İtalya merkezli Leonardo, Suudi Arabistan ile 4 adet C-27J deniz karakol uçağının tedarikine yönelik anlaşmaya imza attı.
Leonardo tarafından yapılan açıklamaya göre, Suudi Arabistan ile yeni bir anlaşmaya imza atıldı. Bu bağlamda şirket ile Suudi Arabistan arasında 4 adet C-27J deniz karakol uçağının tedarikine yönelik anlaşma imzalandı. Suudi Arabistan bu tedarikle birlikte C-27J uçaklarını kullanan 21. operatör ülke oldu.
Şirket tarafında yapılan açıklamada, “Bu önemli başarı, Leonardo ile Suudi Arabistan Krallığı arasındaki güçlü bağı teyit ediyor. Ve son dönemde (2025 Yazı) yangın söndürme, kargo taşımacılığı ve tıbbi tahliye görevlerine adanmış iki uçağın ülke içinde satın alınmasının ardından, Suudi Arabistanlı kullanıcılar tarafından sipariş edilen C-27J sayısını artırıyor.” ifadeleri yer aldı.

Ek olarak Leonardo, Suudi Arabistan’ın tedarik ettiği C-27J silahlı deniz karakol uçaklarının; tespit sensörleri ve su üstü/denizaltı izleme kabiliyetine sahip özel bir görev paketiyle donatılacağını açıkladı. Bu tedarik, Bab ül-Mendep ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilerin sürekli füze, İHA ve küçük tekne tehditleriyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde geldi. Riyad yönetimi zorlu havaalanlarından kalkış yapabilen ve uzun süre görevde kalabilen esnek bir devriye uçağı ekleyerek dünyanın en kritik iki deniz yolunda hem caydırıcılık hem de müdahale seçeneklerini genişletiyor.
Suudi Arabistan’a teslim edilecek olan uçaklar, silahlı versiyonda olacak. Bu durum, Suudi Arabistan’ı silahlı deniz karakol uçağı kullanan ilk ülke haline getiriyor. Teslimatların 2029 yılında başlaması planlanıyor.
C-27J deniz devriye uçağı
Suudi Arabistan’ın tedarik ettiği C-27J, C-27J nakliye uçağının farklı bir versiyonu olarak geliştirilmiştir. Uçak, çift motorlu turboprop olup altı kanatlı pervaneleri çalıştıran iki adet Rolls-Royce AE2100-D2A motoruyla güçlendirilmiştir. Bu özellikleri bakımından yaklaşık 325 knot azami seyir hızına ve 30.000 feet yüksekliğe çıkabilme kapasitesine sahiptir.

Deniz devriyesi için, Leonardo tarafından geliştirilen Havadan Taktik Gözlem ve Gözetleme Sistemi’ne (ATOS) odaklanan özel bir görev paketi kullanılmaktadır. Bu sistem, yüzey gemilerinin ve denizaltıların tespiti, tanımlanması ve takibi için optimize edilmiş çoklu sensörlerden gelen verileri birleştirmektedir. Uçak; AESA yüzey arama radarı, elektro-optik/kızılötesi taret, gemi takibi için Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) alıcısı, sinyal istihbaratı için elektronik destek önlemleri, manyetik anomali dedektörü ve sonoboy verilerini işlemek için akustik bir alt sistem ile de donatılabilir.
Son olarak C-27J uçaklarının en önemli özelliklerinden birisi ise özel görev ekipmanlarının büyük ölçüde sökülebilir olmasıdır. Konsollar ve bazı sensörler çıkarılarak uçak temel nakliye uçağı versiyonuna dönüştürülebilir. Bu nedenle aynı gövde, barış zamanında uzak kıyı tesislerinin ikmalinde, sel veya doğal afet durumlarında, insani yardımda ve izole adalardan yaralıların hızlı tahliyesinde kullanılabilir ve daha sonra yüksek yoğunluklu deniz güvenliği görevleri için yeniden yapılandırılabilir.
İlgili Olarak
Tarih, uluslararası ilişkiler ve savunma sanayii araştırmacısı









