Anasayfa Özgün Yazılar Yazılar ve Analizler Asimetrik Donanma: İran Deniz Gücü

Asimetrik Donanma: İran Deniz Gücü

0

Dosta korku düşmana güven veren olarak nitelendirilebilen İran İslam Cumhuriyeti’nin deniz gücüne tek başına bir büyük donanma diye bahsetmek mümkün değildir. İran deniz gücü iki ayrı tam anlamıyla bağımsız iki kuvvetten oluşmaktadır.

Birincisi İran İslam Cumhuriyeti Donanması ikicisi ise İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri’dir.

İran İslam Cumhuriyeti Donanması, yapılanma olarak klasik silahlı kuvvetler donanmalarına benzer bir yapıdadır. Silah sistemleri, hiyerarşik yapıları, operasyonel planlamaları ve davranış şekilleri dünyadaki örneklerine benzemektedir.

Önceden olan adı ile İran “İmparatorluk” Donanması 1960’ların sonlarına kadar Basra körfezi ve Umman bölgesi deniz kontrolü İngiliz ve Amerikalılarda olduğundan Şah Rejimi tarafından çok ön plana çıkarılmamıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan kalan iki muhrip, bir fırkateyn ve ABD’de yaptırılan 3 korvet haricinde basit gemiler ile görev yaparken, 1970’lerle beraber İran Şahı’nın silah endüstrisine para yağdırmasıyla  dünyanın en büyük ordularından birine dönüşmesi sayesinde Deniz Kuvvetleri de yeniden şekillenmeye başladı. İngilizlerden devriye fırkateynleri, Almanlardan güdümlü füzeli hücumbotlar alındı. Donanmayı dünyada güçlü hale getirecek olan 8 adet Kortenaer (Yunan Elli sınıfı zamanın en iyi fırkateynleri) ve 4 adet Kidd (Gelişmiş Sprudance sınıfı siparişi verildiğinde ABD’nin elindeki gemilerden daha yetenekli ve güçlü olacak şekilde yapıldı) sınıfı muhrip siparişleri ise İran Devrimi sonucu teslim edilmemiştir.

Devrimden sonra elde kalan gemiler ile Irak’la savaşılmış ta ki 1988’deki Amerikan Prayin Mantis Operasyonuna kadar. ABD fırkateyni İran tarafından döşenen mayına çarpması sonucu görev dışı kalınca deniz yolunun güvenliği için ABD büyük bir operasyon başlatmış ve birkaç saat içinde İran Donamasının yarısını ya batırmış ya da kullanılmaz hale getirilmişti.

Bu operasyon İran’a mevcut donama doktrinleri ile savaşta başarı elde edemeyeceklerini gösterdi ve donanmasının şu andaki garip karışık durumu almasına sebep oldu.

İran Donanması kendi içinde bulunduğu duruma uygun olarak yapılanmış ambargolar sebebi ile oldukça garip ve çeşitli silah ve platformlardan oluşan dünyanın en ilginç donanması haline gelmiştir.

Donanma üsleri genel olarak İran ana karasında yer alır. Hazar Donanması çok güçlü olmayan İran genel ağırlığını körfez bölgesine vermiştir.

Hazar Donanmasında 1 hafif fırkateyn (çok ağır hasarlı göreve dönmesi uzun yıllar sürecek), 4-6 adet süratli güdümlü füze atıcılı tekne (2 adedi yerli İran yapımı La Cobattante II kopyası), 4-5 adet eski devriye gemisi, 1-2 eski nesil mayın tarama gemisi ve bir denizatlıdan oluşmaktadır.

Bunun yanı sıra birkaç küçük bot ile de devriye görevi yapılmaktadır. Ayrıca sayısı belli olmayan miktarda (15 adetten az olmamakla) çeşitli konfigürasyonlarda Peykaap TIR I serisi tekne bulunmaktadır.

Genel olarak İran donamasının ekipmanına bakacak olursak:

Kilo Sınıfı Denizaltılar (3 adet)

1993 ve 1997 yıllarında alındılar. Basra körfezi için büyük ve gürültülü olduklarından dolayı çok beğenilmediler. İlk yıllarda operasyonel tutmakta zorlandılarsa da günümüzde Hint Okyanusu bölgesinde işlettikleri bilinmektedir. 70 metre boyunda, 3000 ton deplasmanda, dizel elektrik denizatlılardır. İran’ın elindeki en güçlü ve etkin denizaltı sistemleridir. Güdümlü füze atma kapasiteleri olmadığı gözlemlenmiştir.

Besat Sınıfı Denizaltı (1 adet)

İran’ın kendi imkanları ile yapmaya çalıştığı en büyük denizaltıdır. 2008’de imaline başlandı. 2011 de denize indi ancak asla tamamlanamadı. Ya projeden vazgeçildi ya da hala yavaş bir biçimde tamamlanma aşamasında olan 60 metre boyunda, 1200 ton ağırlıkta bir dizel elektrik denizaltıdır.

Fateh Sınıfı Denizaltı

İran’ın kendi tasarımı olarak yaptığı ve operasyonel olarak kullandığı ilk denizaltıdır. 600 ton ağırlığında ve 48 metre boyunda bir dizel elektrik denizaltıdır. Genel olarak sonar ve diğer ekipmanları Çin’den ve sivil üretim teknolojilerinden elde edilmiş olduğu göze çarpmaktadır. Dizili sonar sistemi 11 ayrı sivil sonarın çeşitli açılar ile yerleştirilmesi ile elde edilmiş şekilde bulunmaktadır. 4 adet eski Doğu Bloku torpido tüpü bulunmaktadır.

Fateh sınıfı birinci denizaltının inşası tamamlanmışken, ikincisi denize indirilmiş ve donatım aşamasındadır.

Ghadir Sınıfı Mini Denizaltı (21-23 adet)

Kuzey Kore Yuno sınıfı mini denizatlılarının İran kopyasıdır. Amacı kıyı sularda fırsat bulduğu anda saldırmak olan bu denizaltılar Basra Körfezi için en uygun ölçülerdeki denizatlılardır. 29 metre ve 120 ton ağırlığındaki bu denizaltılarda 2 adet 533 mm Doğu Bloku torpido tüpleri bulunmaktadır. Nitelikten ziyade nicelik mantığı ile üretilmektedirler. Teknolojik olarak geride olan İran için doğru bir hamledir. Çok adetlerde üretilmesi halinde ciddi tehditlere yol açabilecek bir platformdur.

Nahang Sınıfı Denizaltı (1 adet)

Kuzey Kore’nin Yuno sınıfı mini denizaltılarını İran’da yerli olarak Ghadir adıyla üretmeyi başaran İran bunların ölçekli olarak daha büyüğünü yapmaya çalışmış ve 350 tonluk, 36 metrelik bir adet prototip ortaya çıkmıştır.

Nahang sınıfı denizaltı, ekipman olarak Ghadir sınıfına çok benzemektedir. Operasyonel olduğu kabul edilmektedir.

Yugo Sınıfı Denizaltılar (4 adet)

Kuzey Kore’den 1990’lı yıllarda alınan 20 metre boyunda 100 tonluk mini denizatlılardır. Gövdelerinin dışında iki harici torpido tüpü taşıyabilirler. Operasyonel durumda olmadıkları düşünülmektedir.

Alwand Sınıfı Firkateynler (3 adet)

1971-72 yıllarında İngiltere’de 4 adet yapılmışlardır. Bir adedi (Sahand) 1988’de batırılmıştır. 95 metre boyunda, 1500 ton deplasmanda ve dizel motorlu hafif  bir fırkateyn sınıfıdır. Bir adet İngiliz yapımı 114 mm baştopu, 35 mm ikiz AA Oerlikon, 2 adet 20mm Manuel top ve sonradan eklenen 4 adet Noor güdümlü füzesi taşımaktadır. Elektronikleri ve genel durumları oldukça eskidir. Yeni uzun menzil navigasyon radarları ve sivil uydu iletişimi eklenmiştir.

Moudge Sınıfı Fırkateynler (3 adet inşa edildi. İnşası devam ediyor)

İran kendi milli imkanları ile savaş gemisi yapmak zorunda kalınca yapabileceği tek şey elindeki gemilere bakmak oldu. Elinde, üzerinden türetebileceği tek sınıf olan İngiliz yapımı Alwandları kopyalayarak işe başladı. Bu sınıfın ilk gemisi Jamaran, silah donanımı harici hemen hemen 1972 yılı yapımı gemilerin helikopter pisti revizyonu yapılmış halidir.

Silah sistemleri ise:

  • 1 adet 76 mm yerli üretim Otomerela kopyası top
  • 4 adet Mehrab (Standart-1 (SM-1) kopyası) hava savunma füzesi
  • 4 adet Noor (Çin C802 kopyası) güdümlü füzesi
  • 1 adet Bofors 40mm top. Manuel Optik kullanılıyor. Atış kontrol radarı yok.
  • 2 adet 20 mm manuel top
  • 2 adet üçlü 324mm hafif torpido atıcısı (Muhtemelen eski gemilerden çıkma)

İlk gemi Jamaran elektronik olarak neredeyse 1970’lerdekine benzer bir konfigürasyon izledi.

Sınıfın ikinci gemisi Damavand, Hazar Donanması için yapıldığında ortaya çıktığı konfigürasyon daha çok ciddiye alınmasına sebep olmuştu. Önde WM-27 yada Mk92 radar, arkasında ise İran’ın yerelleştirdiği Hawk bataryalarında da kullandıkları modern dijital pasif radarın olması ile çok daha etkili sensörlere sahip bir gemi sınıfı haline gelmişti. Yeni radarın İran tarafından basına açıklanan 250+ km menzil ve aynı anda 100 hedefi takip ve kilitlenme gibi gerçeklikten uzak özelliklerinden ziyade 200+ menzil ve aynı anda 4 hedefe kilitlenebilme ya da 4 füzeyi ikişerli 2 hedefe yönlendirme kapasitesine sahip olması daha muhtemel bir durumdur. Zaten gemide toplam 4 hava savunma füzesi bulunmaktadır. Sensör dizinimi 1980’lerde üretilen Sovyet MR700 Feregat serisi radarlar ile hemen hemen aynı olan bu pasif radarın çoklu hedef aydınlatması yapması teknik olarak mümkün değildir.

JOYA 3D pasif radar
WM27 radar

İran donaması ikinci gemiyi 2018 yılında Hazar denizinde mendirek açığında karaya oturtarak gemiyi kırmış ve ciddi bir hasara uğratmıştır. (Tamiri ve yeniden operasyonel olması yıllar süreceğini tahmin ediyorum) 4. geminin inşasının 2020 yılı sonlarında tamamlanması beklenmektedir. Bu gemi sınıfından toplam 8 gemi yapılacağı iddia edilmektedir. Bu sınıf gemiler günümüzde korvet ya da hafif fırkateyn olarak adlandırılsa da İran tarafından hayalet muhrip olarak adlandırılmışlardır.

Geminin ilk hali
Son hali

Bu sınıfın diğer bir örneği olan Sahand, daha ziyade test gemisi gibi bir durumdadır. Uzun süre silahsız ve ilk gemi ile aynı eski elektroniklere sahip iken daha sonra donatılan ve fark olarak kıç taraftaki 40mm top yerine yerli olduğu iddia edilen Rus AK630 kopyası bir savunma silahı monte olarak karşımıza çıktı. Yapısal olarak küçük farklılıklara rağmen genel olarak bu sınıfa ait bir gemidir.

Bayandor Sınıfı Korvetler (2 adet)

1963 ve 68 yıllarında ABD den 4 adet alındılar. 84 metre boyunda 1100 ton deplasmanda olan gemilerin ikisi Irak tarafından savaşta batırıldı. İki gemi uzun süre sonunda yeniden yapılıp modernize edildi. Üzerine yeni radar, 1 adet 76 mm top, güdümlü füzeler ve 40 mm uçaksavar topu konuldu.

Hamza Sınıfı Korvet (1 adet)

Şah’ın Hazar Denizindeki kraliyet yatı olarak hizmet veren 580 tonluk, 57 metrelik geminin pruvasına 20 mm top ve 4 Adet Noor füzesi konulmuş halde kullanımına devam edilmektedir.

Kalat Hendijan Sınıfı Füze Taşıyan Devriye Gemileri (8 adet)

1970’lerde Hollanda Damen’de yaptırılan 47 metrelik 450 tonluk kıyı devriye gemileri geçtiğimiz senelerde başına 20 mm top ve kıç güvertesi 2 ila 4 adet Noor güdümlü füze ile donatılıp hizmete geri sokulmuştur. Eski nesildir ve hücumbot olmak için süratleri yavaş devriye gemileridir.

Thondar Sınıfı Hücumbot (Sovyet OSA – Çin Tip 21 sınıfı) 10 adet

1990’lı yıllarda Çin’den alınan 38 metre boyunda 185 tonluk küçük hücumbotlardır. Sürü saldırı tekniğini için İranlılara alternatif bir gemi olmuştur.

Silahları;

  • 1 adet Tip AK230 CWIS
  • 4 Adet C-802 güdümlü gemisavar füzesidir.

Kaman Sınıfı Hücumbotlar (La Combattante II) 10 adet

Komşumuz Yunanistan’ın da kullandığı hücumbot sınıfıdır. 47 metre boyunda, 275 ton, 4 dizel motor ile 34 deniz mili sürate ulaşabilen zamanında iyi olan bir hücumbottur Gemilerdeki Harpoon genisavar füzeleri Çin yapımı C802 füzeleri ile değiştirilmişlerdir. 12 adet alınmış olup bir adedi Irak bir diğeri ABD tarafından batırıldı. Üzerlerinde 1970’li yıllardan kalan radar ekipmanları ile göreve devam etmektedirler.

Silahları;

  • 1 adet 76mm Otomalera top,
  • 1 adet 40mm Bofors AA top,
  • 4 Adet C802 güdümlü gemisavar füzesidir.

İranlılar bu gemileri birebir kopyalayarak Sina sınıfı adı ile 4 adet yeni hücumbot inşa etmişlerdir. Açıkçası ilk bakışta 1970 modellerinden gözle görünür tek fark; geminin üst kısmındaki radarın sadece tarayıcı kısmının yeni bir muhafaza içinde kullanılması ve aydınlatma radarını kullanmadıkları yönündedir. Bu durumda su üstü ve uçaksavar top atışlarının isabet oranının ne olacağı merak konusudur.

Parvin Sınıfı Devriye Botları (2 adet)

1960’larda iç sularda devriye gezmesi amacı ile yapılmış 34 metre boyunda 150 ton ağırlığında devriye tekneleridir. İran bunları 2 adet 20 mm top, 12.7 mm uçaksavar ve 2 adet kısa menzilli Nasr güdümlü füzesi ile yenileyip tekrar kullanıma sunmuştur. Bir adet gemi İran – Irak Savaşında batırılmış olup 2 gemi hala servistedir.

Kaivan Sınıfı Devriye Botları (2 adet)

Yine ellerinde 1960’lardan kalma Perwin sınıfına çok benzeyen botlardır. Ölçü olarak 29 metre ve 98 ton deplasmana sahiptirler. Baş tarafa ikiz 23 mm uçaksavar topu, muhtemelen iki adet 12,7 uçaksavar topu ve iki Nasr kısa menzil güdümlü füzeleri bulunmaktadır.

Zafar Sınıfı Devriye Botları (3 adet)

Kuzey Kore imali bu botlar 25 metre boyunda 70 ton deplasmanındadır. Üzerlerinde çift namlulu 23 mm uçaksavar topu ve BM21 topçu roketi bulunmaktadır.

C-14 Sınıfı Süratli Botlar (5 adet)

Çinlilerin Ortadoğu pazarı için alüminyumdan ürettikleri 14 metre boyundaki katamaran formundaki düşük siluetli çok hızlı teknelerdir. 2002 yılında İran Donanması envanterine girmişlerdir. Envai şekilde silahlandırılmışlardır. 2 torpido atıcısı entegre edilmiş daha sonra çıkarılmıştır. Son halinde baş tarafta ikiz 23 mm top üstte ise topçu roketleri ile görülmüşlerdir.

Bu ölçüden sonraki botlar hem İran Donaması’nda hem de İran Devrim Muhafızları Deniz Gücünde görev almış olup belli aralıklarla donanma renklerinde belli aralıklarla Devrim Muhafızları emrinde görünmektedirler. Oldukça karışık beyanatlar ile görüntülenen gemilerde verilen envanter sayıları birbirini doğrulamamaktadır. Adetlerde İran kaynakları güvenilir olmaktan çok uzaktır.

PBF Grubu Tekneler (40 adet?)

Çok çeşitli olup ana sınıf tekneler 1970’lerde ABD’den alınan Peterson 50 tipi sürat teknelerinin yerli olarak imal edilmiş halleridir. Genel olarak baş taraflarında 23 mm çift namlulu uçaksavar bulunur. Bu tip hareketli teknelerde stabilize olmayan platformlar kullanıldığında manuel olarak ateş ederek hedefi bulabilmek için durup atış yapmanız gerekir. Böyle bir durumda her türlü tehdide son derece açık kalınacağı aşikardır. Bir kısmı Devrim Muhafızları Deniz Gücü tarafından kullanılmaktadır.

Peykaap Sınıfı Süratli Müdahale Tekneleri (TIR I ve II serisi)

İran’ın yerli olarak tasarladığını iddia ettiği aslında ilk olarak Kuzey Kore’den alınan alüminyumdan imal edilmiş yüksek süratli ani müdahale botlarıdır.

Yerli olarak çok çeşitli versiyonlarda imal edilmektedirler. Hazar Denizi Filosunun bel kemiği bu küçük teknelerden oluşmaktadır. Basra Körfezi’nde de bol miktarda görülen teknelerden 50 ila 90 adet arasında üretildiği tahmin edilmektedir. Silah konfigürasyonları; güdümlü mermilerden topçu roketlerine, uçaksavar toplarından torpidolara kadar çeşitlilik göstermektedir.

Peykaap Konfigürasyonları:

Hem İran Donanması hem de Devrim Muhafızları tarafından kullanılan bu botların kıç kısmını uzatarak TIR II adında yeni bir sınıf yapsalar da üzerlerindeki sistemlerde ve genel tasarım anlamında farklı hiçbir durum bulunmamaktadır. En son 2006 yılında 4 ila 6 adeti Suriye’de görülen bu botlar Akdeniz’de çok nadir hareket etmektedirler. Suriye versiyonları üzerinde güdümlü füze kanisterlerinin olduğu görülmüştür.

Hovercraftlar

Tondar İngiliz BH7 (4 adet)

1960’ların sonunda İngiltere’den satın alınmışlardır. 24 metre boyunda yaklaşık 20 ton yük yada 60 asker taşıyabilen ,İran ve Körfez coğrafyasına çok uygun, oldukça büyük olan bu araçlar 1960’ların en iyileridir. Geçtiğimiz senelerde yenilenip tekrar hizmete sunulmuş olup İran basını tarafından %100 yerli üretim olarak tanıtılmıştır.

Yunus Hovercraft SR6 (6 adet)

Yine 1960’larda İngiltere’den alınan Sounders Roe Sr-6 modelinin yenilenip servise sunulmuş halidir. 12 adet tam donanımlı asker taşır.

Hicaz Sınıfı Mayın Dökücü Gemiler (3 adet?)

Bu gemiler Japonya’dan 1979 yılında sığ kıyılarda lojistik sağlama amaçlı 4 adet alınmıştır. Irak Savaşı sırasında tankerleri engellemek için mayın dökücü haline getirildiler. 1 adedi 1987’de mayın dökerken ABD tarafından ele geçirildi ve batırıldı 50 metre boyunda ve 680 ton deplasmandadırlar.

ABD tarafında ele geçirilme sırasında.

Riazi Sınıfı Mayın Tarama Gemileri (2 adet)

İran’ın elindeki tek gerçek mayın tarama gemileri olup 1960 teknolojisi ile donatılmış gemilerdir. 34 metre boyunda, 240 ton deplasmandaki bu ahşap gemiler hala görevdedirler.

Hengam Sınıfı LST (7 adet)

İran’ın elindeki en yetenekli Amfibi gemilerdir 1973 ila 1979 yılları arasında 3 adet alındılar. 4. gemi 1983’te teslim edildi. 2000’li yıllarda ciddi anlamda yeniden yapıldılar ve ekstra uzatılan helikopter platformu ile kabiliyetleri arttırıldı. 93 metre boyunda 2450 ton deplasmanında 12 tank taşıma kabiliyetine sahip gemilerdir.

İran, bu gemilerden  daha az yetenekli olan 3 adedini 1987 yılında hastane gemisi olarak satın almıştır (Fouqe sınıfı olarak geçerler). Genel görünümleri dışarıdan hemen hemen aynıdır, iç yerleşimde ise ilk seri gemilerdeki yük elleçleme rampaları bulunmamaktadır.

Bunların haricinde yerli yapım 21 ve 24 metre ebatlarında 8 adet küçük ve eski ABD yapımı 4 adet LCM sınıfı çıkarma botlarını da aktif olarak kullandıkları bilinmektedir.

Kharg Sınıfı Lojistik Destek Gemisi Ol

Yaşlı bir gemi olmasına rağmen Ortadoğu’da sabit konuşlu en kapsamlı ve kabiliyetli lojistik destek gemisidir. 207 metre boyunda 33 bin tonluk buhar türbinli hızlı lojistik gemileridir. Denizde yakıt, mühimmat, su ve gıda ikmal yeteneklerine sahiptir. 76 mm OTO Melara topu bazen takılsa da genelde sökülü durumdadır. Ayrıca 6 adet çift namlulu 23 mm uçaksavar topu vardır.

Bander Abbas (2 adet)

Bu sınıf gemiler daha küçük tankerlerdir. 1974 yılında Almanya’dan satın alındılar. İran’ın Somali açıklarında korsanlara karşı ve belli aralıklar ile propaganda amaçlı açık denize çıkardığı filotillasını desteklemek amacı ile genelde bu sınıf gemileri kullandığı gözlenmiştir. 108 metre boyunda 4650 ton yük kapasitesine sahip gemileridir. İran’ın bütün açık deniz faaliyetleri bu iki destek gemisi üzerine kuruludur diyebiliriz. 2 adet ikiz 23 mm ve iki adet manuel 20mm uçaksavar topu bulunur. Kıç tarafında helikopter platformu ve teleskopik helikopter hangarı bulunmaktadır.

Delwar Sınıfı Kıyı Lojistik Gemileri (7 adet)

1979 yılında Pakistan’da yapılmış sığ sular için optimize edilmiş kuru yük kosterleridir. Bazılarına tanklar eklenmiş ve gemilerin tanker desteği de vermesi sağlanmıştır. 63 metre boyunda 1300 ton yük taşıma kapasitesine sahip ikiz 23mm uçaksavar topu taşıyan gemilerdir.

Hendijan Sınıfı (10-12 adet)

Açık deniz lojistik gemileri baz alınarak 1980’li yılların sonundan beri İran’ın üretmekte olduğu çok amaçlı gemilerdir lojistik destek, personel taşıma vb gibi çok çeşitli işlerde kullanılan kayıcı gövdeli hızlı teknelerdir. 50 metre boyunda ve 650 ton kapasiteli gemilerdir. 20mm uçaksavar topu bulunur. Bazılarına (5-6 gemi) Çin yapımı C-704 kısa menzilli füzesi teçhiz edilmiştir.

Kangan Sınıfı Tankerler (4 adet)

Hindistan’da üretilmiş su tankerleridir. 148 metre boyunda 12 bin ton yük taşıyan eski model konvansiyonel tankerlerdir. Baş tarafta kuru yük taşıma kapasiteleri bulunmaktadır. Bir adet çift namlulu 23mm ve 2 adet 12,7mm uçaksavar topu bulunmaktadır.

Bavar 2 Yüzey Etki Aracı (12 adet)

İranlıların elindeki en ilginç ve en işlevsiz ama oldukça eğlenceli bir araç tipidir. İkinci Dünya Savaşı’nın Alman ME 163 Komet’inin tasarımcısı Alexander Lippish’in 1970’lerde Almaya kıyılarında devriye için tasarladığı 6 kişilik aracın ilk versiyon ön prototipi satın alınarak 2010 yılında İran’da teknolojinin son harikası olarak dünyaya duyurulmuştur.

Tek kişilik açık kokpitli 50HP motorlu bir araçtır. Bazen donanma renklerindeyken bazen de Devrim Muhafızları envanterinde görünmektedir.

İran Devrim Muhafızları Deniz Gücü

1983 yılında İran – Irak Savaşı’nın zirvesinde donanmanın yasal olarak yapamayacağı tanker savaşını yapmak üzere oluşturulmuş birimdir. 2005 yılından sonra kendilerine Devrim Muhafızları Donanması adını vermişlerseler de genel görünüm olarak yapıları, operasyonel taktikleri ve ekipmanları onları daha ziyade denizdeki paramiliter güç çarpanı olarak ele almamızı gerektirmektedir.

İran deniz gücündeki en aktif, deniz operasyonlarında en çok görev alan birim budur. Tankerlerin bombalanmasından, deniz sahasını ihlal eden yabancı güçlere müdahaleye kadar tüm konularda en önde görülen, televizyonlarda deniz üzerinde Amerikan Donanmasını küçük botlarla taciz etmeye çalışıp tatbikatlarda topçu roketleri atan oldukça medyatik bir deniz gücüdür.

400 civarında çeşitli ölçülerde küçük ve hızlı teknelerden oluşan dinamik bir kuvvettirler. Ayrıca tekerlekli araç üzerinde karadan atılan güdümlü deniz roketlerine sahiplerdir. Genel yapılanmaları ağırlıklı olarak Irak deniz sınırı ve Hürmüz Boğazı civarındadır. Üs bölgeleri olarak Farsi Sirri Abu Musa ve Larak Adalarını ve  Hürmüz civarında Bander Abbas’ı kullandıkları bilinir.

Küçük tekneler ile sürü taktiğini kullanarak taktik operasyon yapma becerisini dünyada en iyi kullanan birlik olarak nitelendirilebilmektedir.

Çok sayıda ve karışık çeşitte ve farklı konfigürasyonlarda silahlı küçük tekne kullanan İran Devrim Muhafızları Deniz Gücünün genel olarak en bilinen ve en ilginç İran Devrim Muhafızları teknelerine bakacak olursak:

Griffon Cougar Enforcer 40

İranlıların 1970’lerde İngiltere’den aldıkları tekneleri kopyalayıp üst yapısını değiştirerek yaptıkları bir ani müdahale botudur. 12 metrelik sürat teknesi üzerinde topçu roketleri ve uçaksavarlar ile görüntülenmiştir. İran Devrim Muhafızları propaganda videolarında en çok görünen tekne tiplerinden birisidir.

Baghammar Sınıfı Sürat Tekneleri

İsveç yapımı bu tekneler İran tarafından da kopyalanmışlardır. 8 metrelik bu tekneleri çok çeşitli şekillerde ve amaçlarla donatıp kullanabilmektedirler.

Seraj-1

İngiliz sürat teknesi 15 metrelik Bladerunner 51 modelinin İran tarafından kopyalanmış halidir. Oldukça futüristik görünen gemi, üzerinde topçu roketleri ile görüntülenmiştir.

Zulfikar -Gahjae (Taedong-C)  – Yarıbatık Müdahale Botu (3 adet)

Kuzey Kore yapımı olup 20 metre boyunda 20 tonluk sürat teknesi görünümünde kapalı güverteli bir tekne görünümünde olup su yüzeyinin hemen altında da gitme becerisine sahiptir. Korelilerin sızma amaçlı ürettikleri tipte bir teknedir. İran, üzerlerine 320mm’lik hafif torpidolar yüklemiştir.

Harth 55 Katamaran (1 adet)

İran’ın en ilginç deniz taşıtlarından birisidir 55 metre boyundaki bu katamaran üzerinde ahşap güverteli bir helikopter pisti barındırmaktadır. Bu pistinde, anti gemi füzesi taşıyan AB206 helikopteri ile görüntülenmiş ilginç bir araçtır. Bu tip formlar dalgalı denizlerde düz seyir yapmayı sağlamak amacı ile kullanılırken İranlıların bu yolcu katamarından hallice gemide ne amaçladıkları henüz anlaşılamamıştır.

Asimetrik Güç, Asimetrik Kurallar

İran Devrim Muhafızları sivil platformları da büyük bir rahatlıkla kendi silahlı operasyonları için denizde devralıp kullanabilmektedirler. 55 metrelik açık deniz platform destek gemisi Shafir Kish gemisini geçici olarak alıp yabancı devriye gemilerini taciz etmede kullanmaları bunun bir örneği olarak gösterilebilir.

İran Deniz Gücü‘nün Füzeleri

Mehrab hava savunma füzesi: ABD yapımı Standart 1 füzesi kopyası Deniz Kuvvetlerinin elindeki hemen hemen tek orta menzilli Hava füzesidir. Oldukça ilginç bir atıcı sistemi üreten İranlılar her bir füzeyi tek tek ABD MK13 füze atıcısının son kısmındaki gibi belli bir açıya getirip ateşleme yapacak şeklide atıcıyı kopyalamışlardır. Füze 1970’lerde üretilen model olup oldukça eski bir teknolojiye sahiptir. Günümüz yoğun elektronik harp ortamında ne yapacağı oldukça şüphelidir.

İran’ın denizde yarattığı en büyük tehdit, büyük ihtimalle dünyadaki en çok güdümlü füze atıcısı platforma sahip olmasıdır. Karşılarındaki gücün büyüklüğünden dolayı yüzebilen her platformdan güdümlü füze atmak gibi bir ihtiyaca sahipler. İran deniz gücünün bel kemiğini oluşturan güdümlü füzelerin tamamı ya Çin yapısı ya da Çin kopyasıdır.

Bu kadar çeşitli ve adetsel olarak çok füze miktarını sadece tersine mühendislikle yerli ürettiklerine inanmak pek mümkün değildir. Genel kanı Çin’in ABD baskısından dolayı füzelerin kritik komponentlerini İran’a sağladığı yönündedir.

Noor, Çin C-802 füzesi kopyasıdır.

Çin’den 1995 yılında 60 adet aldıktan sonra ABD baskısı ile Çin’in satmaması üzerine tersine mühendislik yöntemi ile kopyalanmıştır. İlk kopyalanan modelleri katı yakıtlı olup kısa menzilliydiler. Sonrasında eski nesil Fransız TRI60 turbojet motorunu kopyalayıp çok daha uzun menzilli Qader seyir füzesi modelini de ürettiler.

Kowsar,  Çin C-701 füzesinin kopyasıdır.

Kısa menzilli TV güdümlü füzenin denizden ve karadan atılan modelidir. 25km civarı bir menzili vardır. Hizbullah tarafından 2006’da İsraillilerin INS Hanit gemisini vurduğu silahın bu olduğu kabul edilmektedir.

Nasr-1, Çin TL-6 füzelerinin kopyası ya da İran kodlamasıdır. Kısa menzilli IR ve TV güdümlü füzelerdir.

HY-2 Silkworm

1980’lerde Irak savaşı sırasında Çin’den bol miktarda aldıkları gemisavar füzeleriydi. Çok basit yapıları sayesinde Çin satışı kestiğinde dahi kopyalayıp üretmeye devam edebildiler. 180km’ye kadar varan menzile sahiptir. Basit bir radarı vardır. Seyir hızı günümüz füzelerinden görece daha yavaştır.

İran’ın bu kadar çeşitli füzeyi üretebilmesinde en büyük başarı Çin’e aittir. ABD baskısından dolayı direkt satamadığı füzelerini komponentler halinde İran’da üretmiş ve ciddi rakamlara ulaşmasını sağlamıştır. İran donanmasının en büyük tehdit unsuru bu Çin gemisavar füzelerinden gelmektedir.

İran deniz gücü gerçekte kendi kabiliyetlerinin farkında ve etrafındakilerin becerilerine göre şekillendirilmiştir. İran, deniz gücünün yapısı ve etrafındaki tehdit unsuru sebebi ile en doğru kararı vermiştir. Sadece Arap ülkeleri ile karşı karşıya kalması halinde onlara göre daha disipliner ve eğitimli donanması ile denizi ve hatta Arap kıyılarını dahi onlara dar edebilecek bir yapıdadırlar. Karşısındaki ülkelerin Yemen’de gelişmiş platformlarını nasıl başarısız olarak kullandıkları, personelin ne kadar eğitimsiz ve motivasyonlarının düşük olduğu önümüzde iyi bir örnek olarak durmaktadır.

Ancak Arap ülkelerinin arkası hatta önünde ABD ve batı güçleri durmaktadır. Burada da İran’ın çok dağınık ve çok adetli küçük teknelerden oluşan donanma ve Devrim Muhafızları Gücü çok iyi bir güç çarpanıdır. Batılı güçler genelde muhrip, fırkateyn ve korvet gibi gemiler ile yer alırken İran onlarca bot ile sürü taktiği ile üzerlerine gelmesi halinde, Batılı güçlerin dar bir deniz olan Basra körfezinde zorlanacakları bellidir.

Küçük teknelerle yapılacak savunma ve devriye işlerini Batı devletleri genelde Arap ülkelerine bırakmışlardır. Şu anda Suudiler ve BAE önemli ölçüde bu tip küçük gemilerden sipariş verdiler ise de genel olarak eğitim durumları, disiplinsiz tutumları ve silah konfigürasyonları gereği İran’ın küçük tekne tehdidini bertaraf etmekten uzak bir görüntü sergilemektedirler. Stabilize platformlar genelde yakın menzildeki teknelerde etkili olurken, İran küçük teknelerinde dahi 25-30 km menzilli güdümlü füzeler kullanmaktadır.

İran Deniz Havacılığı

İran, deniz havacılığı olarak geride kalsa dahi ilginç platformlar  kullanmaktadırlar.

CH 53 Sea Stallion Helikopteri

1979’dan önce alınan 6 helikoptere ek olarak İran çölünde başarısız olan Eagle Claw Operasyonundan sonra bıraktıkları helikopterleri de İranlıların yedek parça olarak kullanıp hatta bir tanesini operasyonel olarak yeniden uçurdukları bilinmektedir.

SH 3 Seaking

1970li yıllarda İtalyan üreticilerden alınan helikopter İran tarafından hala yerli olarak bakımlarını yapılıp uçurulmaya devam edilmektedir.

UH1N AB212

Yine İtalya’dan 1979 Devriminden önce alınan helikopteri yerel olarak yenileyip uçurmaya devam etmektedirler.

Fokker F-27 400

İran Donaması’nın elindeki tek uçak tipidir. 45 yaşındaki bu uçakları halen faal olarak kullanmaktadırlar.

Dassoult Falcon 20

Fransız yapımı bu küçük iş jetleri muhtemelen dünyanın en yaşlı uçan Falcon 20’leridir.

Mil Mi -17

Rus Mi 17’lerin kara versiyonlarını deniz kamuflajı ile boyamış ve ciddi bir modifikasyonla yanına Noor füzelerinin uzun menzilli modelini yüklemeyi başardılar. Devrim muhafızları benzer helikopterleri normal çöl kamuflajlı haliyle kullanmaktalar.

AERO Shrike Commander 690

1970’lerde aldıkları 10 uçağın 4 adedi hala aktif olarak uçmaktadır.

İran donanmasının bu kadar ambargoya rağmen elindeki batı menşeli sistemleri bu kadar başarılı olarak uçurması takdir ile karşılanacak bir durumdur.

Ayrıca Basra Körfezi bölgesinde denizdeki coğrafi avantaj da İran tarafındadır. 1971’de Hürmüz Boğazındaki adaları zapt ettiği zaman batı tarafından memnuniyetle kabul edilmiş, 1980’lerdeki Admiralty haritalarda dahi bu bölgeler hep İran toprağı olarak kabul edilmektedir. Teknik olarak Basra Körfezi transit yolu, derinliğin tek uygun olduğu İran ana karası kıyıları ile İran’ın adaları arasındaki İran deniz sahası içinde kalmaktadır. Batının kendi eliyle oluşturduğu bir durumdur.

İran’ın en önemli dezavantajları önleyici saldırıları durdurabilecek bir imkanının olmaması ve tüm gemi ve platformlarındaki teknolojik zafiyetleri olarak önümüze çıkmaktadır.

Özellikle dikkati çeken hemen hiçbir gemilerinde atış kontrol radarı bulunmamaktadır. Bu durumda gemilerden yapılacak  atışların isabet oranları ciddi anlamda azalacaktır. Keza yine kendisini küçük platformlar ile donatan donanma ve devrim güçlerinin elinde hemen hiç stabilize platform bulunmamaktadır. Küçük ve hareketli teknelerden manuel olarak hassas atış yapabilmek hemen hemen imkansıza yakındır. Bu durumda topçu roketi yada füze ateşlemek için teknenin çok yavaşlaması hatta durması gerekmektedir. Böyle bir senaryoda küçük ve oldukça sıkışık bir deniz sahasında inisiyatif karşı tarafa geçer, avcı hedef olur.

Önümüzdeki yıllarda birkaç yeni platform haricinde İran deniz gücünde radikal bir değişiklik beklenmemektedir. Ancak Kuzey Kore, balistik füze atıcısı denizaltısını başarabilir ise kısa zamanda İran’da benzer bir denizaltı görebilmemiz mümkündür.

Yazar: Kozan S. Erkan

Subscribe
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgini Çekebilir!

Bilgi Güvenliği ve Siber Güvenlik | Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi

“Bu yazı iki bölümden oluşması planlanan çalışmanın ilk bölümü olup, bilgi güvenliği…