ABD Donanması yaptığı resmi açıklamada, Orta Sınıf İnsansız Deniz Aracı (MUSV) projesi kapsamında 7 firmanın seçildiğini duyurdu.
ABD Donanması, deniz kuvvetlerinin dağıtık deniz operasyonları konsepti doğrultusunda kritik bir adıma imza attı. Donanma yaptığı resmi açıklamada, Orta Sınıf İnsansız Deniz Aracı (MUSV) projesi kapsamında prototip üretimi ve denizde test faaliyetleri için 7 firmayı seçtiğini duyurdu. Gelecek ay başlanması planlanan deniz testlerinde başarı gösteren firmalar, 15 milyon dolarlık ara fonlamanın yanı sıra seri üretim fazı için de doğrudan hak kazanacak. Tedarik ve deneme süreçlerinin 2026 Ekim ayına kadar tamamlanması hedefleniyor.
Defence News tarafından yapılan habere göre, Donanmanın belirlediği kısa listede hem küresel savunma devleri hem de otonom sistemlerde uzmanlaşmış yeni nesil girişimler yer alıyor. Deniz testlerinde kozlarını paylaşacak bu firmalar; Leidos, Huntington Ingalls Industries, Saronic Technologies, Sea Machines, Birdon, PacMar Technologies ve Galliano Marine Services olarak açıklandı. Güncel tedarik sürecinde demirbaş ana yüklenicilerin dışında kalan küçük ve inovatif tersanelere de kapı açan ABD Donanması, bu doğrultuda “MUSV Pazar Yeri” yaklaşımını devreye soktu.
Savunma tedarikinde stratejik bir paradigma değişimini simgeleyen bu yeni modelle, askeri gereksinimlere göre sıfırdan platform tasarlamak yerine, rüştünü ispatlamış sivil ve ticari otonom teknolojilerin hızla militarize edilerek sahaya sürülmesi amaçlanıyor. Öte yandan bu radikal yaklaşım, daha önceki Modüler Taarruz Deniz Aracı (MASC) programının iptal edilmesine neden oldu. Bu durum, eski programa ciddi yatırımlar yapmış olan bazı büyük savunma firmalarının ise tepkisini çekti.

Donanmanın belirlediği kritik kriterler
Yayımlanan güncel isterler dokümanı, MUSV platformlarının son derece zorlu coğrafi ve taktik çevre koşullarında görev yapacağını ortaya koyuyor. Donanmanın talep ettiği teknik parametrelere göre araçların, orta derece deniz koşullarında ve faydalı yük güvertesinde 25 ton yük taşırken, 25 knot sürat ile 2.500 deniz mili kesintisiz seyir siasına sahip olması gerekiyor. Gece ve gündüz tam otonom operasyon yeteneğinin yanı sıra dalga yüksekliklerinin 6 ila 9 metreye ulaştığı Deniz Durumu 7 (Sea State 7) koşullarında dahi hayatta kalabilme mimarisine sahip olacak platformlar için en kritik isterlerden biri de elektronik harp koruması olarak öne çıkıyor.
Bu doğrultuda platformların, merkezden gelen emirle tüm Radyo Frekansı yayınlarını tamamen keserek otonom seyrine devam edebilmesi ve sadece pasif sensörlerle çalışabilen “RF Pasif Modu”na sahip olması şart koşuluyor. Ayrıca araçların, kendi mekanik ve elektronik alt sistemlerini sürekli izleyerek kıyıdaki veya ana gemideki Komuta Kontrol (C2) istasyonuna otonom durum raporu geçebilmesi isteniyor. Bu otonom izleme altyapısı, lojistik ve bakım süreçlerinin optimize edilmesinde kritik rol oynayacak.
ABD Donanması bu hamleyle, özellikle Hint-Pasifik harekat alanında Çin Halk Kurtuluş Ordusu Deniz Kuvvetleri’nin (PLAN) sayısal üstünlüğünü ve bölgedeki askeri etkinliğini kırmayı hedefliyor. Daha önce bölgede 5 ay boyunca aktif görev icra eden Sea Hunter, Sea Hawk, Mariner ve Ranger İDA’larından elde edilen veriler ışığında, şu an 4 adet olan operasyonel USV sayısının 2030 yılına kadar yedi kat artırılarak 30’a çıkarılması planlanıyor. Ekim ayındaki deniz testlerinin ardından seçilecek yüklenici firmanın, 2027 mali yılında 5 ila 10 adet operasyonel MUSV’u doğrudan filoya teslim ederek ABD Donanmasında insansız dönemi hızlandırması bekleniyor.

İlgili Olarak:
ABD Donanması’nın yeni nesil savaş uçağı projesinde hareketlilik









