“Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Türk savunma ve havacılık sanayii ihracatı 2025 yılında toplam 10 milyar 16 milyon dolar seviyesine ulaştı.”
Eren Yiğitoğlu
Türk savunma sanayii, her geçen yıl üretim kapasitesini genişleten, teknolojik yetkinliğini derinleştiren ve ulusal güvenliğin omurgasını oluşturan stratejik bir sektör olarak küresel ölçekte dikkat çekmeye devam etmektedir. 2025 yılı, Türkiye’nin savunma sanayiinde kararlılıkla sürdürdüğü yerlileşme ve millîleşme politikalarının somut çıktılara dönüştüğü, ihracat performansının tarihi bir eşiği aştığı ve uluslararası rekabet gücünün belirgin biçimde arttığı bir yıl oldu.
2023 yılında 5,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen savunma ve havacılık sanayii ihracatı, 2024’te %29’luk artışla 7,154 milyar dolara ulaşarak önemli bir sıçrama kaydetti. 2025 yılı ise bu yükseliş trendinin ivme kazandığı ve yeni bir rekorun kırıldığı yıl olarak kayıtlara geçti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sanayii ihracatı 2025 yılında toplam 10 milyar 16 milyon dolar seviyesine ulaştı. Bu sayı, sektörün yalnızca üretim kabiliyetini değil, aynı zamanda sürdürülebilir ihracat yapısını ve küresel pazarlardaki etkinliğini de ortaya koymaktadır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da çeşitli platformlarda yaptığı konuşmalarda bu dönüşüme dikkat çekmekte, Türkiye’nin savunma sanayii ihracatında dünya genelinde 11. sıraya yükseldiğini ifade etmektedir. Erdoğan geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni’nde yaptığı konuşmasında, “Araştırma-geliştirme çalışmalarından tasarıma, yazılımdan seri üretime, tüm süreçleri yerli ve millî kaynaklarımızla yönetiyoruz. Şu anda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz.” sözleriyle sektörün ulaştığı seviyeyi vurguladı.
2025 yılı itibarıyla ulaşılan ihracat hacmi ve geliştirilen özgün sistemler, Türk savunma sanayiinin sadece bugünü değil, orta ve uzun vadeli stratejik hedefleri açısından da güçlü bir zemine sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çerçevede 2025 yılı, Türk savunma sanayiinin küresel ligde kalıcı bir aktör olma yolunda kritik bir kilometre taşı olarak değerlendirilmektedir.
2025’te Türk Savunma Sanayiinin Yükselişi çalışmasının tamamı Defence Turk Dergi 30′ncu sayısında.
Çalışmanın tamamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
Ocak 2025
3 Ocak
ASELSAN yılın ilk sözleşmesini ile DEARSAN-DESAN-ÖZATA İş Ortaklığı ile imzaladı. Sözleşme kapsamında deniz platformlarına yönelik; Elektronik Harp, Radar, Haberleşme, Seyrüsefer, Silah, Elektro-Optik ve Sualtı Sistemlerinin tedariki için sözleşme imzalandı.
Millî Denizaltı’nın (MİLDEN) ilk kaynağı Gölcük Tersanesi Komutanlığında, “TF2000 Hava Savunma Harbi Muhribi” ve “Millî Uçak Gemisi”nin ilk sac kesimleri ise İstanbul Tersanesi Komutanlığında yapılarak inşalarına başlandı.
7 Ocak
ASELSAN ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) Kamu Güvenliği Haberleşme Sistemlerinin tedarikine yönelik yeni sözleşmelere imza attı.
Bayraktar TB2, ASELSAN üretimi ANTIDOT-2U/S elektronik destek podu ile uçuş testini başarıyla gerçekleştirdi.
9 Ocak
ANKA SİHA, ROKETSAN tarafından geliştirilen L-UMTAS tanksavar füzesi ile test atışı gerçekleştirdi.
10 Ocak
BMC, ilk seri üretim yerli ve milli motorlu taktik tekerlekli zırhlı araçları, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim etti. 50 adet yerli motorlu VURAN aracı Kara Kuvvetleri Komutanlığına, 40 adet yerli motorlu VURAN aracı Jandarma Genel Komutanlığına ve 10 adet yerli motorlu KİRPİ aracı Kara Kuvvetleri Komutanlığına olmak üzere toplam 100 adet Yerli Motorlu Taktik Tekerlekli Zırhlı Aracı envantere kazandırıldı.
18 Ocak
Ambargo uygulanan Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemini Altınay Savunma Teknolojileri yerli ve milli olarak geliştirdi. “KUŞKAPANI” ürünü Denizde İkmal Muharebe Destek Gemisi (A1590) “TCG DERYA” ve Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL (F-515) ile birlikte Türk Deniz Kuvvetleri envanterine girmiştir.

Tarih, uluslararası ilişkiler ve savunma sanayii araştırmacısı









