Olgun Yılmaz
1972 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından Amerika Birleşik Devletleri’nden satın alınan USS Gwin (DD-33) muhribi, Çanakkale Savaşı’nda kahramanca mücadele eden ve Kraliyet Donanması’na ait HMS Goliath zırhlısını batıran “Muavenet-i Milliye” gemisinin anısına TCG MUAVENET (DM-357) adını aldı. Türk Deniz Kuvvetleri’ne katıldığı günden itibaren Kıbrıs Barış Harekâtı başta olmak üzere 1992 yılına kadar verilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdi.
Ancak MUAVENET’in hikayesi, 2 Ekim 1992 gecesi Adalar Denizi ve Akdeniz’de yapılan NATO tatbikatı “Display Determination-92 / Kararlılık Göstergesi-92” sırasında trajik bir şekilde değişti. Tatbikat kapsamında görev yapan Amerikan uçak gemisi USS Saratoga’dan (CV-60) peş peşe ateşlenen 2 adet Sea Sparrow füzesi TCG MUAVENET’e isabet etti. Patlama sonucunda gemi komutanı Kurmay Yarbay Kudret Güngör dahil 5 denizcimiz şehit olurken, subay, astsubay ve erbaşlardan oluşan 22 denizcimiz ise yaralanmıştır. Bu yazımızda TCG MUAVENET’in Donanma envanterine katılışından hüzünlü ayrılışına kadar olan süreci ele alacağız.
USS Gwin’den TCG MUAVENET’e
31 Ekim 1943’te Bethlehem Steel Co., San Pedro tarafından Kaliforniya’da inşa edilen Gwin (DD-772), 9 Nisan 1944’te denize indirildi. 19 Temmuz 1944’te Hafif Mayın Döşeme Gemisi (DM-33) olarak yeniden sınıflandırılan geminin yaklaşık 49 senelik hizmet ömrü başladı.
1 Ocak 1969’da (MMD-33) olarak Hızlı Mayın Döşeme Gemisi olarak yeniden sınıflandırılan gemi, 15 Ağustos 1971’de Türkiye’ye devredilerek Çanakkale Savaşı’ndaki ünlü “Muavenet-i Milliye” gemisinin anısına, TCG MUAVENET (DM 357) adını aldı. ABD Donanması tarafından Allen M. Sumner Sınıfı Muhrip ve Robert H. Smith Sınıfı Hafif Mayın Döşeme Gemisi olarak adlandırılan gemi, aşağıdaki sahip olduğu yapılandırmasıyla dönemi itibarıyla Türk Deniz Kuvvetleri’nin vurucu güçlerinden birisi olmuştur.
TCG MUAVENET: Türk Deniz Kuvvetleri’nin Acı Hatırası çalışmasının tamamı Defence Turk Dergi 29′ncu sayısında.
Çalışmanın tamamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
Deplasmanı hafif durumda 2.380 ton ve tam yüklü 3.370 ton olan geminin boyu 114,7 metre, genişliği 12,45 metre ve su çekimi 5,73 metredir. Azami sürati 34 knot olan geminin ekonomik menzili 20 knot süratte 3.300 deniz milidir; personel mevcudu 363 kişidir. Silah donanımı, hava ve su üstü hedeflerine karşı kullanılan 3 adet ikiz 127 mm/38 (5”/38) çift maksatlı top, 6 adet ikiz 40 mm Bofors uçaksavar topu, 11 adet 20 mm Oerlikon topu, 2 adet 12,7 mm (.50 cal) makineli tüfek ile 2 adet denizaltı bombası rayı ve 4 adet denizaltı bombası atıcısından (projector/K-gun) oluşmaktadır. Tahrik sistemi ise 4 adet Babcock & Wilcox tipi kazan ile 2 adet General Electric dişli türbin içermekte olup toplam güç 60.000 shp ve gemi çift şaftlı tahrik sistemiyle donatılmıştır.
Kara Gece
Soğuk Savaş’ın ardından değişen güvenlik dengeleri içinde Türk Deniz Kuvvetleri, 1990’lı yılların başında Akdeniz’de giderek daha etkin bir varlık göstermeye başlamıştı. 15 Aralık 1990 tarihinde 6 NATO ülkesinin (Türkiye, Yunanistan, ABD, İngiltere, İspanya ve İtalya’nın) oluşturduğu NAVOCFORMED (Naval On-Call Force Mediterranean / NATO Akdeniz Çağrı Kuvveti) aktif hâle getirilmişti. Türkiye, bu oluşuma 1972’den itibaren bir muhriple düzenli olarak katılım sağlıyordu. Ardından bu görev gücü, Nisan 1992’de kalıcı bir yapıya kavuşturularak STANAVFORMED (Standing Naval Forces Mediterranean / NATO Akdeniz Daimî Deniz Görev Grubu) adını aldı. Bu dönemde Türk Donanması, özellikle Süveyş Kanalı yaklaşımları ile Kıbrıs-Süveyş hattında deniz ulaştırmasının güvenliği ve Irak’a yönelik deniz ticaretinin engellenmesi operasyonlarında aktif rol üstlenmişti. Hatta Türkiye Büyük Millet Meclisi, Basra Körfezi’nde oluşturulan koalisyon deniz gücüne bir fırkateyn gönderilmesi önerisini de gündeme almış, ancak Irak’la olan diplomatik dengeler nedeniyle bu karar uygulanmamıştı. İşte bu dönemde, Türk Deniz Kuvvetleri’nin bölgedeki etkinliği artarken, 25 Eylül-8 Ekim 1992 tarihleri arasında Akdeniz ve Adalar Denizi’nde gerçekleştirilecek planlı NATO tatbikatı “Display Determination-92” için hazırlıklar başlamıştı. Türk Deniz Kuvvetleri bu tatbikata, 1974’te Kıbrıs Barış Harekâtı’nda başarıyla görev almış TCG MUAVENET ile katıldı.
Tatbikatın ilk aşaması tüm katılımcılar için başarıyla tamamlanırken ikinci kısmı için ise tüm gemiler Saros Körfezi’ne intikale geçti. Ancak 2 Ekim 1992 günü gece saat 23.00 sularında yeşil periyot olarak adlandırılan tatbikat dışı bölümde kimsenin aklına gelmeyecek o trajik olay yaşandı. Tatbikata katılan TCG MUAVENET, yaklaşık 3 deniz mili mesafedeki Amerikan uçak gemisi USS Saratoga (CV-60) tarafından hedef alındı. Saratoga’dan 10 saniye arayla 2 adet RIM-7 Sea Sparrow füzesi ateşlendi.

Tarih, uluslararası ilişkiler ve savunma sanayii araştırmacısı









