Çin, nadir toprak elementlerinin keşfi ve işlenmesine yönelik İran’a heyet gönderiyor.
Çin ve İran, stratejik açıdan önem arz eden kritik ham maddelere yönelik ortaklaşa çalışacak. Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı (NSFC), İran ile yürütülecek güncel ortak çalıştay programına “nadir toprak elementlerinin keşfi ve işlenmesi”ni ekledi. SCMP tarafından yapılan habere göre, iki ülke arasındaki bilimsel iş birliği; Pekin’in yurt dışına teknoloji transferini giderek daha fazla korumaya çalıştığı nadir toprak elementlerinin işlenmesi gibi stratejik açıdan hassas bir alana genişletiyor.
Çin dünyanın en büyük nadir toprak rezervlerine sahip ve küresel üretim ile işleme alanlarında baskın konumda bulunuyor. Ayrıca ülke, ilgili teknolojilerin yurtdışına transferini de giderek daha fazla kısıtlıyor. Aynı zamanda bu iş birliği, ABD-İsrail’in İran’la savaşı sürerken özellikle hassas bir dönemde gerçekleşiyor. ABD’nin 5 ay süren çatışma sırasında uzun menzilli hassas güdümlü füzelerinin “neredeyse tamamını” kullandığını bildirmişti.

Üstün manyetik ve elektronik özelliklere sahip 17 metalden oluşan nadir toprak elementleri; füze, savaş uçağı, radar ve elektronik bileşenleri de dahil olmak üzere sivil ve askeri sistemler açısından kritik öneme sahip.
Hollanda merkezli Hague Research Institute tarafından Şubat ayında yayımlanan analize göre, yapılan keşiflerde İran’ın merkezinde yaklaşık 7 bin km²’lik bir alanda nadir toprak elementi anomalileri tespit edildi. Ancak İran’ın maden çıkarma ve işleme kapasitesi henüz erken aşamada, ülke endüstriyel ölçeğe ulaşmaktan hala çok uzak.
ABD ise mühimmat stoklarını yenilemeyi ve Çin tedarik zincirlerine bağımlılığı azaltmayı amaçlayan kritik ham madde ve batarya projelerine 3 milyar dolar yatırım yapılacağını geçtiğimiz hafta açıklamıştı. ABD’nin 2025 yılında Çin’e karşı ticaret savaşı başlatmasının ardından Pekin, ABD’li üreticilerin tedarikini aksatan ve ABD’nin Çin’e bağımlılığını ortaya koyan nadir toprak elementleri ihracat kontrolleriyle karşılık vermişti.

Çin ve İran’ın ulusal bilim vakıfları arasındaki iş birliği, 2017 yılında imzalanan mutabakat zaptıyla başlamıştı. O tarihten bu yana iki ülke; matematik, biyoloji, tıp, yenilenebilir enerji, malzeme bilimi, iklim değişikliği ve yapay zeka da dahil olmak üzere araştırma projelerine fon sağlamakta. 2026 yılı destek çağrısı kapsamında; nadir toprak elementlerinin keşfi ve işlenmesinin yanı sıra hastalık tespitine yönelik nanomalzemeleri, kirlilik izlemeyi, depreme dayanıklı yapılaşmayı ve daha çevreci üretim yöntemleri de yer alıyor.
İlgili Olarak
Havacılık ve Uzay Mühendisliği öğrencisi. Savunma sanayii araştırmacısı.









