ABD, uçakların GPS’e ihtiyaç duymadan seyrüsefer yapmasını sağlayan MagNav manyetik navigasyon teknolojisini başarıyla test etti.
ABD Savunma İnovasyon Birimi (DIU), GPS bağımsızlığında önemli bir aşamaya geçerek manyetik seyrüsefer sistemini (MagNav) başarıyla test etti. Pasifik Okyanusu üzerinde uçan Embraer 170 tipi ticari uçakta kullanılan kuantum sensörleri, Dünya’nın manyetik alanındaki değişimleri yüksek hassasiyetle algılayarak uçağın konumunu ve yönünü belirledi. Bu gelişme, havacılık tarihinde bağımsız seyrüsefer sistemleri açısından kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor.
Birim, ilk teklif çağrısına 72 şirketin yanıt verdiğini ve prototip geliştirme çalışmalarına Honeywell Aerospace’in liderlik ettiğini belirtti. DIU Kill Web Portföyü Müdür Yardımcısı Kyle Norman gelişmeyle ilgili olarak şunları söyledi:
“Bu başarı, departmanımızın kuantum algılama öncelikleri açısından önemli bir kazanımdır ve MagNav yeteneklerinin artık uzak bir araştırma hedefi olmadığını göstermektedir. Problemin tespitinden ihale sürecine ve prototip aşamasına yalnızca birkaç ay içinde geçtik.”

Birimin açıklamasına göre, kesintiye uğrayabilen ya da manipüle edilebilen uydu sinyallerinin aksine, Dünya’nın manyetik izleri sabittir ve değiştirilemez. Bu durum, pilotların hava şartları, ışık düzeyi veya elektronik parazitlerden etkilenmeden seyrüsefer yapabilmesine imkân tanır. Gerçekleştirilen test uçuşu, belirgin coğrafi referansların yokluğu nedeniyle geleneksel yedek sistemlerin yetersiz kaldığı okyanus üzeri seyrüsefer zorluğunu da başarıyla aşmıştır.
Uçuş zor bir coğrafyada gerçekleşti
Airforce Technology’nin haberine göre, Honeywell Aerospace iş birliğiyle yürütülen test uçuşu; ABD’nin Washington eyaletindeki Seattle şehri yakınlarında yer alan Puget Sound ile güney Alaska arasında gerçekleştirildi. Uçağın dağ ve ada gibi coğrafi referansların bulunmadığı okyanus üzerinde GPS sinyali olmadan tamamladığı 4 saat 23 dakikalık uçuşta MagNav sistemi; radar tabanlı konumlandırma ve görsel referans gibi mevcut yedek seyrüsefer yöntemlerine kıyasla %89 daha yüksek konum doğruluğu sağladı.

Projenin elektronik harp senaryolarında GPS sinyalinin engellendiği durumlar için bağımsız ve güvenilir bir alternatif oluşturması hedefleniyor. 2024 yılında başlatılan “Kuantum Algılama Teknolojilerinin Geçişi” programı kapsamında kısa sürede fikirden prototipe dönüştürülen MagNav, elektronik harp koşullarındaki GPS karıştırma (jamming) ve aldatma (spoofing) tehditlerine karşı güçlü bir alternatif oluşturuyor. Sistem, Dünya’nın manyetik alanından sürekli yeni referanslar alarak geleneksel ataletsel seyrüsefer sistemlerindeki sensör kayması (drift) sorununu da engelliyor.
Topladığı verileri bir tablet üzerinden pilota sunarak kokpitte karmaşık donanım entegrasyonu gerektirmeyen bu teknoloji, farklı uçak tiplerine kolaylıkla uyarlanabiliyor. İlk aşama testlerini başarıyla tamamlayan MagNav’ın, ilerleyen süreçte ABD’ye ait C-17 Globemaster III nakliye uçağı üzerinde test edilmesi planlanıyor.
İlgili Olarak








