Ukraynalı insansız hava aracı ve füze geliştiricisi Fire Point, FP-9 platformu üzerinden havadan fırlatılan bir balistik füze (ALBM) geliştiriyor.
Ukraynalı insansız hava aracı ve füze geliştiricisi Fire Point’in baş tasarımcısı Denis Shtilerman, şirketin FP-9 platformu üzerinden havadan fırlatılan bir balistik füze (ALBM) geliştirdiğini resmen doğruladı. Bu hamle, Ukrayna yerli savunma sanayisinin Rusya’nın tam kapsamlı işgalinden bu yana kazandığı ivmenin ve sadece drone teknolojisiyle sınırlı kalmayıp karmaşık füze sistemlerine yöneldiğinin en somut göstergesi olarak kabul edilebilir. Defence Blog tarafından yapılan habere göre şirket, halihazırda envantere giren FP-1 vuruş dronu ve Flamingo FP-5 seyir füzesinin ardından, FP-7 ve FP-9 balistik sistemleriyle vuruş ailesini genişletmeye devam ediyor.
Şu an geliştirilme aşamasında olan FP-9’un karadan fırlatılan versiyonu 800 kilometre gibi bir menzile sahip. Havadan fırlatılan (ALBM) konfigürasyonda ise bu menzilin çok daha öteye taşınması planlanıyor. Temel fizik avantajı burada devreye giriyor: Füze, kendisini taşıyan uçak sayesinde belirli bir irtifaya ve hıza halihazırda ulaşmış olduğu için, kendi yakıtını tırmanma için değil, tamamen ileri uçuş ve hızlanma için harcayabiliyor. Bu da uçağın füzeye sağladığı enerji sayesinde vuruş menzilinin yerdeki rampalara kıyasla devasa oranda artması anlamına geliyor.

ALBM sistemleri, genellikle hızlı bir savaş uçağı tarafından yüksek irtifaya çıkarıldıktan sonra serbest bırakılır. Bırakılma anından itibaren füze, hedefine doğru balistik bir yörünge izler. Bu sistemlerin temel avantajları şunlardır:
-
Hız ve dik açı: Hedefe çok yüksek hızlarda ve dik bir açıyla yaklaşmaları, onları seyir füzelerine (cruise missiles) göre imha edilmesi çok daha zor hedefler haline getirir.
-
Menzil uzatma: Taşıyıcı uçağın sağladığı irtifa ve başlangıç hızı, füzenin menzilini maksimize eder.
-
Standoff (Uzaktan Vuruş) kabiliyeti: Fırlatıcı uçak, düşman hava savunma sistemlerinin menziline girmeden füzeyi ateşleyebilir.
Dünyada Rusya’nın Kinzhal (MiG-31K üzerinden), İsrail’in Rampage ve Air LORA ve Türkiye’nin 300-ER ve İHA-230 gibi sistemleri bu kategorideki ürünler arasındadır.

Fire Point, sadece ALBM ile değil, geniş bir vuruş ailesiyle portföyünü büyütüyor. Şirket halihazırda uzun menzilli vuruş dronu FP-1 ve seyir füzesi Flamingo FP-5‘i sahaya sürmüş durumda. FP-7 ve FP-9 balistik sistemleri de ALBM varyantıyla birlikte geliştirilmeye devam ediyor.
Ukrayna için yerli bir ALBM geliştirmek, dış kaynaklı mühimmatlara olan bağımlılığı azaltırken, Rusya’nın derinliklerindeki lojistik merkezlerini, komuta noktalarını ve endüstriyel tesisleri vurma kabiliyeti kazanmak anlamına geliyor. Rusya’nın yoğun hava savunma ağları göz önüne alındığında, bu tür “uzaktan vuruş” silahları Ukrayna hava kuvvetleri için hayati bir koruma kalkanı sağlayacaktır.
İlgili Olarak

Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Mezunu. Savunma Sanayii ve Uluslararası İlişkiler Meraklısı








