Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında çatışmaları sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak üzere bir anlaşmaya varıldı.
ABD Başkanı Donald Trump ve İranlı yetkililere göre, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında çatışmaları sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak üzere bir anlaşmaya varıldı.
Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda, “İran İslam Cumhuriyeti ile Anlaşma artık tamamlandı. Herkese tebrikler! İşbu belgeyle Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz geçişe açılmasına ve bununla eş zamanlı olarak Amerika Birleşik Devletleri Donanması’nın ablukasının derhal kaldırılmasına tam yetki veriyorum. Dünyanın Gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Bırakın petrol aksın!” ifadelerine yer verdi.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreterliği ise Tasnim aracılığıyla yaptığı açıklamada anlaşmaya göre taraflar arasındaki tüm savaş halinin “derhal ve kalıcı olarak” sona ereceğini ve deniz ablukasının kalkacağını bildirdi. Konsey, nihai bir anlaşma için müzakerelerin başlayabilmesi adına ABD’nin mutabakat zaptı kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini ifade etti. Boğazın tam olarak ne zaman açılacağı ise belirsizliğini koruyor.
Trump 14 Haziran günü Truth Social’da yaptığı bir paylaşımda, kanalın “Cuma günü (19 Haziran) Anlaşmanın imzalanması üzerine, mayın temizleme amacıyla” açılacağını söyledi. NBC News’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre ABD Ordusu İran’ın boğaza mayın döşediğini henüz doğrulamadı.
İsrail’den tepki
İsrail’in 14 Haziran Pazar günü Lübnan’a düzenlediği ve hem İran hem de Trump’ın eleştirilerine neden olan saldırıya rağmen anlaşmanın kesinleşmesi göz önüne alındığında, İsrail’in bundan sonra nasıl hareket edeceği belirsizdi.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Başbakan Binyamin Netanyahu ile birlikte İsrail güçlerinin Lübnan, Gazze ve Suriye’de oluşturdukları “güvenlik bölgelerinde” kalacağını belirten “net bir politika yürüteceklerini” söyledi. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı ise “Trump’un anlaşması bizi bağlamaz. İsrail, Amerika Birleşik Devletleri’ne tabi değildir ve biz bağımsız ve egemen bir ülkeyiz!” ifadelerini kullandı.

Anlaşma; 28 Şubat’ta Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’e düzenlenen suikast ve ABD-İsrail’in İran genelindeki saldırılarıyla başlayan ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşını durdurmayı amaçlıyor. Nisan ayında müzakerelere olanak tanımak için ateşkes sağlandı, ancak savaş öncesinde dünya petrolünün yaklaşık %20’sinin geçtiği hayati bir ticaret yolu olan Hürmüz Boğazı üzerindeki anlaşmazlık sürerken her iki taraf da bazı saldırılara devam etti.
İran devletine bağlı Mehr Haber Ajansı’nın haberine göre, mutabakat zaptı taslağı 14 maddeden oluşuyor ve Lübnan dahil savaşın sona ermesini ve İran çevresindeki ABD güçlerinin geri çekilmesini içeriyor.
Mehr’in haberine göre mutabakat kapsamında İran ayrıca Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması uyarınca nükleer silah üretmekten kaçınma taahhüdünü de yineleyecek. Bu kapsamda Trump, müzakereler boyunca İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilemeyeceğini defalarca dile getirmişti. Mehr’e göre İran’a yönelik petrol ve bazı mali yaptırımların kaldırılacağı, ABD ve müttefiklerinin yeniden inşaya yönelik planlar sunacağı maddeleri de mutabakatta yer alıyor.
Nihai müzakereler için 60 günlük bir süre tanınacak ve bu süreçte nükleer silah geliştirme, geriye kalan yaptırımlar ve İran ile ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu kararlarına odaklanılacak. Bu süre zarfında İran’ın dondurulmuş yaklaşık 24 milyar dolarlık fonu serbest bırakılacak; bunun yarısı nihai müzakereler başlamadan önce gerçekleştirilecek.

İlgili Olarak

Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Mezunu. Savunma Sanayii ve Uluslararası İlişkiler Meraklısı









