burun açısı ile it dalaşında, iniş ve kalkışda pilota daha iyi bir görüş açısı sunmaktadır. Typhoon pilotları giydikleri G-suits sayesinde sayesinde uçağın yüksek hızlardaki enerjik manevralar esnasında maruz kaldıkları G kuvvetlerine (9G’ye kadar) olan toleranslarını artırmaktadır. 9G kuvvetinde bir manevrada kanatlara binen yükün 30 fil ağırlığın olduğu söylenmektedir. Ayrıca Typhoon pilotları BAE Systems tarafında geliştirilmiş dünyanın en iyilerinden biri olarak bilinen BAE Systems ürünü Striker II kasklarını kullanmaktadırlar.

Radar ile doğrudan bağlantılı çalışan bu kask sayesinde pilot baktığı yöndeki hedefe kilitlenebilmektedir. Bu sayede pilot hedefi HUD ekranına yerleştirmek ve orada tutmak için manevra yapmak zorunda kalmamaktadır. Pilot, mesafe ve kötü hava şartları nedeniyle hedef ile görsel teması kuramadığı durumlarda dahi kask radar’dan aldığı bilgiler ile hedefin tam yerini Pilot kaskının ön vizörüne yansıtmaktadır. Bu gelişmiş teknoliji, kızıl ötesi kilitlenen IRIS-T kuyruk / itiş yön kontrollü (Thrust Vector-Controlled) ve ASRAAM füzeleri ile birleşitiğinde Typhoon’u Dogfight esnasında çok dişli bir rakibe çevirmektedir. Buna güzel bir örnek olarak; Luftwaffe pilotlarının eğitim uçuşları esnasında kilit attıkları F-22 Raptor uçaklarının “Kill Mark” sembollerini uçaklarında gururla taşıması gösterilebilir. F-22 Raptor’a karşı eğitim uçuşuna katılan bir Typhoon pilotu daha ufak ve iyi silahlanmış olmasında dolayı uçağın dogfight kabiliyetinin F-22 Raptor’a yakın olduğunu belirtmektedir.

Typhoon yüksek hızlarda ve irtifalarda nasıl iyi ise, Rafale birçok uçak gemisi kabiliyetli uçağın olduğu gibi düşük hızlarda ve irtifalarda iyi bir uçaktır. Daha yüksek alfa manevrasını gerçekleştirebilir. Kullanıcı dostu kontrol paneli ve üstün sensörleri ile pilot’da iyi bir farkındalık yaratan becerikli bir uçaktır. Rafale’in deniz seviyesinde ve düşük hızlarda Typhoon’a oranla daha iyi manevra performansının yanında; yüksek irtifalardaki performansı da Fransız pilotları şaşırtmaktadır. Typhoon deneyimi olan bir Rafale pilotu 10.000 ft altında Rafale’in Typhoon yeneceğini belirtmiştir. A2A (Hava-hava) görevlerinde 30mm ile en güçlü makinalı topa sahip olmasına rağmen (Typhoon 27mm), Rafale’in kask’a entegre görüş sisteminin olmaması büyük bir dezavantajdır.

A2A görevlerinin en önemli bileşenlerinden biri optik sistemler ve radar’dır. Radar kabiliyetleri üretici ülkelerin gizli bilgileri olduğu için açık kaynaklar üzerinde tartışılması zor bir konudur. Rafale OST optik sistemleri dar bir görüş açısıyla kızıl ötesi ve kamera ile tarama yapmaktadır. 80-130 km’den tespit yapabilen bu sistemler kızıl ötesi kamera ile 40 km uzaktaki hedefleri, kamera ile 45-50 km’ye kadar olan hedefleri tam olarak tanımlayabilmekterdir. Bu sistemlerin dezavantajı düşman hedeflerini olmasınını tahmin ettiğiniz yerlerde aramanız gerekmektedir ve kötü hava şartlarında performansları düşmektedir. En büyük avantajı ise F-22, F-35 gibi stealth uçakları yakın mesafelerden görünür kılabilmektedir.

Rafale’in 2013 den beri kullandığı (AESA) RBE2 AA radarı Typhoon tarafında sabırla beklenmektedir. Bu radar 10m2 yansıması olan hedefleri 200-250 km’den tespit edebilmektedir. Radar yansıması RCS (Radar cross-section) daha düşük olan uçakları tespit mesafeleri şu şekildedir.

 

RCS target 0.0001 m²: 10-15 km

RCS targets 0,001 m²: 20-30 km

RCS target of 0.01 m²: 50-75 km

RCS targets 1.0 m²: 110-150 km

RCS targets 5.0 m²: 150-200 km

RCS target 10.0 m²: 200-250 km

Typhoon’un Captor-M radarı 185 km’den hedefleri tespit edebilmektedir, üstünde taşıdığı PIRATE IRST (Infra-Red Search and Track) kızıl ötesi arama ve takip sistemi ile 90-145 km’den tespit, 40 km’den hedefleri tanımlayabilmektedir.

Rafale’in yeni kazandığı RBE2 AESA radar kabiliyeti, farklı yükseklikdeki çoklu hedeflerin eş zamanlı takibinde Typhoon’un CAPTOR-M radarını avantajsız duruma düşürmektedir. Diğer bir tarafdan, CAPTOR-M radarı etkileyici uzun menzili, hareketli geniş tarama alanı ve çözünürlüğü ile konvansiyonel az sayıda hedef karşısında Rafale RBE2 AESA radarından üstündür. Ayrıca burnunda yer alan büyük radar bölümü ile Typhoon, radar geliştirmeleri için daha fazla potansiyele sahipdir. Bununla birlikte geciken CAPTOR-E AESA radarı 2020 li yıllarda hazır olduğunda Typhoon radar avantajı kazanacaktır.

Radarların azami menzilleri her zaman en büyük uçak ve en yüksek irtifa için söylenir. Typhoon Captor-E radarı 3 m² yansıması olan hedefleri 216 km’den tespit edebilir,bu Rafale’in radarına göre daha uzun bir menzildir. Fakat Rafale Spectra elektronik harp (EW) kiti ile uçağın radar yansımasını küçültmektedir. Uzmanlar Typhoon’un Spectra ile radar izin azaltan Rafale’i Captor-E radarı ile 116-153 km’den tespit edebileceğini, 92-122 km’den kilitlenebileceğini söylemektedir. Rafale rakibine karşı elektronik harp alanında üstündür. Typhoon’nun Praetorian DASS elektronik savunma sistemi için iyileştirme programı beklenmektedir. Rafale RBE-2AA radarı 5 m² radar yansıması olan hedefleri 208 km’den tespit edebilir. Bu bilgi ışığında Rafale 135-195 km mesafeden Typhoon’u tespit ederek 108-156 km’den kilitlenebilir. Genel olarak uçakların birbirine yakın radar kapasiteleri değerlendirildiğinde kullandıkları radar ve IR güdümlü füzelerin etkinliği belirleyici olacaktır. 15-100 km’ye kadar menzili olan ve radar güdümlü Meteor füze kapasitesi olan her iki uçağın; IR güdümlü füze kabiliyetleri incelendiğinde Rafale’in 60 km’ye kadar menzilli MICA IR füzeleri dikkat çekmektedir.

Optik ve Kızıl ötesi tespit sistemlere baktığımızda, uçağın boyutu, hızı ve motor emisyonu önemli etkenlerdir. Azami şartlar altında belirtilenlere göre Rafale 80 km mesafeden 20.000 ft de uçan bir uçağı kızıl ötesi kamerası ile tespit edebilir. Bu mesafe 30.000 ft yükseklikte daha soğuk bir havada 90 km’ye çıkabilir. Bu bilgiler ışında, Rafale kendinde daha büyük ve daha fazla kızıl ötesi iz bırakan Typhoon’u 60-70 km’den görebilir. Daha gelişmiş kızıl ötesi tarayıcı olan Typhoon PIRATE IRST ise 90 km’ye kadar, açıklanmayan yüksekliklerde ses altı uçan uçakları tespit edebilir. Rafale, Typhoon’a göre daha küçük ve daha az kızıl ötesi iz bırakan bir uçak olduğu için Typhoon PIRATE IRST tarafından yine 60-70 km’den tespit edilebilir.

Rafale’in 2xSnecma M88 motoru toplam 9.953 kgf, art yakıcı ile 15.077 kgf itme kuvveti üretir. Fakat M88 ikinci bir soğutma kanalı ve farklı açılardan sıcak egzoz çıkışını daha fazla gizleyen bir başlığa sahiptir. Typhoon bu ilave önlemlere sahip değildir.

Typhoon’nun EJ200 motoru toplam 12.236 kgf, art yakıcı ile 18.354 kgf itme kuvveti üretir. Her iki uçakta supercruise yeteneğine sahip olmakla birlikte, taşıdıkları 6’şar füze ile Rafale 1.4 Mach hıza çıkabilir ve ses üstü hızda azami 11 dakika boyunca uçabilir, Typhoon 1.5 Mach hıza çıkarken ses üstü hızda 9.3 dakika kalabilir. Her iki uçak ilave yakıt tankları ile azami 3.700 km menzile sahiptir. Rafale’in tam silah yükü ile harekât yarıçapı 925 km’dir, bu menzil 3 yakıt tankı ve 8 MICA Füzesi ile 1.800 km’ye çıkmaktadır. Tam silah yüklü Typhoon 1.100 km harekât yarıçapına sahiptir.

Sonuç olarak Avrupa savunma topluluğu bu fantastik iki uçakla birden gurur duymalıdır. Her ne kadar bu yazımızda değinmemiş olmakla beraber Rafale A2G (Hava-Yer) görevlerinde Typhoon’a göre üstün bir uçaktır. Typhoon her geçen gün bu görev kabiliyetini geliştirmekle birlikte, Typhoon bir hava üstünlüğü (air-superiority fighter) uçağıdır. Bu nedenden dolayı çok yönlü Rafale’den A2G görevlerinde geri kaldığını ilave etmemiz gerekir. Daha gelişmiş bir radara sahip olan Rafale, silahla yüklüyken düşük hızlardaki gösterdiği manevra kabiliyeti ile göz doldurmaktadır. Typhoon yüksek irtifa performansı, itki-ağırlık dengesi, uzun menzilli radarı, hızı, Meteor füzeleri ile birleştiğinde daha iyi bir BVR (Beyond visual range) uçağı ortaya çıkmaktadır. Elektronik harp (Spectra) ve AESA radar konusundaki Rafale daha üstün olmakla birlikte, Typhoon üretimde kaldığı sürece Rafale’e göre daha fazla gelişim potansiyeline sahiptir.

Basına sızan İsveç hava kuvvetlerini 2008/2009 yıllarda Rafale / Typhoon / Gripen arasında yaptığı değerlendirmeye göre Rafale A2A görevlerinin tamamında gelişmiş radar ve sensörleri ile en iyi performansı sergilemiş, pilotlarda en iyi etkiyi bırakan bir uçak olarak nitelendirilmiştir. En büyük zayıf yönü olarak belirtilen kaska entegre görüş sisteminin (HMD/S) olmamasına rağmen; pilota sensörleri sayesinde iyi bir farkındalık sağladığı söylenmiştir. Aynı değerlendirme raporu Typhoon’u bütün A2A görevlerini tam olarak yerine getirebilen, fakat elektronik harp ve sensör kapasitesi düşük bir uçak olarak değerlendirmiştir. Typhoon hava savunma ve eskort görevlerinde aynı anda bir çok uçağı takip edemese de uzun menzillerde hava önleme kapasitesi ile göz dolduran bir uçak olarak betimlemiştir. Benzer genlere sahip her iki uçağı da Avrupa semalarında ve dünyanın farklı bölgelerinde daha uzun süre uçar olarak göreceğiz ve gelişimlerini heyecanla takip ediyor olacağız.

Kıvanç Emir Örken

 

İletişim: Kivancemir1984@hotmail.com

Twitter: @EmirLouise

Kaynaklar:

https://www.aviationsmilitaires.net/v2/base/view/Model/1955.html

https://defenseissues.net/2015/11/01/dassault-rafale-vs-eurofighter-typhoon/

http://indiandefence.com/threads/rafales-mini-encyclopedia.15925/page-47

https://hushkit.net/2015/12/18/typhoon-versus-rafale-the-final-word/

https://hushkit.net/2017/10/03/the-top-ten-dog-fighters-of-2017-wvr-fighter-aircraft-assessment-updated/

http://kovy.free.fr/temp/rafale/pdf/12332.pdf

https://hushkit.net/2017/05/16/the-top-fighter-aircraft-of-2017-bvr-combat/