• Gizlilik
  • Koşullar
  • Hakkımızda
  • İletişim
ENG
DefenceTurk
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Genel Haberler
    • Kara Kuvvetleri ve Kara Sistemleri
    • Deniz Kuvvetleri ve Deniz Sistemleri
    • Hava Kuvvetleri & Havacılık ve Uzay Sistemleri
  • Özgün
    • Sistemler ve İncelemeler
    • Yazılar ve Analizler
    • Söyleşiler
  • Ürünler
    • Kara Araçları
    • Deniz Araçları
    • Havacılık ve Uzay Sistemleri
    • Silah Sistemleri
    • Radar ve Elektronik Harp Sistemleri
    • Entegre Güvenlik Sistemleri
    • Muhabere ve Elektronik Sistemler
    • Tedarik ve Ar-Ge Projeleri
  • Ansiklopedi
  • DergilerÜcretsiz Oku
  • Hizmetlerimiz
  • Dergi İçerikleri
  • Fuar Haberleri
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Genel Haberler
    • Kara Kuvvetleri ve Kara Sistemleri
    • Deniz Kuvvetleri ve Deniz Sistemleri
    • Hava Kuvvetleri & Havacılık ve Uzay Sistemleri
  • Özgün
    • Sistemler ve İncelemeler
    • Yazılar ve Analizler
    • Söyleşiler
  • Ürünler
    • Kara Araçları
    • Deniz Araçları
    • Havacılık ve Uzay Sistemleri
    • Silah Sistemleri
    • Radar ve Elektronik Harp Sistemleri
    • Entegre Güvenlik Sistemleri
    • Muhabere ve Elektronik Sistemler
    • Tedarik ve Ar-Ge Projeleri
  • Ansiklopedi
  • DergilerÜcretsiz Oku
  • Hizmetlerimiz
  • Dergi İçerikleri
  • Fuar Haberleri
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
DefenceTurk

ABD’nin insansız savaş uçağı programı: CCA

Yusuf Emir Işık Yazar: Yusuf Emir Işık
24 Ara 2025 19:28
Kategori: Özgün Yazılar
A A
0
ABD’nin insansız savaş uçağı programı: CCA

“Programın temel amacı, beşinci (F-35, F-22) ve geliştirilmekte olan altıncı nesil (F-47) insanlı savaş uçaklarına eşlik edecek, yapay zeka destekli, yüksek performanslı ancak maliyet açısından feda edilebilir veya düşük maliyetli insansız hava araçlarını (İHA) büyük ölçekte envantere katmaktır.”

ABD Hava Kuvvetleri’nin hava hakimiyeti stratejisinde son elli yılın en radikal dönüşümlerinden birini temsil eden İşbirlikçi Savaş Uçağı (Collaborative Combat Aircraft/CCA) programı, geleneksel insanlı havacılık doktrininden insan-makine işbirliğine (Manned-Unmanned Teaming/MUM-T) dayalı hibrit bir kuvvet yapısına geçişi simgelemektedir.

Bu yazıda ise bahse konu programın teknik parametreleri, operasyonel hedefleri ve mali süreçlerini incelenecektir.

CCA ve hedefler

Yeni Nesil Hava Hakimiyeti (Next Generation Air Dominance/NGAD) “sistemler ailesinin” bir parçası olarak kurgulanan CCA, niceliksel üstünlüğün kalitatif teknolojiyle birleştirilmesini hedefleyen “karşılanabilir kitle” (affordable mass) doktrininin bir çıktısıdır.

NGAD F-47

Programın temel amacı, beşinci (F-35, F-22) ve geliştirilmekte olan altıncı nesil (F-47) insanlı savaş uçaklarına eşlik edecek, yapay zeka destekli, yüksek performanslı ancak maliyet açısından feda edilebilir veya düşük maliyetli insansız hava araçlarını (İHA) büyük ölçekte envantere katmaktır. Bu girişim, Çin Halk Cumhuriyeti’nin pasifik bölgesindeki anti-erişim/alan engelleme (A2/AD) yeteneklerine ve sayısal üstünlüğüne karşı asimetrik bir yanıt olarak geliştirilmiştir. Planlama varsayımı, 200 adet NGAD savaş uçağı ve 300 adet F-35 uçağının her birine ikişer adet CCA eşlik etmesi senaryosu üzerinden, ilk etapta en az 1.000 adetlik bir filonun oluşturulmasıdır.

Her bir CCA’nın taarruz, istihbarat ve elektronik harp operasyonları yürütme gibi farklı bir görev setine ev sahipliği yapması planlanmaktadır. Bu yeteneğin, filoya operasyonel esneklik kazandırmakla kalmayacağı aynı zamanda özelleşmiş drone tasarımlarına yol açacağı ve teoride toplam birim maliyetini düşürerek, ABD Hava Kuvvetleri’nin uygun maliyetli filo elde etme hedefine daha da ulaşmasını sağlayacağı belirtilmekte.

MUM-T TACTICAL DISPLAY
NET: SECURE // FORMATION ACTIVE
SPD: MACH 1.6 FUEL: 85% İNSANLI SAVAŞ UÇAĞI İNSANSIZ (CCA) İNSANSIZ (CCA)
MUM-T MISSION PROFILE
SELECT MISSION MODE
İnsan-Makine İşbirliği (MUM-T) arayüzüne hoş geldiniz. Komuta uçağı ve İnsansız Wingman (CCA) filosu için bir görev modu seçin.

Kongre Gözetimi: Raporlar, Endişeler ve Bütçe Savaşları

CCA programı, sadece teknolojik bir girişim değil, aynı zamanda yoğun bir yasama denetimine tabi tutulan büyük ölçekli bir savunma harcaması kalemidir. ABD Kongresi, programın gerekliliğini kabul etmekle birlikte, özellikle otonomi, maliyet kontrolü ve konseptin olgunluğu konularında şüpheci ve denetleyici bir tutum sergilemektedir.

Kongre Araştırma Servisi’nin (CRS) hazırladığı “U.S. Air Force Collaborative Combat Aircraft (CCA)” başlıklı raporlar, yasama üyelerine programın risk haritasını çıkarmaktadır. CRS analistleri, programın başarısı önünde duran üç ana stratejik riski vurgulamaktadır:

  • Otonomiye Güven ve “Ölümcül Güç” Sorunsalı
  • CRS raporları, CCA’ların insan operatörlerden daha hızlı tepki verebilen yapay zeka (AI) algoritmalarıyla donatılacağını belirtmekte, ancak bu durumun yarattığı risklere dikkat çekmektedir. Kongre üyeleri, otonom sistemlerin muharebe sahasındaki karmaşık durumlara (örneğin dost-düşman ayrımı, sivil kayıpların önlenmesi) ne kadar güvenilir tepkiler verebileceği konusunda endişelidir. CRS, Kongre’nin “otonomiye daha fazla güvenmenin risklerini ve faydalarını” tartması gerektiğini vurgulamaktadır. Özellikle “insan döngüde” (human-in-the-loop) prensibinin, CCA’ların silah kullanımı sırasında ne kadar esnetileceği, etik ve yasal bir tartışma konusudur.
  • Maliyet Projeksiyonlarının Güvenilirliği (Augustine Yasası Uyarısı)
  • ABD Hava Kuvvetleri, bir CCA’nın maliyetinin, insanlı bir savaş uçağının (örneğin F-35) maliyetinin üçte biri veya dörtte biri oranında (tahmini 25-30 milyon dolar) olacağını öngörmektedir. Ancak CRS ve dış uzmanlar, savunma sanayiinde bilinen “Augustine Yasası”na (birim maliyetlerin zamanla eksponansiyel olarak artması) atıfta bulunarak bu hedefin gerçekçiliğini sorgulamaktadır. Raporlarda, ABD Hava Kuvvetleri’nin geçmişteki programlarında yaşanan maliyet aşımları hatırlatılarak, CCA programının da “görev kapsamı kayması” (mission creep) nedeniyle pahalılaşma riski taşıdığı belirtilmektedir. Kongre’nin, programın “karşılanabilir” (affordable) niteliğini korumak için sıkı bir mali disiplin talep etmesi önerilmektedir.
  • Depolama, Nakliye ve Lojistik Planlama Eksikliği
  • CRS raporlarında öne çıkan ve daha az tartışılan bir diğer konu, yüzlerce veya binlerce büyük boyutlu İHA’nın fiziksel yönetimidir. Raporlar, Hava Kuvvetleri’nin bu kadar büyük bir filoyu barış zamanında nerede depolayacağı, kriz anında harekat alanına nasıl nakledeceği ve bakımını nasıl yapacağı konusunda yeterli planlama yapıp yapmadığını sorgulamaktadır. Kongre’nin, Hava Kuvvetleri’nden “CCA depolama ve idame planları üzerine özel bir rapor” talep etme seçeneği masada durmaktadır.

Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi (GAO) ise programı daha teknik ve prosedürel bir perspektiften incelemekte, özellikle satın alma stratejilerine odaklanmaktadır. ABDHava Kuvvetleri, CCA programını hızlandırmak için “Orta Kademe Tedarik” (Middle Tier of Acquisition/MTA) yetkisini kullanmaktadır. Bu yetki, 5 yıl içinde prototip ve operasyonel kabiliyet sunmayı hedeflemektedir. Ancak GAO raporları (GAO-25-107569), MTA yolunun bazen teknoloji olgunluğunu tam kanıtlamadan üretime geçme riski taşıdığını belirtmektedir. GAO, programın hızlı ilerlemesi adına kritik test süreçlerinin atlanmaması gerektiği konusunda uyarılarda bulunmaktadır.

GAO’nun bilgi teknolojileri değerlendirmeleri, CCA gibi yazılım yoğunluklu sistemlerin siber güvenliğine dikkat çekmektedir. Otonomi çekirdeğinin düşman elektronik harp ve siber saldırılarına karşı direnci, donanım başarısından daha kritik görülmektedir. GAO, Savunma Bakanlığı’nın yazılım geliştirme pratiklerinin bu ölçekteki bir otonom ağ için yeterli olup olmadığını sorgulamaktadır.

Bütçe Tahsisatları

Kongre’nin Temsilciler Meclisi ve Senato Tahsisat Komiteleri, programın finansman musluğunu kontrol etmektedir. 2025 ve 2026 mali yılları (FY) için yapılan bütçe görüşmeleri, programın Kongre tarafından yakından izlendiğini göstermektedir.

Yönetim, CCA araştırma, geliştirme, test ve değerlendirme faaliyetleri için 557 milyon dolar talep etmiştir. Buna ek olarak, 2025 Uzlaşma Yasası (Reconciliation Act) ile programa 678 milyon dolarlık “zorunlu fon” sağlanarak, programın bütçe dalgalanmalarından korunması hedeflenmiştir.

Temsilciler Meclisi’nin FY2026 Savunma Tahsisat Yasası taslağı ise CCA için yaklaşık 495 milyon dolarlık bir fon öngörmektedir. Ancak rapora eklenen bir direktif ile ABD Hava Kuvvetleri’nin Kongre’ye programın statüsü hakkında “üç aylık brifingler” (quarterly briefings) vermesi zorunlu kılınmıştır. Bu, Kongre’nin program üzerindeki mikro yönetim arzusunu ve güven eksikliğini göstermektedir.

Senato Tahsisat Komitesi raporlarında, programın ikinci aşaması olan “Increment 2” için henüz net gereksinimlerin belirlenmediği ve bu belirsizliğin bütçeleme sürecini zorlaştırdığı not edilmiştir. Komite, ABD Hava Kuvvetleri’nin Increment 2 stratejisini netleştirmesini beklemektedir.

Programın Tarihçesi ve Teknolojik Kökenleri

CCA programı, son on yılda yürütülen bir dizi deneysel projenin, teknoloji gösteriminin ve stratejik arayışın birleşimiyle ortaya çıkmıştır. Bu tarihsel süreç, programın bugünkü modüler yapısını ve otonomi yaklaşımını anlamak için kritiktir.

Programın temelleri, “Loyal Wingman” (Sadık Kanat Adamı) konseptinin olgunlaşmasıyla atılmıştır. Bu süreçte üç ana girişim öne çıkmaktadır:

  1. Skyborg Vanguard Programı: ABD Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı (AFRL) tarafından başlatılan bu program, donanımdan bağımsız bir “Otonomi Çekirdek Sistemi” (Autonomy Core System/ACS) geliştirmeyi hedeflemiştir. Skyborg, bir uçağın nasıl uçurulacağından ziyade, bir uçağın nasıl “karar vereceği” üzerine odaklanmıştır. Kratos XQ-58 Valkyrie, General Atomics MQ-20 Avenger ve diğer platformlar üzerinde test edilen bu yapay zeka pilotu, bugünkü CCA otonomisinin temelini oluşturmuştur. 2024 bütçesinde Skyborg teknolojilerinin CCA’ya transferi için 51.7 milyon dolar aktarılmıştır.
  2. Düşük Maliyetli Feda Edilebilir Uçak Teknolojisi (LCAAT): Bu girişim, üretim tekniklerini modernize ederek (örneğin kompozit malzemeler, 3D baskı), bir savaş uçağının maliyetini ve üretim süresini radikal bir şekilde düşürmeyi amaçlamıştır. Kratos XQ-58 Valkyrie, bu konseptin ilk somut ürünü olarak, yüksek performansın düşük maliyetle elde edilebileceğini kanıtlamıştır.
  3. Avustralya Ortaklığı ve MQ-28 Ghost Bat: Boeing’in Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri ile geliştirdiği MQ-28 Ghost Bat, CCA konseptine en yakın, operasyonel olarak en olgun platformlardan biridir. ABD Hava Kuvvetleri, bu programdan elde edilen verileri ve teknolojileri CCA programına bir “teknoloji besleyicisi” olarak entegre etmiştir.
MQ-28 Ghost Bat hava-hava füzesi atışı

2024 yılında ABD Hava Kuvvetleri, teoriden pratiğe geçiş yaparak “Increment 1” (1. Faz) için bir yarışma başlatmıştır. Bahse konu yarışmaya Boeing, Lockheed Martin, Northrop Grumman, General Atomics ve Anduril Industries katılmıştır. Nisan 2024’te ABD Hava Kuvvetleri, geleneksel devler olan Boeing, Lockheed Martin ve Northrop Grumman’ı eleyerek, General Atomics Aeronautical Systems (GA-ASI) ve Anduril Industries firmaları ile üretim temsilcisi test araçları geliştirmek üzere sözleşme imzalamıştır.

Bu karar, ABD Hava Kuvvetleri’nin sadece teknoloji değil, aynı zamanda iş yapış biçimini de değiştirdiğinin bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Göreceli olarak daha küçük ve çevik firmaların seçilmesi, maliyet etkinliği ve hızlı prototipleme arzusunun bir yansımasıdır. Yarışmadan elenen Northrop Grumman, kendi öz kaynaklarıyla “Project Talon”u geliştirmeye devam ederken, Boeing MQ-28 çalışmalarını sürdürmektedir.

ABD’de Anduril özelinde tartışmaların sürdüğünü belirtmekte fayda var. Keza Anduril’in kısa sürede çok sayıda Pentagon ihalesini kazanması bazı soru işaretleri yaratmakta. Bu bağlamda ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in Anduril’e yatırım yaptığı biliniyor. Hatta Anduril, J.D. Vance’in portföyündeki en kazançlı şirket. Anduril’in Trump ve Vance’in göreve gelmesinden bu yana 220 milyon dolarlık devlet ihalesi aldığı ve değerlemesinde %125 artış görüldüğü de belirtilmekte.

Anduril Fury

Ortaya Çıkan Ürünler

Faz 1 kapsamında geliştirilen iki platforma, Hava Kuvvetleri tarafından resmi olarak “F” (Fighter/Avcı) serisi kodlar verilmiştir: YFQ-42A ve YFQ-44A. “Y” ön eki prototip statüsünü, “Q” insansız olduğunu, “F” ise savaş uçağı /fighter rolünü belirtmektedir. Bu isimlendirme, bu araçların birer yardımcı unsurdan öte, gerçek birer muharebe uçağı olarak görüldüğünü tescillemektedir.

General Atomics YFQ-42A

General Atomics’in tasarımı, firmanın “Gambit” serisi modüler İHA konseptine dayanmaktadır. YFQ-42A, otomotiv endüstrisindeki “şasi” mantığına benzer bir “ortak çekirdek” üzerine inşa edilmiştir. Bu çekirdek (iniş takımları, aviyonikler, temel yapı) üzerine farklı kanat ve gövde yapıları eklenerek farklı görevlere uygun “türler” üretilebilmektedir. Bu yaklaşım, üretim maliyetlerini düşürmeyi ve farklı varyantların (ISR, saldırı, eğitim) hızla geliştirilmesini sağlamaktadır. YFQ-42A, daha önce uçurulan XQ-67A “Off-Board Sensing Station” (OBSS) prototipinden türetilmiştir.

YFQ-42A, düşük radar izi özellikleri taşıyan tasarıma sahiptir. V-kuyruk yapısı, sırt kısmına monte edilmiş hava alığı da bulunmaktadır. İnsansız savaş uçağının dahili silah istasyonu bulunmaktadır. Bu istasyonun yaklaşık 4 metre uzunluğunda olduğu ve 2 adet AIM-120 AMRAAM füzesi taşıyabileceği tahmin edilmektedir. Dahili istasyon, stealth özelliğinin korunması için kritiktir. Sistemin ses altı yüksek hızda uçtuğu tahmin edilmektedir. Menzilinin 700 deniz mili (yaklaşık 1.300 km) üzerinde olduğu ve uzun süre havada kalma (endurance) odaklı olduğu değerlendirilmektedir. Sistem, ilk uçuşunu Ağustos 2025’te gerçekleştirmiştir.

YFQ-42A

Anduril YFQ-44A “Fury”

Anduril Industries’in tasarımı, şirketin 2023 yılında satın aldığı Blue Force Technologies tarafından geliştirilen “Fury” projesine dayanmaktadır. YFQ-44A, daha agresif, yüksek performanslı bir “fighter-like” (avcı benzeri) platformdur. Anduril, yazılım odaklı bir yaklaşım benimsemektedir. “Fury”, yüksek manevra kabiliyeti ve hız üzerine kurgulanmıştır. Şirket, “Arsenal-1” adını verdiği devasa üretim tesislerinde “hyperscale” üretim teknikleri kullanarak maliyetleri düşürmeyi hedeflemektedir.

Williams FJ44-4M turbofan motoru kullanan sistem, yaklaşık 6.1 metre uzunluğunda ve 5.2 metre kanat açıklığındadır (F-16’nın yaklaşık yarısı boyutunda). Fury’de kullanılan motor, ticari iş jetlerinde yaygın olarak kullanılan, bakımı kolay ve tedarik zinciri geniş bir motordur. Bu seçim, lojistik sürdürülebilirlik açısından stratejik olarak görülebilir. Fury’nin Mach 0.95 maksimum hıza (yüksek ses altı) ulaşabildiği ve +9G manevra limiti ile insanlı uçaklarla it dalaşı (dogfight) yapabilecek kapasitede olduğu belirtilmektedir. Servis tavanı 50.000 feettir. Harici veya dahili istasyonlarda 2 adet AIM-120 AMRAAM taşıma kapasitesi olduğu rapor edilmektedir. İlk uçuşunu Ekim 2025’te gerçekleştirmiştir.

Anduril Industries tarafından geliştirilen Fury insansız savaş uçağı (Görsel: @60Minutes)

Faz 2 ve hedefler

ABD Hava Kuvvetleri, Faz 1 devam ederken, daha gelişmiş kabiliyetler sunması beklenen “Increment 2” (Faz 2) için hazırlıklara başlamıştır. Ancak bu aşama, stratejik belirsizlikler ve bütçe kısıtlamaları ile karşı karşıyadır. Bu bağlamda Faz 2’nin gereksinimleri henüz kesinleşmemiştir. ABD Hava Kuvvetleri yetkilileri, bu aşamanın Faz 1’den daha yetenekli ve pahalı mı, yoksa daha basit ve ucuz mu olması gerektiği konusunda analizlerini sürdürmektedir.

Faz 1’de elenen firmalar (Boeing, Lockheed Martin, Northrop Grumman) Faz 2 için güçlü adaylardır. Northrop Grumman, “Project Talon” ile daha düşük maliyetli ve üretimi kolay bir tasarım sunarken, Lockheed Martin “Vectis” adlı “düşük görünürlüğe sahip” CCA projesi üzerinde çalışmaktadır.

Faz 2’nin uluslararası ortaklara açık olması planlanmaktadır. Özellikle İngiltere ve Japonya ile yürütülen Küresel Muharebe Hava Programı (GCAP) kapsamındaki otonom sistemler ile CCA arasında bir birlikte çalışabilirlik (interoperability) hedeflenmektedir. Bu, müttefiklerin mühimmat ve veri paylaşımını kolaylaştıracaktır.

Bu noktada KIZILELMA’nın da bir “atak” yapması beklenebilir. KIZILELMA, testler açısından CCA programı kapsamında geliştirilen insansız sistemlerden daha önde konumdadır. CCA’nın 1. Fazı kapsamında geliştirilen General Atomics YFQ-42A 2025 yılının Ağustos ayında ilk uçuşunu yapmışken Anduril’in YFQ-44A ise ise geçtiğimiz Ekim ayında ilk uçuşunu gerçekleştirmiştir. KIZILELMA ise ilk uçuşunu 14 Aralık 2022 tarihinde gerçekleştirmiştir.

KIZILELMA vs CCA Programı

Keza KIZILELMA’nın mühimmat testleri de sürmektedir. Geçtiğimiz aylarda hava-yer mühimmatlarını test etmeye başlayan KIZILELMA, geçtiğimiz ay Dünya’da bir ilki gerçekleştirmiş ve ilk defa insansız bir sistemden hava-hava füzesi ateşlenmiştir. Bu testi öne çıkaran husus, KIZILELMA’nın içinde bulunan MURAD AESA radarı ile hedefi tespit etmesi ve yerli GÖKDOĞAN hava-hava füzesini ateşlemesi olmuştur.

Ancak KIZILELMA ve CCA programı çıktılarının farklı mentalitelerde olduğunu belirtmekte fayda bulunmaktadır. CCA programı adından da anlaşılacağı üzere insanlı sistemlerin yükünü alacak ve onlarla beraber çalışacak sistemlerin ortaya çıkmasını hedeflemektedir. KIZILELMA ise doğrudan insansız bir savaş uçağı olarak görev alacaktır.

KIZILELMA GÖKDOĞAN füzesi ile

Otonomi Mimarisi ve Yazılım Entegrasyonu

CCA programının en devrimci yönlerinden biri, donanım (gövde) ile yazılımın (otonomi) birbirinden ayrı tedarik edilmesidir. Hava Kuvvetleri, uçağı üreten firmadan bağımsız olarak, otonomi yazılımını başka bir firmadan alıp entegre edebilme esnekliğini istemektedir. Bu “yönetilen otonomi” (governed autonomy) yaklaşımı, insan pilotun görev lideri olduğu, yapay zekanın ise taktik uygulayıcı olduğu bir hiyerarşiyi öngörmektedir.

Hava Kuvvetleri, 1. Faz platformlar için otonomi yazılımı sağlamak üzere iki firmayı seçmiştir (resmi olarak teyit edilmemiş olsa da endüstri kaynakları tarafından rapor edilmiştir):

  1. RTX (Raytheon): General Atomics YFQ-42A platformu için otonomi yazılımı sağlamaktadır. RTX, sensör entegrasyonu ve elektronik harp konusundaki derin birikimini otonomi algoritmalarına yansıtmaktadır.
  2. Shield AI: Anduril YFQ-44A platformu için “Hivemind” otonomi yazılımını sağlamaktadır. Shield AI, daha önce V-BAT İHA’larında ve F-16’larda (VISTA projesi) test ettiği bu yazılım ile öne çıkmaktadır. “Hivemind”, GPS veya iletişim olmayan (denied environments) ortamlarda bile uçağın görev yapabilmesini, tehditleri algılayıp manevra yapabilmesini sağlamaktadır.

Bu ayrım, bir firmanın gövde üretiminde sorun yaşasa bile, otonomi yazılımının diğer platformda kullanılmaya devam edebilmesini sağlayarak program riskini dağıtmaktadır.

X-62 (F-16 VISTA)

CCA üzerine

ABD’nin son yıllarda yürüttüğü askeri projeler incelendiğinde, projelerin Pasifik’te Çin ile gerçekleşebilecek olası bir çatışmaya yönelik “hazırlık için yürütüldüğü” görülebilmektedir. CCA programı da bu yönde bir proje olarak gözlemlenmektedir. Keza ABD kamuoyunda, ABD Hava Kuvvetleri’nin envanterinin hızla yaşlandığı, sayısal olarak üstünlüğünü kaybettiği ve Çin’e karşı hava üstünlüğü sağlamanın Pasifik’te zor olacağı bağlamında tartışmalar yürütmektedir.

F-22 savaş uçaklarının sayısal olarak yetersiz kaldığı ve menzil sınırlamalarının Pasifik’te ciddi dezavantaj oluşturacağı, F-35 teslimatlarının bütçe kısıtlamalarından dolayı yavaş ilerlediği ve F-15 gibi 4. nesil savaş uçaklarının yaşlandığı bağlamında eleştiriler yapılmaktadır. ABD Hava Kuvvetleri’nde görevli Orgeneral Mark Kelly, 2023 yılında konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kelimenin tam anlamıyla Hava Kuvvetleri’nin kas dokusunu tükettik; savaş uçağı kapasitesini ve hazırlık seviyesini azalttık, yaşlı platformlara ağır yük bindirdik ve daha kapsamlı idame faaliyetlerini zorunlu kıldık.” ifadelerini kullanmış ve eleştirilerin resmi kaynağını da oluşturmuştur. CCA’ya ek olarak ABD Hava Kuvvetleri’nin Yeni Nesil Hava Üstünlüğü (NGAD) programı, Çin karşısında muharebe üstünlüğünün korunması açısından kritik olacaktır; ancak NGAD’in insanlı bileşeninin kayda değer sayılarda hizmete girmesinin 2030’lu yılları bulması beklenmektedir.

F-22 savaş uçağı

Çin, gelişen teknolojisi ile ABD için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Çin’in yeni gelişen hava savunma ağı, ABD ordusunun operasyon serbestisini sürdürme ve Pasifik’te ABD’nin hava sahasını etkin biçimde kullanma kabiliyeti açısından ciddi bir meydan okuma teşkil edecektir. Ayrıca ülkenin çok sayıda savaş uçağı, füze, İHA gibi ileri teknoloji barındıran çalışmaları bulunmaktadır. Bahse konu projelerin kabiliyetleri ise bir bilinmezlik bulutu oluşturmaktadır. Bu noktada ürünlerin kabiliyetinden ziyade Çin’in çoklu adetlerde üretim kapasitesi de öne çıkmaktadır.

Çin’in çoklu üretim kapasitesi düşünüldüğünde ABD’nin Çin ile uçak uçağa, füze füzeye ya da gemi gemiye bire bir eşleşmeyi esas alan bir harp stratejisini ve kuvvet tasarımını benimseyemeyeceği açıktır. Böyle bir yaklaşım arzu edilir olsa dahi, ABD Savunma Bakanlığı’nın bunu gerçekleştirecek bütçe ve personel kaynaklarına ya da zamana sahip olması mümkün değildir. Pasifik’te ihtiyaç duyulan zaman ve yerde ABD kuvvetlerinin hava üstünlüğünü elde etmesini ve sürdürmesini sağlamak; Çin’in hava savunma yapısını bozacak, zayıflatacak ve bastıracak asimetrik kabiliyetlerin kullanılmasını gerektirecektir.

Benzer bir tehdidi ABD’nin soğuk savaş döneminde Avrupa’da da yaşadığı bilinmektedir. 1980’lerde DARPA tarafından yürütülen Assault Breaker girişimi, tarihsel bir emsal teşkil etmektedir. Dönemin net değerlendirmeleri, ABD Ordusu’nun Batı ve Doğu Almanya arasındaki sınıra erişim mesafesinde konuşlandırılmış Varşova Paktı’nın ağır topçu ve zırhlı kuvvetlerdeki büyük sayısal üstünlüğünü dengeleyemeyeceğini ortaya koymaktaydı. Bu üstünlük, Varşova Paktı’na Orta Avrupa’ya çok kısa bir ikaz süresiyle taarruz etme ve NATO kuvvetlerine karşı avantaj sağlama potansiyeli sunuyordu. DARPA ise hassas güdümlü silahlara, düşük görünürlüklü uçak teknolojilerine, güçlü havadan radar sistemlerine ve diğer istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) unsurlarına dayalı bir keşif-taarruz kompleksi geliştirmek amacıyla Assault Breaker girişimini başlattı. Bu yapının temel hedefleri, Varşova Paktı’nın birinci kademedeki kuvvetlerinin lojistik destek unsurları ile, birinci kademenin ilerleyişini istismar etmek üzere yoğun konvoylar halinde ileri doğru hareket eden ikinci kademe zırhlı birliklerdi. Assault Breaker, uzun menzilli radarlarla bu hedeflerin tespit ve takibini, ardından güdümlü füzelerle taarruz edilmesini öngörüyordu. Bu saldırılar, Varşova Paktı’nın taarruzunu bozmayı ve onun kütlesini ve momentumunu kendi aleyhine çevirmeyi amaçlıyordu.

CCA’nın da benzer bir hedefi olduğu söylenebilir. Öncelikle CCA’lar, Çin’in A2/AD mimarisinin belkemiğini oluşturan hava savunma sistemi üzerinde ciddi bir baskı yaratabilecektir. Çok sayıda, düşük maliyetli ve ağ merkezli insansız platformun eş zamanlı kullanımı, Çin hava savunmasının sensörlerini, komuta-kontrol ağlarını ve önleyici kapasitesini doyuma ulaştırmayı amaçlamaktadır. Bu durum, Çin’in uzun menzilli hava savunma füzelerinin ve savaş uçaklarının etkinliğini azaltırken, savunma sistemlerinin hangi hedefe öncelik vereceği konusunda karar verme süresini de kritik ölçüde kısaltabilecektir. İkinci olarak CCA’lar, ABD’nin insanlı platformlarını riske atmadan derinlikte harekât icra edebilmesini mümkün kılabilecektir. CCA’lar; ileri sensör, elektronik harp, hedef tespiti ve hatta taarruz rolleri üstlenerek F-35, F-22, B-21 gibi yüksek değerli insanlı platformlar için “öncü” veya “koruyucu” bir katman oluşturmaktadır. Bu yaklaşım, Çin’in erken safhada ABD hava gücünü yıpratmaya dayalı “ilk darbede avantaj sağlama” stratejisini zayıflatacaktır. CCA’ların maliyet asimetrisi yaratma potansiyeli de bulunmaktadır.

J-35 Fujian güvertesinde

Sonuç

İşbirlikçi Muharebe Uçağı (CCA) programı, ABD Hava Kuvvetleri’nin niceliksel küçülme sorununa ve Çin’in yükselen askeri kapasitesine karşı geliştirdiği iddialı bir yanıttır. Program ile sadece yeni insansız sistemlerin üretilmesi hedeflenmemektedir. Bahse konu program ile savunma tedarik süreçleri, lojistik altyapı ve hava harbi doktrini kökten değiştirilmektedir.

Ancak Kongre raporlarında da vurgulandığı üzere, programın önünde ciddi engeller bulunmaktadır. Birim maliyetlerin 30 milyon doların altında tutulması, programın “kitle” hedefine ulaşması için hayati önem taşımaktadır. Augustine Yasası’nın tekerrür etmemesi için Kongre’nin sıkı denetiminin devam etmesi planlanmaktadır. Donanım (YFQ-42A/44A) uçmaya başlasa bile, otonomi yazılımının karmaşık muharebe ortamlarında güvenilirliği kanıtlanmadan program operasyonel olamayacaktır. Bu süreçlerin de uzun yıllar alacağı düşünülmektedir. Çünkü teknik engellere ek olarak hukuki ve etiksel anlamda da soru işaretleri bulunmaktadır. Ayrıca İnsan pilotların, kokpitte yanlarında olmayan bir “robot kanat adamına” güvenmesi ve onu etkin bir şekilde yönetmesi, teknolojik olduğu kadar psikolojik ve doktrinel bir süreçtir.

Sonuç olarak, CCA programı, havacılık tarihinde jet motorunun veya stealth teknolojisinin icadı kadar büyük bir “basamak değişimi” potansiyeli taşımaktadır. 2020’lerin ikinci yarısında gerçekleşecek Increment 2 seçimleri ve ilk filoların operasyonel testleri, bu devrimin sadece kağıt üzerinde mi kalacağını yoksa hava sahasında bir gerçekliğe mi dönüşeceğini belirleyecektir. Projenin önündeki teknik ve ekonomik zorluklar ise soru işaretlerini sürdürmektedir.

Yusuf Emir Işık

Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Mezunu. Savunma Sanayii ve Uluslararası İlişkiler Meraklısı

Etiketler: ABDABD hava kuvvetleriCCACollaborative Combat AircraftİHAİnsansız savaş uçağıSİHA
Önceki Haber

Hindistan’dan yeni nesil hava savunma füzesi

Sonraki Haber

Yunanistan’dan FPV dron üretim tesisi

İlgili Yazılar

TEİ Genel Müdür Mahut Akşit’ten Önemli Açıklamalar: TS1400 ve TF-6000
Haberler

TEI Genel Müdürü Akşit: “TF6000 ile 5900 libre güce ulaştık”

1 hafta önce
ROKETSAN Genel Müdürü İkinci’den uygun maliyetli hava-hava füzesi açıklaması
Haberler

ROKETSAN Genel Müdürü İkinci’den uygun maliyetli hava-hava füzesi açıklaması

1 hafta önce
Rus hava savunma sistemlerinin tedarik zinciri ve dışa bağımlılık analizi
Yazılar ve Analizler

Rus hava savunma sistemlerinin tedarik zinciri ve dışa bağımlılık analizi

1 ay önce
KC-135 ile ikmal operasyonları | KC-135 Dosyası – 2
Özgün Yazılar

KC-135 ile ikmal operasyonları | KC-135 Dosyası – 2

2 ay önce
Havadan Yakıt İkmali ve KC-135 | KC-135 Dosyası – 1
Özgün Yazılar

Havadan Yakıt İkmali ve KC-135 | KC-135 Dosyası – 1

2 ay önce
SIPRI’nın ilk 100 listesine Türkiye’den 5 şirket
Yazılar ve Analizler

SIPRI’nın ilk 100 listesine Türkiye’den 5 şirket

2 ay önce
Sonraki Haber
Yunanistan’dan FPV dron üretim tesisi

Yunanistan'dan FPV dron üretim tesisi

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın

Google Haberler

Bültene Abone Ol!

İlginizi Çekebilir

Türkiye’nin ABD için savaş gemisi üreteceği iddiası
Deniz Kuvvetleri ve Deniz Sistemleri

Türkiye’nin ABD için savaş gemisi üreteceği iddiası

3 Şubat 2026
Rusya’dan anti-drone mühimmatı
Genel Haberler

Rusya’dan anti-drone mühimmatı

7 Şubat 2026

Ulusal Savunmanın Medyadaki Güçlü Sesi

@ 2021 Defence Turk. Tüm hakları saklıdır.

Ulusal Savunmanın Medyadaki Güçlü Sesi

  • ENG
  • Haberler
    • Deniz Kuvvetleri ve Deniz Sistemleri
    • Genel Haberler
    • Hava Kuvvetleri & Havacılık ve Uzay Sistemleri
    • Kara Kuvvetleri ve Kara Sistemleri
  • Özgün Yazılar
    • Sistemler ve İncelemeler
    • Söyleşiler
    • Yazılar ve Analizler
  • Hizmetlerimiz
  • Dergi İçerikleri
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Dergiler
  • ENG
  • Haberler
    • Deniz Kuvvetleri ve Deniz Sistemleri
    • Genel Haberler
    • Hava Kuvvetleri & Havacılık ve Uzay Sistemleri
    • Kara Kuvvetleri ve Kara Sistemleri
  • Özgün Yazılar
    • Sistemler ve İncelemeler
    • Söyleşiler
    • Yazılar ve Analizler
  • Hizmetlerimiz
  • Dergi İçerikleri
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Dergiler
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Giriş
  • ENG
  • Haberler
    • Deniz Kuvvetleri ve Deniz Sistemleri
    • Genel Haberler
    • Hava Kuvvetleri & Havacılık ve Uzay Sistemleri
    • Kara Kuvvetleri ve Kara Sistemleri
  • Özgün Yazılar
    • Sistemler ve İncelemeler
    • Söyleşiler
    • Yazılar ve Analizler
  • Hizmetlerimiz
  • Dergi İçerikleri
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Dergiler

© 2020 Tüm hakları saklıdır.
DefenceTurk

Tekrar Hoşgeldiniz!

Lütfen hesap bilgilerinizi girin

Şifrenizi mi unuttunuz?

Parolanızı kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen e-posta adresi veya kullanıcı adı girin.

Giriş

OTP Verification

OTP Verification


< Back

Defence Turk'ün Yeni Hizmetleri

Defence Turk sektöre yönelik yeni hizmetlerini sunar. Profesyonel ekibimiz sorunlarınıza çözümler üretmek için yanınızda!

Hizmetleri Keşfedin