Anasayfa Haberler Genel Haberler Birleşik Krallık’ın askeri üslerinin geleceği ne olacak?

Birleşik Krallık’ın askeri üslerinin geleceği ne olacak?

0

Birleşik Krallık, uzun zamandır Almanya’dan çekilme planlarına rağmen, bazı tesislerini muhafaza etmeye ve personel seçmeye karar verdi. Bu durum NATO’ya ve Rusya’ya hangi mesajı gönderiyor?

Dünya, geç kalan askeri duruşların bolluğuna, özellikle Rusya, Çin ve Batı tarafından, tanık oldu. Böyle bir durum geçmişte muhtemelen testesteron güdümlü kas esnemesi olarak düşünülüp, ciddiye alınmazdı. Ancak son zamanlarda işler daha kötü bir şekle büründü.

Birleşik Krallık’ın 20 yıl boyunca en büyük askeri tatbikatlarından biri olan Birleşik Krallık’ın Umman eğitim tatbikatının başında konuşan İngiliz Zırhlı Piyade Tugayı Komutanı Tuğgeneral Zac Stenning: “Birçok tehditle karşı karşıyayız; dünya belirsizliklerle dolu. Ordu olarak politik liderlerimize seçenekler sunabilmek istiyoruz. ” dedi.

Umman çölünde düzenlenen ortak tatbikat, Rusya’ya karşı simüle edilmiş bir çatışma için altı savaş gemisi, 200 zırhlı araç ve 5,500 Birleşik Krallık personeli ile 60,000 Umman Silahlı Kuvvetleri (Sultan’s Armed Forces) personelini bir araya getirdi. Bu tatbikat, Britanya’nın şu anda dünyanın her yerinde bulunan ve sayıları 16 olan askeri üslerdeki askeri varlığının önemini vurguladı.

Cranfield Üniversitesi Savunma Edinme Merkezi’nden askeri üslerin varlığı ve anlamı için konuşan Peter D Antill, “Askeri güç üretmek ve sonra onu ana üsten operasyon sahasına taşımak kaynak ve zaman alıyor.” diyor ve sözlerine şunu ekliyor “Bir üs ya da üslerin olması, bir devletin askeri bir gücü yerinde tutabileceği ve bir kriz meydana geldiğinde buna daha hızlı tepki verebileceği anlamına gelir.”

Britanya’nın Almanya’daki Askeri Üssü

Birleşik Krallık’ın 2010 Stratejik Savunma ve Güvenlik İncelemesi, Birleşik Krallık’In Almanya’da asker konuşlandırmasının 2019’a kadar sona ereceğini gösteriyor; akıllarda soru işareti bırakan bir hareket. Bununla birlikte, Savunma Sekreteri Gavin Williamson, Eylül ayında stratejide kısmi bir değişiklik olduğunu açıkladı: “Dünyadaki İngiliz varlık noktalarımızı arttırıyoruz. Almanya’daki tesislerimizi kapatmayacağız ve orduyu ilerletmek için onları kullanmayacağız. ”
Çekilme tamamlandıktan sonra, Almanya Paderborn’daki 116 km² büyüklüğündeki Sennelager Eğitim Alanında yaklaşık 185 İngiliz Ordusu personeli ve 60 Savunma Bakanlığı (MOD – Ministry of Defence ) personelinin ülkede kalacağını doğruladı.

Antill, hareketin açıkça Rus etkinliklerinin tırmanışına bir cevap olduğunu söylüyor. “Sebepler, muhtemelen Soğuk Savaş’ta olanlar ile aynıdır” diyen Antill sözlerine “Soğuk Savaş ilerledikçe, Birleşik Krallık, İmparatorluğunu elden çıkarmaya ve dünyadaki emperyal garnizonlar olarak hareket eden güçlerini yeniden yerleştirmeye başladı. Ancak, onları tekrar ana üsse yerleştirmenin yanı sıra, Birleşik Krallık, olası Sovyet saldırganlığına karşı caydırıcı davranmak için Batı Avrupa’daki askeri gücünü artırmayı seçti.” diyerek devam etti.

Geleceğe Bir Bakış

Artan Rus saldırganlığıyla, Başkan Trump’ın NATO üyelerini fırçalaması ve ABD’nin küresel savunma stratejisinin belirgin bir şekilde yeniden odaklanması Birleşik Krallık’ı ve müttefiklerini hangi durumda bırakıyor?

Zirvede, Birleşik Krallık’ın Batı Almanya’da bulunan ve bir çatışmanın çıkması durumunda 150,000’e kadar çıkma potansiyeli olan 55,000’den fazla personeli vardı Açıkçası, şimdi durum böyle olmayacak, ancak Birleşik Krallık, Mönchengladbach’daki Ayrshire Kışlası’nı, cephanelere erişimi olan 2 bin aracı barındırma kapasitesine sahip olacak. Antill, “Aslında, bölgede güçlerin olması önleyici olabilir ve durumun bir çelişkiye düşmesini engelleyebilir. Bu, NATO’yu desteklemek için İngiliz kuvvetlerinin Avrupa’da varlığının sürdürüleceği anlamına gelirse, umarım böyle bir güç ittifakın önleyici duruşuna katkıda bulunmuş olur.” dedi.

Savunma Bakanlığı’nın Değişen Stratejisi

“2001’den bu yana, on yıldan fazla bir süredir İngiliz Ordusu öncelikle kontrgerilla harekatı yönetmeye odaklandı. Bunun ekipman alımı ve Savunma Bakanlığı tarafından lojistik destek sağlanması üzerinde etkisi oldu. ” diyor Antill. Ancak İngiliz Ordusu ve MOD şimdi doğada çok daha seferi olmaları için kendilerini yeniden yönlendirmeye devam ediyor. “Gelecekteki çatışmalarda, yavaş yavaş değişmesine rağmen denizaşırı üslerin eksikliği, Birleşik Krallık’ın operasyon sahasına yakın bir yere sahip olacağının veya ev sahibi ülke desteğine dayanabileceğini garanti edemeyeceği anlamına geliyor” dedi Antill.

Bugün devletin birçok işlevinde olduğu gibi, bütçeleme çok önemlidir. Antill’in, ‘hafif’ ve ‘orta’ güçlerin (Kraliyet Denizcileri, hava birlikleri ve hafif piyadelerin) yanı sıra, yeni kurulan Mekanize Piyade Tugayları, Orta ve Doğu Avrupa’daki Rusya ile çatışmaya büyük önem verildiğine inanması ‘ağır’ kuvvetlere ihtiyaç olduğu anlamına gelir, bu yüzden askeri üsler zorunludur. “Savunma bütçesinin ne kadar gergin olduğu göz önüne alındığında, tüm bunları kapsayacak donanıma, eğitime ve lojistik desteğe uygun şekilde finansman sağlayabilmek, yalnızca Birleşik Krallık için değil NATO’nun çoğu için de bir zorluk teşkil edecektir” dedi.

Orta Doğu Hevesi

ABD odak noktasını Uzak Doğu’ya çevirirken, Orta Doğu hükûmetleri gelecekteki savunma politikalarını dikkate almakla yetindiler. Bu durumun Birleşik Krallık’ın bölgedeki profilini yükseltmesine, tercihen Fransa gibi askeri gücü belirleyebilecek müttefikleriyle çalışmasına olanak verdiğini söylüyor Antill.

Birleşik Krallık’ın Orta Doğu’da uzun zamandır çıkarları olmasına rağmen, askeri erişimi 1960’lardan bu yana takip eden hükûmetler ve küresel olaylar tarafından engellenmiştir. NATO’daki üyeliği, Yemen’deki Aden üssünde gerçekleşen geri çekilme de dahil olmak üzere bölgedeki İngiliz stratejisini dolaylı olarak hazırladı. Umman ile yapılan son Saif Sareea 3 ortak tatbikatı, daha büyük bir askeri varlığın yeniden kazanılması için umut verici bir başlangıç, ancak Antill’e göre, bunun büyük bir ilerleme olması gerekmez. “Bunun, Birleşik Krallık’ta geniş çapta kalıcı bir varlığın ve dolayısıyla bölgesel temelli güçlerin yeniden kurulmasına dönüştürülebilir olup olmadığı tartışmaya açık. Sadece maliyet açısından değil, orada hangi güçlerin bulunabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. ”dedi.

Birleşik Krallık, bu yılın başlarında Kraliçe Elizabeth sınıfı uçak gemileri büyüklüğündeki gemileri destekleyebilecek nitelikteki Bahreyn’de bulunan HMS Jufair üssünün açılmasıyla Süveyş’in doğusuna döndü. Ada devleti aynı zamanda Kraliyet Donanmasının mayın karşı önlem gemilerini destekleyen Birleşik Krallık Deniz Bileşeni Komutanlığı’na da ev sahipliği yapıyor.

Umman, halen inşaat halinde olan en yeni Birleşik Krallık askeri lojistik merkezi ve eğitim tesisine ev sahipliği yapacak.
Duqm’da yer alan Birleşik Krallık ortak lojistik destek üssü kuru havuza sahip olacak ve nükleer denizaltıları ve Kraliçe Elizabeth sınıfı gemileri barındırabilecek. Antill, “Liman coğrafi olarak elverişli bir konumda ve gelecekte Körfez Demiryolları tarafından diğer Fars Körfezi ülkelerine bağlanabilir” dedi. Bölgedeki diğer üsler Katar’daki bir Kraliyet Hava Kuvvetleri ileri karakolu, RAF (Royal Air Force) Al Udeid’dir.

NATO’daki Dalgalanmalar

Batı’ya yönelik tehditler değişmeye başladığında NATO onlarla birlikte değişmek zorunda. Bu yılın başlarında, Birleşik Krallık Ordusu Genelkurmay Başkanı General Sir Nick Carter, Britanya dünya sahnesinde ciddi bir oyuncu olmak istiyorsa Başkan Tump’ın NATO müttefikleri konusundaki söyleminin tuzağına düşmeden birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Birleşik Krallık’taki çoğu personelin Almanya’dan çekilmesi, ABD’li meslektaşlarının artmasıyla karşılandı. ABD Savunma Bakanlığı, yalnızca 36 Alman tesisine yerleştirilmiş 33,000 ABD personeliyle “NATO’ya olan bağlılığımızın ve Avrupa güvenliğini destekleme konusundaki kararlılığımızın bir göstergesi” olarak ilave 1,500 personel yolladığını açıkladı. Bu arada Birleşik Krallık, Rusya’nın Kuzey Kutup Bölgesi Arktik’teki etkinliğine cevaben Norveç’e 800 asker göndermeyi planlıyor ve orada 2019’da faaliyete geçecek yeni bir üs inşa ediyor. Antill, “Birleşik Krallık Hükûmeti’nin ve NATO’nun stratejik karar alma sürecinde Rusya’nın önemi artmışsa, bu şüphesiz Birleşik Krallık’ın savunma alımlarının geleceği için sonuçlar doğuracaktır” dedi. Bu sonuçlardan bazılarını zaten gördük. Başka ne anlama gelebileceğine gelince, bunu sadece zaman gösterecektir.

Andrew Tunnicliffe’in yazısından Türkçe’ye çevrilmiştir.

İlginizi çekebilir:

İngiliz Typhoon’larına Meteor füzesi

İlgini Çelebilir!

Dost ve kardeş ülke Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü kutlu olsun

Dost ve kardeş ülke Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü kutlu olsun Azerbaycan’ın bağımsı…