Prof. Dr. Murat Yalçıntaş tarafından kaleme alınan “Yeni ALTAY’ın Bilinmeyen Hikâyesi” adlı kitabı okuyucuyla buluştu.
Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, Türk savunma sanayiinin en kritik projelerinden biri olan ALTAY tankının serüvenini kaleme aldığı yeni kitabıyla okurların karşısına çıktı. ALTAY projesi, salt bir teknik savunma girişimi olmanın ötesinde Türkiye’nin teknolojik tam bağımsızlık yolundaki kararlılığını ve stratejik özerklik iradesini tecessüm ettirmektedir.
Tankın geliştirme sürecinde ROKETSAN Mühendislik Direktörü olarak görev yapan Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, projeye dair merak edilen spekülasyonlara bu kitapta tüm ayrıntılarıyla açıklık getiriyor. Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, projenin en çok tartışılan başlıklarından biri olan zırh sistemlerine ilişkin kitabında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Zırh sistemlerinin temel hedefi, en üst düzey korumayı en hafif ağırlıkla sağlamaktır. Bu bir optimizasyon sorunudur ve mühendislik becerilerinin en zorlu sınavlarından biridir. Altay Projesi üzerinde çalışırken birçok yabancı zırh üreticisinin ürünleri bize sunuldu ve bu ürünlerin daha iyi olduğu yönünde görüşler dile getirildi. Ancak biz bu zırhların Altay’ın ihtiyaçları ve projenin gereklilikleri doğrultusunda, özellikle Altay’a yönelik tehditler kapsamında test edilmesi gerektiğini savunduk.
Yurtdışından temin edilen bu zırhlar, Şereflikoçhisar’daki açık test alanında ilgili tüm tarafların gözetimi altında denendi. Yapılan testler sonucunda hiçbir yabancı ürünün bizim geliştirdiğimiz zırh kadar başarılı olmadığı ortaya çıktı. Milli imkânlarla bir zırh sistemi geliştirmeye çalışırken önümüze sık sık ‘Bu zırh daha iyidir’, denilerek getirilen yabancı çözümler motivasyonumuzu bir ölçüde etkilese de aslında bu süreç kendi çalışmalarımızı sınama fırsatı yarattı. Testlerden elde edilen sonuçlar doğru yolda ilerlediğimizi ve emeklerimizin boşa gitmediğini gösterdi.”

Proje kapsamında tank zırhının Güney Kore’den geldiğine yönelik bir anlayışın olduğunu da belirten Yalçıntaş, bu söylemin de yanlış olduğunu aktardı. Yalçıntaş bu konu ile alakalı olarak şunları aktardı:
“‘Kore K2 tankının zırhı teknoloji transferi yapılarak Altay’a uygulandı’ şeklinde yanlış bir inanış var. Oysa Altay’ın zırh sistemi tamamen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin belirlediği gereksinimlere uygun şekilde sıfırdan tasarlandı. Hem kinetik hem de kimyasal enerjili mühimmata karşı dayanıklı olacak şekilde geliştirildi. Bu sistemin en önemli özelliklerinden biri gövdeyle birlikte modüler olarak tasarlanmış olmasıdır. Böylece en iyi ağırlık-performans oranına ulaşıldı.
Yani sonradan eklenen bir ‘add-on’ zırh sisteminden değil, tankın yapısal tasarımıyla bütünleşik bir koruma sisteminden bahsediyoruz. Bu da yalnızca yüksek etkili koruma-ağırlık optimizasyonu sağlamakla kalmadı, aynı zamanda tankın yapısal bütünlüğünü de güçlendirdi. Altay tankının tasarım isterleri Kore’nin K2 tankına kıyasla çok daha yüksekti. Bu nedenle projenin belli bir aşamasından sonra Koreli mühendislerin de yeni verilere ihtiyacı olmaya başladı. Malzemelerin balistik davranışı ve zırh tasarımı tehdit seviyesine göre farklılık gösterdiğinden, ihtiyaç duyduğumuz veriler onların elinde mevcut değildi. Tasarımın pek çok noktasında ve sistem gözden geçirmelerinde birlikte çalıştık, ancak gerekli verilerin oluşturulması tamamen bizim çabalarımızla gerçekleşti. Teknik destek sağlayıcının en büyük katkısı altyapı alanında oldu. Ekipmanların Kore’den kısa sürede temin edilerek burada kurulması konusunda Koreli mühendisler önemli bir rol oynadı. Ayrıca tasarımın en başında başlangıç verilerini de onlardan aldık. Ancak sonrasındaki tüm kazanımlar ve geliştirmeler ROKETSAN’ın zırh ve OTOKAR’ın sistem tasarım ekiplerinin ortak çalışmalarıyla elde edildi.”

Yalçıntaş ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın savunma sanayi projelerini büyük bir titizlikle takip ettiğini belirtiyordu. Dönemin SSB Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yaşanan atış testleri diyaloğu hakkında şunları ifade etti:
“ALTAY projesi devam ederken Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dönemin SSB Başkanı İsmail Demir arasında geçen diyaloğu Demir şöyle anlatıyor:
“Göreve geldiğim ilk günlerdeydi. Bir gün Cumhurbaşkan’ımız Recep Tayyip Erdoğan aradı ve ‘İsmail Bey, Altay tankının atışları isabetli olmuyormuş, öyle mi?’ diye sordu. Bu durum beni oldukça şaşırttı, çünkü elimde böyle bir bilgi yoktu. Yapılan sunumlarda herhangi bir sorundan bahsedilmemişti. Hemen ilgili ekibi toplayarak konuyu gündeme getirdim.
İlk başta arkadaşlarım böyle bir sorun olmadığını belirttiler. Ancak detaylı sorguladığımızda atış testlerinde tankın istenen İAVİ değerlerine tam olarak ulaşamadığı ortaya çıktı. Konu bir grup tarafından biliniyormuş ve zaten testler devam ettiği için sorun yakında giderilir diye raporlanmamış. Öyle de oldu ve mühendis arkadaşlar büyük bir özveriyle çalışarak bu sorunu kısa sürede giderdiler. Buradaki sıkıntı, ekibin bu durumu başlangıçta çok fazla önemsememesi ve sorunun giderileceği düşüncesiyle tüm kademelere aktarmamasıydı. Sayın Cumhurbaşkanı savunma sanayi projelerini büyük bir titizlikle takip ediyordu.”

İlgili Olarak
ALTAY tankına güç verecek BATU motorunun “Fabrika Kabul Testleri” tamamlandı
Tarih, uluslararası ilişkiler ve savunma sanayii araştırmacısı









