Pakistan, Sudan’a savaş uçağı ve silah tedarikini öngören 1,5 milyar dolarlık anlaşmayı, Suudi Arabistan’ın anlaşmanın sonlandırılmasını talep etmesi üzerine askıya aldı.
Pakistan, Sudan’a savaş uçağı ve silah tedarikini öngören 1,5 milyar dolarlık dev anlaşmayı, Suudi Arabistan’ın finansman desteğini çekmesi ve anlaşmanın sonlandırılmasını talep etmesi üzerine askıya aldı. Reuters’ın iki Pakistanlı güvenlik kaynağı ve diplomatik bir kaynağa dayandırdığı gelişme, Hartum ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki iç savaşın yarattığı insani krizin gölgesinde, bölgedeki yabancı güçlerin nüfuz mücadelesini ortaya koydu.
Ocak ayında son aşamaya geldiği duyurulan bu anlaşma, aslında başından beri Suudi Arabistan’ın arabuluculuğunda yürütülüyordu; ancak o dönemde Riyad’ın bu alımı doğrudan finanse edeceği bilgisi kamuoyuna yansımamıştı. Keza Pakistan ekonomisinin en kritik can damarlarından biri olan Suudi Arabistan ile İslamabad arasındaki stratejik ortaklık, geçtiğimiz yıl imzalanan ve taraflardan birine yapılan saldırıyı her iki ülkeye yapılmış sayan “Karşılıklı Savunma Paktı” ile zirve noktasına ulaşmıştı.

Ancak bu yakın iş birliği, Sudan’daki dengelerin değişmesiyle sert bir viraja girdi. Reuters tarafından yapılan habere göre Mart ayında Riyad’da Sudan ordu liderleriyle bir araya gelen Suudi yetkililer, görüşmenin ardından sürpriz bir karara imza attı. Suudi yönetimi, sadece anlaşmayı finanse etmekten vazgeçmekle kalmadı; aynı zamanda Pakistan’a bu silah satışını tamamen durdurması yönünde açık bir mesaj göndererek projeyi rafa kaldırdı. Bu hamle, Riyad’ın bölgedeki vekalet savaşlarına bakış açısının ve finansal kaynaklarını kullanma önceliklerinin değiştiğini net bir şekilde ortaya koydu.
Güvenlik kaynakları, bazı Batılı ülkelerin Suudi Arabistan’a Afrika’daki “vekalet savaşlarından” uzak durması ve bölgedeki askeri gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınması yönünde yoğun telkinlerde bulunduğunu belirtiyor.
Sudan iç savaşında Suudi Arabistan mevcut orduyu (SAF) destekleyen bir tutum sergilerken, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ise paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (RSF) lojistik destek sağladığı iddiaları bölgedeki diplomatik uçurumu derinleştirmekte. Riyad’ın finansman desteğini çekerek anlaşmayı durdurma kararı, krallığın hem Afrika hem de Orta Doğu’daki nüfuz stratejisini kökten bir revizyona tabi tuttuğunun en güçlü işareti olarak değerlendirilebilir.
Bu hamle, sadece Sudan ile sınırlı kalmayıp Pakistan’ın küresel savunma sanayii hedeflerine de ağır bir darbe vurdu. Pakistan menşeli askeri sistemler, özellikle geçtiğimiz yıl Hindistan ile yaşanan sınır çatışmalarındaki performansıyla uluslararası pazarda ciddi bir ivme yakalamıştı. Ancak Suudi Arabistan’ın bu müdahalesi, Sudan projesinin ötesine geçerek Reuters’ın Aralık ayında duyurduğu Libya Ulusal Ordusu ile yapılan 4 milyar dolarlık dev anlaşmayı da uçurumun eşiğine getirdi. Kaynaklar, Suudilerin Libya politikasını da yeniden değerlendirmeye aldığını, bu durumun Pakistan’ın bölgedeki milyarlarca dolarlık savunma ihracatı planlarını büyük bir belirsizliğe sürüklediğini vurguluyor.

İlgili Olarak

Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Mezunu. Savunma Sanayii ve Uluslararası İlişkiler Meraklısı









