Anasayfa Özgün Yazılar Tank tasarımı üstüne kule ve ateş gücü faktörü

Tank tasarımı üstüne kule ve ateş gücü faktörü

0

Dünyada tüm askeri güçler koruma ve ateş gücü kabiliyetlerini, taviz vermeksizin üst seviyede elinde bulundurmak istemektedir. Diğer yazıda zırhın geleceği konusu değerlendirilmişti.[1] Bu yazıda bir döngüden söz edilmişti; zırh ve zırhı delme çabası. Tanklar ve tanklara karşı geliştirilen silahlar arasında bu kısır döngü sürekli olarak devam etmiştir. Bu mücadelede odak noktası, tankların zırh kalınlıkları ve bu zırhı delmek için kullanılan yüksek namlu çıkış hızına sahip sert çekirdekli top mermileriydi. Bu yazıda ise, tanklara karşı tank mücadelesi konusu değerlendirilecek..

Soğuk savaş döneminde Batı tankları ve Sovyet tankları arasında bu durum kendini gösterdi. 120 mm’lik tank toplarından ateşlenen tanksavar mühimmatları, Sovyet tanklarının zırhını delmeye yetmiyordu. Bu durum ortaya çeşitli önerileri çıkarmaktaydı. Bu önerilerden başlıcası, daha yüksek kalibreli tank toplarının kullanımıydı. Soğuk savaş döneminde bu denemeler 140 mm’den daha büyük toplarla gerçekleştirildi.[2] Ülkeler senelerce bu konu üstüne çalıştı fakat tam anlamıyla başarılı olamadı. Alman silah üreticisi Rheinmetall, 2016 yılında yeni nesil 130 mm top tasarımını yeni nesil tanklarda kullanmak üzere tanıttı fakat araç üstünde pratik uygulamada varlık gösteremedi.

Kalibrenin artmasının çeşitli dezavantajları bulunmaktadır; topun vuruş gücünü arttırmak kulede hacimce genişlemeyi ve dolayısıyla ağırlık artışını beraberinde getirir. Artan top hacmi ile kulenin hacmen genişlemesi, buna bağlı olarak kule-gövde bağlantısından dolayı gövdenin de muhtemelen büyümesi ve bu şekilde tankın daha kolay hedef haline gelmesi anlamına gelmektedir. Ağırlıkta meydana gelen artış özelinde değerlendirmek istersek ise; tankın hareket kabiliyetinin azalması, istenilmeyen bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Ateş gücünü artırmak için farklı opsiyonları değerlendirmek varken bu kadar taviz vermek pek mantıklı olmayabilir.

Bunların yanı sıra tank hacminde yaşanan bu büyüme, lojistik açısından da sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Araç ne kadar büyük olursa, dar yollara, meskun mahallerdeki sokaklara ve/veya köprülere uymak o kadar zor olur. Günümüzde artan meskun mahal operasyonları daha küçük yapıya sahip araç ihtiyaçlarını, yüksek manevra kabiliyeti isterlerini ortaya çıkardı. Aşırı ağır tanklar, çökme riski olmadan zayıf köprülerden geçemeyebilir, tank taşıyıcı araçlarla nakledilmesi zorlaşabilir. Standart ölçüler sağlanmazsa, kıtalar arası taşıma gerektiren durumlarda gemi ve kargo uçaklarında taşımacılığı zorlaşır. Kara üzerinde ile taşınması durumunda ise, ülkeler arası köprü ve tünel boyutu standartları arasındaki farklılıklardan kaynaklı olarak, genişlik ve yükseklik artışı nedeniyle taşıma işlemlerinde yaşanan sıkıntılar artacaktır.

Yüksek kalibreli topa sahip tank üretme isteğinin yanı sıra 50-60 ton ağırlıklarında tanklar üretmek isteyen üreticiler, yüksek kalibreli tank toplarına geçiş konusunda sıkıntılar yaşadılar.

Öneriler;

Yüksek kalibreli toplara alternatif olabilecek daha düşük kalibreli, yüksek ateş gücü elde edilecek topların gelecekte üretilmesi beklenmektedir. Elektro termal-kimyasal teknolojisi, yüksek kalibre topların namlu çıkış hızını sağlayabilecek potansiyeldedir. Fakat diğer yüksek teknoloji parçalar gibi bu da maliyeti daha da artırmaktadır. Gelecekte kullanılabilecek teknolojiler, railgun ve coilgun gibi elektromanyetik itme sistemleridir. Railgun elektromanyetik alan oluşturularak kurulmuş bir sistemdir.

Silahı basit bir şekilde şemalandıracak olursak, temelde 3 parça yer almaktadır. Bu parçalar; güç kaynağı, birbirine paralel ray sistemi ve hareket armatürüdür. (Hareket armatürü: mermiyi tutan iki paralel ray arasındaki hareketli parçacıktır.) Bu silahlar, yüksek çıkış hızının yanı sıra menzilde de büyük avantaj sağlamaktadır. Fakat bunlar da uzunca bir süre tanklara entegre edilmesi öngörülmeyen, sistem bazında geliştirilmeye devam eden teknolojilerdir. Topların atış günü arttırmak için daha basit çözüm olarak geliştirilmiş mühimmatların kullanımı da ele alınabilir.

İnsansız kuleli tank sistemlerine geçişle birlikte, dünyada bu tarz geliştirilen sistemlerde kulelerin daha küçük hale gelmesi, mürettebat bulunmayan kulenin daha az zırh ihtiyacıyla ağırlık avantajları sağlaması, daha büyük top kullanımına olanak sağlaması gibi avantajları göz önüne serildi. Bu şekilde küçülen kule, aynı zamanda hedef olma olasılığını azalmakta ve tanka hem mobilite hem de beka kabiliyetinde avantaj sağlamaktadır. Bu tarz sistemlerde mühimmat, topa otomatik bir yükleme sistemi ile yüklenmektedir. Otomatik yükleme, bir insan yükleyicinin (doldurucu) yerine getirdiği görevin, topu yüklemek amacıyla mekanik bir sistemle yerine getirilmesi işlemidir. Otomatik yükleyicinin de avantajları ve dezavantajları ayrı bir değerlendirme konusudur.

1990’lı yıllarda sürdürülen “Future Combat Systems”, “Future Main Battle Tanks” gibi projeler günümüze kadar iptal edilmiş gözükse de bu sürede ülkelerin gelişmiş top projelerini devam ettirdikleri düşünülmektedir. Günümüzde de hala bu kapsamda çalışmalar devam etmektedir. Son olarak, geçtiğimiz günlerde Rheinmetall bunun bir örneğini duyurdu.[3] Rheinmetall, Nexter ve KMW ilk “Main Ground Combat System” için araç mimarisi çalışmalarına dair bir içerik yayınladı.

Tank tasarımı; çeşitli öncülleri bir arada barındıran kompleks bir tasarım faaliyeti olduğu için, tüm avantaj & dezavantajların tasarım ve harekat isterleri göz önünde bulundurularak birlikte değerlendirilmesi ve hepsinden maksimum seviyede fayda sağlanacak bir konseptte ilerletilmesi büyük önem arz etmektedir.

Yazar: Tarık Göktuğ BAYINDIR

Referanslar;

Defence Turk; güvenlik güçleri personeline, savunma sanayii kurum ve kuruluşları ile araştırmacılara savunma ve güvenlik alanında bilgi ve haber takibi hizmeti sağlamaya adanmış bir platformdur.

Bir cevap yazın

İlgini Çekebilir!

Ermenistan Tarafının Uluslararası Silahlı Çatışmalar Hukuku İhlalleri

Uluslararası Silahlı Çatışmalar Hukuku; savaşta uygulanacak yöntemler, kullanılacak silahl…