İran ve Ukrayna’da devam eden çatışmalar ABD’nin azalan mühimmat stoklarını gündeme taşırken, ABD’li uzmanlara göre asıl sorun bunun çok daha ötesine uzanıyor. Bu noktada yavaş işleyen tedarik süreçlerinin, savunma sanayii için kritik öneme sahip tedarik zincirlerini zayıflatmış durumda olduğu aktarılıyor.
National Defense tarafından yapılan habere göre maden şirketi NioCorp Development’ın CEO’su Mark Smith, sektör açısından hem mühimmat stoklarının yetersizliğinin hem de nadir toprak elementleri arzındaki eksikliğin “son derece ciddi bir sorun” olduğunu ifade ediyor.
Ulusal Güvenlik Enstitüsü’nün (National Security Institute) 15 Temmuz’da düzenlediği etkinlikte konuşan uzmanlar, ABD’nin savunma uygulamalarında kullanılan nadir toprak elementleri konusunda Çin’e aşırı bağımlı hale geldiğini ve bu minerallerin yurt içinde üretime kazandırılması sürecinin çok yavaş ilerlediğini de aktardı.

Etkinlik sırasında Smith, “Amerika Birleşik Devletleri’nde bir maden veya işleme tesisini bir gecede açamıyoruz.” dedi. Nitekim geçen yıl yayımlanan çalışmalarda, ABD’nin “bir madeni ve işleme tesisini faaliyete geçirmek için gereken yıl sayısı bakımından dünyadaki en kötü ikinci ülke” olarak sıralandığı ve bu sürenin ortalama 29 yıl olduğu ifade ediliyor.
Trump yönetimi döneminde konuya yönelik ilginin arttığını belirten Amerikan Girişim Enstitüsü (AEI) kıdemli araştırmacısı Mackenzie Eaglen ise mevcut girişimlerin arkasındaki idari yapıların ve finansman mekanizmalarının aşırı karmaşık olduğunu belirtiyor.
Eaglen, yeni üretim tesisleri, fabrikalar, patlayıcı ve kimyasal üretim tesisleri kurulmasına yönelik büyük ölçekli projelerin son derece karmaşık olduğunu ve hükümette görev yapan birçok kişinin daha önce bu tür projelerde ya da sanayi sektöründe deneyim sahibi olmadığını ifade etti.
Bu bağlamda Eaglen’e göre kurumlar arasında koordineli bir çalışma yürütülmüyor ve Pentagon, Savunma Bakanlığı müşterilerinin karşılaştığı sorunları çözmeye yönelik üst düzey bir yönlendirme bulunmadığı için sürekli engellerle karşılaşıyor.

Reform arayışı
Ronald Reagan Enstitüsü Politika Direktörü Rachel Hoff ise devam eden çatışmaların yalnızca mevcut zafiyetleri görünür hale getirdiğini, ABD’nin mühimmat stoklarındaki eksikliğin İran ve Ukrayna’daki operasyonlardan çok önce başladığını belirtti. Konuyla ilgili olarak Hoff şu ifadeleri kullandı:
“Bir bakıma bu iyi değil; çünkü uzun süredir var olan bu büyük sorunu ancak şimdi fark ediyoruz. Ancak diğer yandan bunun olumlu bir tarafı da var. Kongre, Savunma Bakanlığı ve siyasi liderlik bu fırsattan yararlanabilir.. Sanayi, yalnızca mühimmat tedariki ve stoklarındaki eksikliklerle değil, aynı zamanda bunların yeniden inşası için gerekli altyapıyı oluşturan sorunlarla da mücadele ediyor.”
Beacon Global Strategies Ulusal Güvenlik Teknolojisi Uygulaması Başkan Yardımcısı Dominique Yantko da soruna yönelik farkındalığın arttığını belirterek, “Sanırım son 18 ayda, daha hızlı geliştirilen ve sahaya dayalı yetenekler üreten yeni katılımcılar için katılım yollarının olduğu, ibreyi gerçekten bu konuya çevirmeye başlayan bazı reformlar gördük.” dedi. Nitekim çok yıllı hükümet çerçeveleri endüstriye talep göndererek yatırımı daha erken sağlamalarına olanak tanıyor.

Öte yandan geçici bütçe düzenlemelerinin de süreçleri önemli ölçüde yavaşlattığı değerlendiriliyor. Keza Eaglen, bu uygulamaların neredeyse tüm faaliyetleri durma noktasına getirdiğini ve Savunma Bakanlığı’nın iki yıl boyunca geçici bütçelerle faaliyet göstermesinden kaynaklanan finansman eksikliğinin mühimmat üretiminin tüm aşamalarını etkilemeye devam edeceğini bildiriyor.
İlgili Olarak
Pentagon’dan 1,2 milyar dolarlık “nadir toprak elementi” yatırımı
Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğrencisi. Uluslararası İlişkiler ve Savunma Sanayii araştırmacısı.









