Anasayfa Haberler Genel Haberler Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı: Doğu Akdeniz’de ivedilikle MEB ilan edilmeli

Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı: Doğu Akdeniz’de ivedilikle MEB ilan edilmeli

0

Cihat Yaycı, “Hiç vakit kaybetmeden İsrail ve Lübnan ile de andlaşma yapmışçasına Doğu Akdeniz’de ivedilikle MEB ilan edilmeli”

Türk Deniz Kuvvetleri yıllardır Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vizyoner kanadını temsil ediyor. Yerli ürünler ve teknoloji geliştirme çabalarına maksimum düzeyde destek oluyor. Bu durumun en büyük etkeni Türk Deniz Kuvvetleri’nin vizyoner ve iyi eğitimli subaylarıdır.

Özellikle Doğu Akdeniz ve Adalar Denizi sorunu ile ilgili yaptığı çalışmalar ve eylemler nedeniyle Yunanlar tarafından hedefe konulan Amiral Cihat Yaycı, Yunanistan ile Mısır arasında imzalanan MEB anlaşmasını Veryansın TV‘ye anlattı. Türkiye’nin Akdeniz’de MEB ilan etmesi gerektiğini söyleyen Yaycı, “Zira Yunanistan’ın bundan sonraki adımı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile MEB andlaşması imzalamak olacaktır. Bunun da haberleri Yunan ve Rum basınında yayılmaya başlamıştır. Bu nedenle  hiç vakit kaybetmeden İsrail ve Lübnan ile de andlaşma yapmışçasına Doğu Akdeniz’de ivedilikle MEB ilan edilmelidir.” dedi.

Cihat Yaycı’nın kendisine yöneltilen “Yunanistan ile Mısır arasında MEB anlaşması imzalanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna verdiği cevap:

Konjonktürü takip ettiğimizde en kötü senaryo olan Yunanistan ile Mısır arasında münhasır ekonomik bölge anlaşması imzalanmasına dair işaretler aldığımızı, sismik araştırmalardan vazgeçmemizin bu anlaşmaya zemin hazırladığına dair endişelerimizi bildirmiştik. Ancak bir gelişme olmamış ve maalesef Yunanistan ile Mısır MEB anlaşması imzalamışlardır.

Bu anlaşmanın Türkiye Libya anlaşmasını ortadan kaldırması mümkün değildir. Karşılıklı kıyıları olduğu kör göze parmak derecesinde aşikar olan Türkiye Libya’nın denizden komşuluğunu engellemek amaçlı bu anlaşmanın bizim anlaşmamıza hiçbir menfi etkisi yoktur, olamaz.

Diğer yandan öğrenebildiğimiz kadarıyla, Yunanistan Mısır ile andlaşma yapmak uğruna Rodos, Girit adaları için ön gördüğü MEB alanından %50 vazgeçmiştir. Bu durum esasen Yunanistan tezlerinin çöküşü anlamına gelir. Zira Yunanistan’ın başından beri iddia ettiği adaların ana karalar kadar deniz yetki alanı olduğu tezini kendi elleri ile çürütmüştür.

Bilindiği üzere Mısır ve Yunanistan arasında imzalanan MEB andlaşmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı resmi sitesinden konu ile ilgili açıklama yayınladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“Yunanistan ile Mısır arasında deniz sınırı bulunmamaktadır. Bugün imzalandığı açıklanan sözde deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşması Türkiye için yok hükmündedir. Bu anlayışımız sahada ve masada ortaya konacaktır. Sözde sınırlandırılan alan, Birleşmiş Milletler’e de bildirilen Türk kıta sahanlığı içinde yer almaktadır.”

Bu noktada düşüncemiz bu açıklamada belirtilen kıta sahanlığı ifadesinin “Münhasır Ekonomik Bölge (MEB)” olarak değiştirilmesi gerektiği yönündedir. Türkiye-Libya arasında imzalanan andlaşma bir MEB andlaşmasıdır. O yüzden burada geçen ifadenin de MEB olarak düzeltilmesi gerektiği kanaatindeyim .Çevremizdeki tüm devletler MEB hakları derken bizim hala kıta sahanlığı ifadesinde ısrar etmemizi anlayamıyorum.

Bunun yanı sıra, bu alanda yapılan andlaşmanın Türkiye’nin hukuki haklarını gasp ettiği ortadadır. MEB’in bize ait olduğunu göstermek için bölgeye askeri gemi göndermek anlamlı bir çözüm yolu değildir zira askeri gemiler diğer ülke karasuları dışında denizlerin geçiş, eğitim vs maksatlı serbest kullanımı ilkesi çerçevesinde her yerde özgürce eğitimlerini yürütebilmektedir. Yani o bölgede askeri gemiler bulundurmak, tatbikatlar yapmak o bölgenin size ait olduğunu göstermez. Zaten Doğu Akdeniz’de yedi düvelden gemi vardır. Yani askeri gemiler için navtex ilan etmenin hiçbir anlamı yoktur. Bu bölgenin MEB ve kıta sahanlığı hakları bakımından bize ait olduğunu göstermek ancak kaynakların araştırılması, çıkarılması ve kullanılması ile mümkün olur. Bu kapsamda bu bölgelerdeki münhasır ekonomik bölgemiz ve kıta sahanlığımız olduğunu göstermek ve haklarımıza sahip çıkmak için ivedilikle bölgeye sismik araştırma ya da sondaj gemisi göndermek gerekmektedir.

Ayrıca, en önemlisi ise proaktif bir stratejinin tek seçeneği elimizde kalmıştır. O da MEB ilan etmektir. Zira Yunanistan’ın bundan sonraki adımı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile MEB andlaşması imzalamak olacaktır. Bunun da haberleri Yunan ve Rum basınında yayılmaya başlamıştır. Bu nedenle  hiç vakit kaybetmeden İsrail ve Lübnan ile de andlaşma yapmışçasına Doğu Akdeniz’de ivedilikle MEB ilan edilmelidir.

Kaynak: Veryansın TV

Resim

İlgili Olarak

Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı’dan ‘Mavi Vatan’ Haritası

Türk Savunma Sanayii özelinde; savunma teknolojileri, stratejileri ve politikaları araştırmacısı ve takipçisi. 

Milli Savunma Üniversitesi- Yüksek Lisans

Bir cevap yazın

İlgini Çekebilir!

ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırımları yürürlüğe girecek

ABD’li bir yetkili Trump’ın, İran’ı ABD pazarından mahrum bırakacak, ikincil yaptırım kara…