Anasayfa Özgün Yazılar Yazılar ve Analizler Mali’de yaşananlar askeri darbe mi yoksa örtülü operasyon mu?

Mali’de yaşananlar askeri darbe mi yoksa örtülü operasyon mu?

0

Batı Afrika ülkesi olan Mali’de yaşanan askerî darbe akıllara “Mali’de ordu içerisinden bir grup kullanılarak örtülü operasyon mu düzenleniyor?” sorusunu getirdi. Zira tarihinde başka darbelere de tanıklık etmiş olan Mali, bugüne kadar darbelerden bir kazanç elde edememiş ve bir türlü istikrarlı bir yönetim paradigması da oluşturamıyor.

Mali Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita’yı Bamako’daki konutundan alıkoyan darbeci askerler daha sonra cumhurbaşkanını Kati kışlasına götürdü. Gece yarısı devlet televizyonundan yaptığı açıklamada istifa eden Keita, “İktidarda kalmak adına kan dökülmesini istemiyorum” açıklamasında bulunarak meclisi ve kabineyi feshettiğini duyurdu.[1] Cumhurbaşkanı Keita’nın istifasının ardından darbeci askerler devlet televizyonunda açıklamalarda bulundu. Darbeci askerler seçimlerin en kısa zamanda yapılacağını bu süre zarfında sivil bir geçiş hükümeti kurulacağını halka duyurdu. Bölgeden gelen sıcak gelişmeler çerçevesinde Cumhurbaşkanı Keita’nın evinin de yağmalandığı bilgisine ulaşıldı. Mali’de son üç aydır süren sokak olayları kuşkusuz bu darbenin yaşanmasında etkili bir rol oynadı. Muhalefet ve hükümet arasında yaşanan rekabetin halka yansıması, sokak olaylarının ve protestoların alevlenmesine neden oldu. Ülke içerisinde yaşanan gerginliğin bir türlü çözüme kavuşturulamaması, olayların kontrolünün sağlanamamasına ve darbeye giden sürece sebebiyet vermiş oldu.

Yaşanan askerî darbenin ardından Afrika Birliği (AfB) Barış ve Güvenlik Konseyi Mali’nin üyeliğini askıya aldı.

Mali’de yaşanan askerî darbenin ardından Afrika Birliği (AfB) Barış ve Güvenlik Konseyi sosyal medya hesabı Twitter üzerinden açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada ise Anayasal düzen yeniden tesis edilene kadar Mali’nin üyeliğinin askıya alındığı belirtildi. Açıklamada ordu tarafından zorla tutuklanan Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita, başbakan ve diğer hükümet üyelerinin de serbest bırakılması çağrısı yapıldı. [2]

Türkiye: Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita’nın Parlamento ve Hükümeti feshederek istifa etmeye zorlanmasını derin endişe ve üzüntüyle karşılıyoruz.

Mali’de yaşanan askerî darbenin ardından T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın internet sayfasında “Mali’deki Askeri Darbe Hk.” başlıklı bir açıklamaya yer verildi. Açıklama kapsamında yaşanan darbeyi derin endişe ve üzüntüyle karşılayan T.C. Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Keita ve tutuklu bulunan diğer üst düzey yetkililerin derhal serbest bırakılması gerektiğini ifade etti.

Mali’de 18 Ağustos 2020 günü Silahlı Kuvvetler içerisindeki bir grup tarafından yapılan darbe sonucu Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita’nın Parlamento ve Hükümeti feshederek istifa etmeye zorlanmasını derin endişe ve üzüntüyle karşılıyoruz.

Dost ve Kardeş Mali’de iç barış, güven ve istikrar ortamının süratle yeniden tesis edilmesi, Cumhurbaşkanı Keita ve tutuklu bulunan diğer üst düzey yetkililerin derhal serbest bırakılmaları ve ülkede anayasal düzene bir an önce geri dönülmesi yönündeki güçlü beklentimizi vurguluyoruz. BM, Afrika Birliği ve ECOWAS’ın bu amaçla yürüttüğü çabaları destekliyoruz.

Türkiye, içinden geçtiği bu zor dönemde dost ve kardeş Mali’nin yanında yer almaya devam edecektir.[3]

Türkiye-Mali İlişkileri

T.C. Dışişleri Bakanlığı internet sayfasından edinilen bilgiye göre: “Türkiye’nin Mali ile ilişkileri genel itibarıyla insani ve kalkınma yardımı faaliyetleri etrafında yoğunlaşmaktadır. Bu çerçevede, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığımız vasıtasıyla Mali’de çeşitli projeler gerçekleştirilmiş olup önümüzdeki dönemde de yeni işbirliği projeleri gerçekleştirilmeye devam edilecektir.”[4] şeklinde ifade edilmektedir. Aynı zamanda Mali’de Türkiye Maarif Vakfı okullarında eğitim verilmekte ve 1992 yılından bu yana Malili öğrenciler Türkiye Burslarından da yararlanmaktadırlar. İkili ilişkiler çerçevesinde ikili ticaret hacmi 2019 yılının sonunda yaklaşık 57 milyon ABD Dolarına ulaşmıştır. Bu çerçevede Türkiye’nin de Mali’de yaşanan darbenin ardından ikili ilişkilerinde nasıl bir tutum belirleyeceği merak konusu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mali’yi “Afrika İslam medeniyetinin en önemli merkezlerinden biri” olarak nitelendirdiği; “sömürgeciliği eleştiren” ve “hakça işbirliği” çerçevesinde yaklaşılan ikili ilişkilerin yaşanan darbe sebebiyle yeniden gözden geçirilmesi olası gözüküyor.

Mali’yi cumhurbaşkanı düzeyinde ziyaret eden ilk Türk lider Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Fransa’nın sömürgeci zihniyetine bir başkaldırı(!) mı?

Mali’de darbe gerçekleştiren askeri grubun kendilerine “Halkın Kurtuluşu Ulusal Komitesi” adını vermesi ile birlikte hâlihazırda ülkenin gelirlerinin neredeyse tamamının Fransa’ya aktarıldığı bir ortamda “Yaşanan darbe sömürgeci zihniyete bir başkaldırı mı?” sorusunu düşündürüyor. Zengin maden rezervlerine sahip olan Mali, neredeyse gelirlerinin tamamını Fransa’ya aktarıyor. Mali; altın, elmas, boksit, uranyum ve fosfat gibi birçok maden yönünden zengin bir ülke.[5] Ancak bu zenginliğin Mali’de yaşanan drama son vermediği de oldukça açık. Bitmeyen fakirliğin, açlığın ve hastalıkların kuşattığı ülkede, halkın elim ve haklı isyanı uzun süredir sokaklarda devam ediyordu. Protesto gösterilerinin baş gösterdiği tarih 5 Haziran olarak lanse edilse de olayların daha da öncelere dayandığını ifade edebiliriz. Fransız karşıtı gösterilerde bulunan Mali halkı, “Fransa’ya ve Fransa’nın dostlarına ölüm” yazılı pankartlarla öfke dolu sokak gösterilerine ve ateşli protestolara ev sahipliği yapıyordu. Yaşanan darbeyi ilerleyen süreçte Mali ordusunun içerisinde yer alan, halkın sesine kulak veren ve gerçekten vatansever bir grup askerin mi gerçekleştirdiğini yoksa bir başka devlet/devlet dışı aktörün yönetime el koyma ve Mali’yi yeniden sömürgeleştirme projesi olduğunu hep birlikte göreceğiz. Keza Fransa’nın dış politika sahnesinde oldukça kan kaybettiği bir dönemde Mali’de yaşanan bu durum da Fransa’ya güç kaybettiriyor gibi görünüyor. Ancak Fransa, Mali’de kendi sömürge anlayışına bir darbe senaryosu kurgulamış, uygulamış ve bu stratejisi sayesinde Mali halkının protestolarını durdurmayı amaçlamış da olabilir. Olayın iç yüzünü daha sağlıklı görebilmek ve okuyabilmek için yönetime el koyan askeri grubun tutumlarını dikkatle incelememiz ve yeniden yapılacak olan seçimi beklememiz gerekiyor.

Mali’de hükümet karşıtı gösteriler. ”Fransa’ya ve Fransa’nın dostlarına ölüm” yazılı pankart. Kaynak: Reuters.

Mali’de Ordu İçerisinden Bir Grup Kullanılarak Örtülü Operasyon mu Düzenleniyor?

Mali’de yaşanan askerî darbenin ardından akıllara Mali’de ordu içerisinden bir grup kullanılarak örtülü operasyon mu düzenleniyor? sorusu geldi. Mali’de gerçekleşen darbenin perde arkasında başka devletler ya da devlet dışı aktörler yer alıyor olabilir. Keza örtülü operasyon faaliyetleri kapsamında hedef devlet üzerinde müdahale gerçekleştirilmek istendiğinde bunu ordunun içerisindeki birtakım grupları kullanarak ya da destekleyerek sağlamak mümkün. Bir habere göre darbenin lideri konumunda bulunan Albay Malick Diaw’ın yakın zamanda Moskova’dan döndüğü belirtiliyor.[6] Bu görüşe göre Mali’de yaşanan askerî darbenin Moskova’dan destek aldığı ve Rusya’nın örtülü operasyonu olabileceği ifade edilebilir.

 Albay Malick Diaw

Örtülü faaliyetlerin kapsamına; hedef olarak nitelenen ülkelerde bölücü terör unsurlarına destek olma, hükümet darbelerine teşvik ve katkı sağlama, propaganda faaliyetleri kapsamında çeşitli medya gruplarına gizli parasal destekle algı operasyonları yapmayı da içine alır. Milli ve manevi değerleri gözden düşürerek, yozlaşmış bir kültür ve toplum yapısının oluşturulması yoluyla, toplumları önce içten, manen çökertme ve akabinde sömürme amacı taşımaktadır.[7]

Mali’de yaşanan bu darbenin hedefi, ülkenin Batı Afrika’da yer alan bir sömürü unsur haline gelmesinin hedeflendiği bir örtülü operasyon olabilir. Mali halkının sağduyuyu elden bırakmaması ve darbelerin yanında değil, millî iradenin yanında yer alması gerekiyor. İstikrarlı bir yönetim paradigmasının oluşumunda söz sahibi olmak adına topyekûn millet olabilmeyi ve demokrasinin yanında yer almayı başarmak durumundalar. Bunu da ancak, en kısa zamanda seçildiği halde istifaya zorlanmış Cumhurbaşkanı Keita’nın, feshedilmeye zorlanan parlemento ve hükümetin yanında yer almak kaydıyla ve bu darbeye gerekli reaksiyonu göstererek başarabilirler.

ÖMER MEMOĞLU 

Kaynakça:

  • [1] Darbeyi kim yaptı: Mali’deki albaylar darbesinin perde arkasında neler var? yenisafak.com/dunya/malide-darbeyi-kim-yapti-malideki-albaylar-darbesinin-perde-arkasinda-neler-var–3553837 [20.08.2020].
  • [2] Afrika Birliği Mali’nin üyeliğini askıya aldı tr.sputniknews.com/afrika/202008191042683832-afrika-birligi-malinin-uyeligini-askiya-aldi/ [20.08.2020].
  • [3] No: 177, 19 Ağustos 2020, Mali’deki Askeri Darbe Hk. www.mfa.gov.tr/no_-177_-mali-deki-askeri-darbe-hk.tr.mfa [20.08.2020].
  • [4] Türkiye-Mali İlişkileri mfa.gov.tr/turkiye-mali-siyasi-iliskileri.tr.mfa [22.08.2020].
  • [5] Mali’de Fransa karşıtlığı tesadüf değil trthaber.com/haber/dunya/malide-fransa-karsitligi-tesaduf-degil-510141.html [22.08.2020].
  • [6] Darbeyi kim yaptı: Mali’deki albaylar darbesinin perde arkasında neler var? yenisafak.com/dunya/malide-darbeyi-kim-yapti-malideki-albaylar-darbesinin-perde-arkasinda-neler-var–3553837 [20.08.2020].
  • [7] Gölpınar. H. Yumuşak Güç Bağlamında Örtülü Faaliyetler ve Algı Operasyonları. New Security Ecosystem and Multilateral Cost. 137-146.

Yıldız Teknik Üniversitesi

Türk Araştırmacı / Yazar

Bir cevap yazın

İlgini Çekebilir!

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne göre Türkiye’nin kendisini “savaşa” yakın hissetmesi durumunda alabileceği tedbirler

BAU Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi tarafından hazırlanan “Montrö Boğazlar …