• Gizlilik
  • Koşullar
  • Hakkımızda
  • İletişim
ENG
DefenceTurk
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Genel Haberler
    • Kara Kuvvetleri ve Kara Sistemleri
    • Deniz Kuvvetleri ve Deniz Sistemleri
    • Hava Kuvvetleri & Havacılık ve Uzay Sistemleri
  • Özgün
    • Sistemler ve İncelemeler
    • Yazılar ve Analizler
    • Söyleşiler
  • Ürünler
    • Kara Araçları
    • Deniz Araçları
    • Havacılık ve Uzay Sistemleri
    • Silah Sistemleri
    • Radar ve Elektronik Harp Sistemleri
    • Entegre Güvenlik Sistemleri
    • Muhabere ve Elektronik Sistemler
    • Tedarik ve Ar-Ge Projeleri
  • Ansiklopedi
  • DergilerÜcretsiz Oku
  • Hizmetlerimiz
  • Dergi İçerikleri
  • Fuar Haberleri
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Genel Haberler
    • Kara Kuvvetleri ve Kara Sistemleri
    • Deniz Kuvvetleri ve Deniz Sistemleri
    • Hava Kuvvetleri & Havacılık ve Uzay Sistemleri
  • Özgün
    • Sistemler ve İncelemeler
    • Yazılar ve Analizler
    • Söyleşiler
  • Ürünler
    • Kara Araçları
    • Deniz Araçları
    • Havacılık ve Uzay Sistemleri
    • Silah Sistemleri
    • Radar ve Elektronik Harp Sistemleri
    • Entegre Güvenlik Sistemleri
    • Muhabere ve Elektronik Sistemler
    • Tedarik ve Ar-Ge Projeleri
  • Ansiklopedi
  • DergilerÜcretsiz Oku
  • Hizmetlerimiz
  • Dergi İçerikleri
  • Fuar Haberleri
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
DefenceTurk

Rus hava savunma sistemlerinin tedarik zinciri ve dışa bağımlılık analizi

Olgun Yılmaz Yazar: Olgun Yılmaz
04 Oca 2026 12:23
Kategori: Yazılar ve Analizler
A A
1
Rus hava savunma sistemlerinin tedarik zinciri ve dışa bağımlılık analizi

Rusya’nın hava savunma ekosistemini mercek altına alan bu rapor; cephedeki başarının ardındaki endüstriyel kırılganlıkları ve üretim zincirindeki stratejik hedef noktalarını analiz ediyor.

İngiliz düşünce kuruluşu Kraliyet Silahlı Kuvvetler Enstitüsü (RUSI), “Disrupting Russian Air Defence Production: Reclaiming the Sky” (Rus Hava Savunma Üretimini Sekteye Uğratmak: Gökyüzünü Geri Kazanmak) başlıklı raporunu yayımladı. Rus hava savunma sistemlerinin üretim altyapısını mercek altına alan bu rapor; modernizasyon hamlelerini ve imalat kapasitesini sekteye uğratmak adına kullanılabilecek kritik endüstriyel zafiyetleri gözler önüne sermektedir.

Söz konusu araştırma, yabancı teknolojilere, malzemelere ve tedarik zincirlerine olan kritik bağımlılıkları öne çıkararak Rusya’nın hava savunma üretim ekosistemindeki kırılganlıkları incelemektedir. Çalışma ayrıca, Ukrayna’nın uzun menzilli taarruz harekatını desteklemek ve Rusya’ya karşı Avrupa’nın güvenliğini tahkim etmek adına, Rus hava savunma kabiliyetlerinin sekteye uğratılmasının taşıdığı stratejik önemin altını çizmektedir.

Rusya, yüksek hacimlerde üretebildiği gelişmiş entegre hava ve füze savunma sistemleriyle (IAMDS) hem NATO’nun hava gücüne dayalı savaş anlayışına karşı ciddi bir bariyer oluşturmakta hem de Ukrayna savaşının seyrini belirleyen kritik bir avantaj elde etmektedir. Bu sistemler, Ukrayna Hava Kuvvetleri’ni baskı altında tutarken Rus savunma sanayii ve kritik altyapıyı saldırılara karşı korumaktadır. Bu bağlamda çalışma, Rusya’nın stratejik hava savunma komplekslerine ve kısa menzilli hava savunma (SHORAD) üretimi ile öncelikle S-400 ve Pantsir kara-hava füze sistemlerine (SAM) odaklanmaktadır.

S-400 hava savunma sistemi lançerleri 2024 yılında Zafer Günü askeri geçit töreni provası sırasında. (Görsel: AP)

Rapor 3 ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, askeri uzmanlığı bulunmayan karar vericiler ve politika yapıcılar için radar ve hava savunma sistemlerinin çalışma prensipleri ile Rus sistemlerinin Ukrayna sahasındaki etkisine dair temel bir çerçeve sunmaktadır. İkinci bölümde kritik üretim tesisleri ve tedarik zinciri ilişkileri haritalandırılırken; üçüncü bölüm, üretim hattındaki istismar edilebilir endüstriyel zafiyetleri somut örneklerle analiz etmektedir.

Radar ve hava savunma sistemlerinin çalışma prensipleri

Rapora göre Rus hava savunma üretim ekosistemini endüstriyel aksatma potansiyelini doğru analiz edebilmek adına; öncelikle sistemin çalışma prensiplerinin, bağımlı olduğu komplekslerin ve sahada taktiksel olarak nasıl kullanıldığının anlaşılması gerekmektedir. Bu bağlamda raporun ilgili bölümü; özellikle kara-hava füze (SAM) sistemlerine ve bunların işleyişine odaklanarak entegre hava ve füze savunma sisteminin (IAMDS) temel bileşenlerini, Rus hava savunma mimarisinin özgün yapısını ve bu kabiliyetlerin Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri harekatındaki kritik önemini ana hatlarıyla ortaya koymaktadır.

Hava savunma sistemleri; hava tehditlerinin tespiti, takibi ve bertaraf edilmesi amacıyla entegre edilmiş sensörler, komuta-kontrol (C2) unsurları ve önleyicilerden oluşur. Sistemin birincil sensörü olan radar; yaydığı radyo dalgaları vasıtasıyla hedefin konum, hız ve yön bilgilerini tayin eder. Farklı frekans ve dalga boylarının kullanımı, geniş alan taraması ile hassas hedef takibi arasındaki operasyonel dengenin kurulmasını sağlar. Teknolojik dönüşüm sürecinde mekanik taramalı sistemler yerini; aynı anda çok sayıda hedefi farklı frekanslarda takip edebilen Aktif Elektronik Taramalı Dizin (AESA) radarlarına bırakmıştır.

Radarın Evrimi (Görsel: RUSI)

Kara konuşlu radarlar genellikle görüş hattı (Line of Sight) ile sınırlıdır ve aktif sistemler, yaydıkları sinyaller nedeniyle düşman unsurları tarafından tespit edilme riski taşır. Pasif radarlar bu zafiyetten muaf olsa da etkinlikleri çevresel elektromanyetik koşullara bağımlıdır. Entegre hava ve füze savunma sistemleri (IAMDS); tehditlerin tespiti ve sınıflandırılması için birden fazla radar türü ve sensörden yararlanırken, elde edilen verileri düşük gecikmeli iletişim ağları üzerinden önleyicilere aktarmaktadır.

Farklı hız, irtifa ve maliyet profillerine sahip tehdit yelpazesi, IAMDS bünyesinde çeşitlendirilmiş önleyici türlerini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda balistik füzeler, seyir füzeleri, İHA’lar ve uçaklar, farklı angajman geometrileri ve çözümleri gerekmektedir. Tipik bir hava savunma füzesi; motor, harp başlığı, tapa, kontrol yüzeyleri ve arayıcı başlıktan oluşur. Güdüm sistemi; radar, termal veya elektro-optik yöntemlerle sağlanabilir.

Tekil güdüm yöntemleri taktiksel manevra veya karıştırma ile atlatılabilirken; yer radarından veri bağı ile güncellenen ve terminal safhada aktif arayıcı başlık kullanan hibrit güdüm sistemleri vuruş etkinliğini artırmaktadır. Bununla birlikte IAMDS’lerin işletilmesi yüksek maliyetli ve karmaşık olup, nitelikli personel gerektirmektedir. Ayrıca sistemlerin idamesi; yazılım desteği, kesintisiz iletişim, düzenli bakım-onarım ve tasarım bürolarının sürekli teknik desteğine bağımlıdır. Sonuç olarak entegre hava ve füze savunma sistemleri (IAMDS), birbirini tamamlayan bileşenlerden oluşan esnek ve dayanıklı bir mimaridir. Tek bir unsurun kaybı sistemi çökertmese de, birden fazla bileşenin ardışık olarak devre dışı kalması, zamanla düşman tarafından istismar edilebilir güvenlik boşlukları yaratabilir.

Entegre Hava ve Füze Savunma Sistemi (IAMDS) Bünyesindeki Tespit Katmanları

Entegre Hava ve Füze Savunma Sistemi (IAMDS)

1970’lere kadar geriye gidildiğinde, Sovyetler Birliği NATO’nun uçak teknolojisindeki ilerlemelerine ayak uydurmakta zorlanacağını kabul etmişti . Harp sahasında bunu takip eden “hassas vuruş devrimi”; Sovyetleri ve sonrasında Rusya Federasyonu’nu, NATO hava gücüne karşı asimetrik bir dengeleyiciye ihtiyaç duyduklarına daha da ikna etti. Zira NATO hava gücü, İttifaka büyük bir avantaj sunmakla birlikte aynı zamanda bir bağımlılık (kritik zafiyet noktası) oluşturuyordu.

1950’lerdeki nükleer bombardıman uçaklarına ve sonraki on yıllarda seyir füzelerine yönelik süregelen endişe, ülkenin devasa yüzölçümüyle birleştiğinde; Sovyetler Birliği (ve sonrasında Rusya Federasyonu) Entegre Hava ve Füze Savunmasına (IAMD) orantısız derecede büyük yatırımlar yaptı. Bunun sonucu olarak ortaya, dünyanın en yoğun, en sofistike ve en entegre hava savunma ağlarından biri çıktı. Rapora göre bu ağın nasıl sekteye uğratılabileceğini ele almadan önce, onu oluşturan parçaları tanımlayalım.

Balistik Füze Savunması (BMD)

Rus IAMDS mimarisinin merkezinde, nükleer tehditlere karşı koymaktan sorumlu bileşenler yer almaktadır. Bunlar şunları içerir:

  • Nükleer taarruz güçlerine yönelik stratejik istihbarat toplama unsurları;
  • 77Ya6-M Voronezh-M, 77Ya6-DM Voronezh-DM ve daha eski Daryal sistemleri gibi erken ihbar radarları;
  • US-KMO, US-K ve Oko erken ihbar takımyıldızı dahil olmak üzere füzeleri takip eden uydular.

Bu çerçevede birincil balistik füze savunma sistemi; Moskova’yı koruyan, Don-2N AESA radarı ile yönetilen ve 53T6 nükleer harp başlıklı önleme füzeleriyle eşleştirilen A-135 sistemidir.

S-500 ‘Prometheus’ hava savunma füze sistemi fırlatıcı ünitesi

Rusya halihazırda BMD yeteneklerini; nükleer başlıklı önleyiciler yerine kinetik imha (hit-to-kill) prensibiyle çalışan önleyiciler kullanan Moskova için A-235 füze savunma sisteminin teslimatı ve S-500 sistemi ile önemli ölçüde modernize etmektedir. Rus hava savunma sistemleriyle (aşağıda tartışılacağı üzere) önemli ölçüde ortak altyapıya sahip mobil bir sistem olan S-500; sırasıyla balistik füzeleri ve uydulara angaje olmak için 77N6 ve 77N6-N1 füzeleriyle donatılmıştır

Stratejik Hava Savunma Sistemleri

Balistik füze savunma sisteminin bir alt katmanında, Rus Hava ve Uzay Kuvvetleri (VKS) ve Kara Kuvvetlerinin stratejik kara-hava füze (SAM) sistemleri yer alıyor. Bu sistemlerin rolü, entegre hava savunma ağı için durumsal farkındalık ve komuta-kontrol (K2) sağlamak; ayrıca tanker uçakları gibi “destek” unsurları da dahil olmak üzere düşman hava araçlarını uzun menzilde baskı altında tutmaktır.

Rusya’nın stratejik kara-hava füze sistemleri, S-300 ailesinin türevleridir. S-400 en modern sistem olsa da, özellikle manevra halindeki kara birliklerini korumak için kullanılan paletli varyantlar başta olmak üzere, S-300’ün yeni versiyonları halen yaygın olarak hizmettedir. Bu sistemlerin tümü, benzer rollere sahip aynı ekipman gruplarından oluşur. 

A-50U Beriev (Görsel: Rostec)

Rusya’nın mobil stratejik hava savunma sistemlerine katkı sağlayan unsurlar arasında; uçakların yaklaşmasını Rusya sınırlarının çok ötesinden izleyebilen statik Kontayner 29B6 ve Resonance-N gibi Ufuk Ötesi (OTH) radarlar bulunmaktadır. Bu bağlamda stratejik hava savunma tugayları, farklı hedef türlerini takip etmek için optimize edilmiş çeşitli radarlar tarafından desteklenmektedir. VKS’ye ait A-50U Beriev Havadan Erken İhbar ve Kontrol (HİK) uçakları, geniş alan aşağı bakışlı (look-down) radarları sayesinde yer konuşlu radarların ufuk hattının ötesinde durumsal farkındalık sağlayarak stratejik hava savunma sistemlerine kapsama desteği sunar. Ayrıca 12A6 Sopka-2 gibi geniş alan hava gözetleme radarları da büyük bölgeler üzerinde kapsamanın sürdürülmesine yardımcı olur.

Bu sabit radar tesislerine ek olarak, toplu halde etkili bir radar kapsaması sağlayan ve mobil hava savunma formasyonlarının organik parçası olan bir dizi radar daha bulunmaktadır:

  • NEBO-M: Radar kesit alanı (RKA) düşük hedefleri tespit etmek için optimize edilmiş bir geniş alan gözetleme radarı.
  • 48Ya6-K1 Podlet: Alçak irtifadaki hedefleri takip etmek için kullanılan bir yaklaşma tespit radarı.
  • 96L6E: Balistik füzeler de dahil olmak üzere yüksek irtifada hareket eden nesnelerin tespiti için optimize edilmiş bir AESA gözetleme ve hedef tespit radarı.
  • 91N6 Radarı: Uzun menzilli hedef takibi için kullanılan bir S-Band gözetleme ve takip radarı.

Bu radarlar toplu olarak, S-400 sistemine çeşitli tehditlere karşı önemli bir menzil ve kapsama alanı sağlamaktadır. Uzun menzilli sistemler oldukları için, yaklaşan tehditleri izlemek adına hava savunma katmanlarının oldukça gerisinde konuşlanabilirler. Bu çeşitli radarlardan gelen veriler S-400 K2 sistemi üzerinden birleştirilir (füzyon) ve ardından bataryalara iletilir.

S-400 hava savunma sisteminin 92N6 radarı ve lançeri

S-400 bataryasının kalbi, 92N6 angajman radarıdır. Raporda yer aldığı üzere karıştırılması zor olan bu güçlendirilmiş sistem, çok sayıda eşzamanlı ize karşı angajmanları yönetebilmektedir. Radar, takip verilerini batarya komuta aracına sağlar; bu araç da bataryanın lançerli taşıyıcı araçlarını (TEL) ilgili hedeflere angaje olmak üzere görevlendirir. S-400, tek bir aracın birden fazla önleyici türünü taşıyabilmesine olanak tanıyan kanisterli önleme füzelerine sahiptir.

En uzun menzilli ve yetenekli füze olan 40N6; aktif arayıcı başlığa sahiptir ve hedeflerin vurulmaktan kaçınmak için dalış yapmasını engellemek amacıyla yukarıdan aşağıya doğru bir yörünge izleyerek angaje olur. 48N6 ise daha geleneksel bir yörüngeye sahip, daha kısa menzilli ancak maliyet açısından çok daha ucuz bir füzedir. Sistem ayrıca, çok daha kısa menzilli olan ancak daha fazla sayıda taşınabilen 9M96 füzesiyle de donatılmıştır.

Taktik Hava Savunma Sistemleri

RUSI’ya göre Rusya’nın stratejik hava savunma sistemleri (HSS) yüksek etkinliğe sahip olmakla birlikte, manevra halindeki birliklerin korunması için optimize edilmemiştir. Bölge savunmasına yönelik stratejik hava savunma sistemleri, VKS (Rus Hava-Uzay Kuvvetleri) tarafından konuşlandırılırken, Kara Kuvvetleri bu sistemleri kritik tesisleri korumak amacıyla kullanır. Manevra birliklerini hava saldırılarından doğrudan korumak için Rusya, birliklerin hareket hızına ayak uydurabilen taktik HSS’leri sahaya sürmektedir.

Buk-M3

Bu rolü üstlenen temel sistem Buk-M3’tür. Buk taburu; taburun angajmanlarını yöneten, aynı zamanda ortak hava resmini idame ettirmek için stratejik hava savunma sistemlerinden ve VKS’den veri akışı alabilen bir komuta aracını bünyesinde barındırır. Taburda ayrıca, müstakil bir gözetleme ve hedef tespit radarı da bulunur. Bu araç çifti (komuta aracı ve radar), kendi angajman radarına sahip 6 adet radarlı lançerli taşıyıcı araç (TELAR) ile 3 adet TEL aracını koordine ve sevk eder.

Paletli yapıda olan bu hava savunma platformları, zorlu arazi koşullarında süratle intikal edebilir. Stratejik HSS’lere kıyasla daha kısa menzile sahip olsalar da, üst kademeden sağlanan durumsal farkındalık verisini kullanarak, düşman unsurları angajman zarfının iyice içine girene kadar aydınlatma yapmaktan (aktif radar yayınından) kaçınabilirler. Sistem ayrıca süratle mevzi alma ve toplanma (mevzi terk) yeteneğine göre de optimize edilmiştir.

Kısa Menzilli Hava Savunması (SHORAD)

Rusya’nın büyük ölçekli HSS’leri son derece etkili olsalar da; alçak irtifadan uçan seyir füzeleri, taarruz helikopterleri veya İHA’lara angaje olmak için optimize edilmemiştir. Dahası, mühimmatları düşürme kabiliyetine sahip olsalar da, stratejik HSS’lerin doyum noktasına ulaşarak (satürasyon) etkisiz hale getirilme riski vardır. Bu nedenle Rusya; S-400 ve Buk birlikleriyle birlikte hareket eden veya entegre hava savunma sistemini aşmayı başaran unsurlara angaje olmak üzere kilit tesislerin çevresinde konuşlanan ve “kaleci” görevi gören çok sayıda SHORAD (kısa menzilli hava savunma) sistemine yatırım yapmaktadır.

Al-Watiya Hava Üssünde Bayraktar TB2 tarafından vurularak etkisiz hale getirilen Pantsir-S1 hava savunma sistemi

Rus envanterindeki birincil SHORAD sistemleri olarak karşımıza 9K330 Tor-M2 ve 96K6 Pantsir-S2 çıkmaktadır. Tor; hızlı kurulum ve hedef tespit kabiliyetine sahip, hızlı veya anlık beliren hedeflere (seyir füzeleri ve helikopterler gibi) karşı kısa menzil ve alçak irtifa angajmanları için optimize edilmiş, paletli bir hava savunma sistemidir. Ayrıca çeşitli mühimmatları da imha edebilmektedir.

Pantsir-S2; bünyesinde hedef tespit ve angajman radarı, uçaksavar topu ve modüler füze kanisterleri barındıran, çeşitli araç şasilerine monte edilebilen veya sabit olarak konuşlandırılabilen bir hava savunma modülüdür. Tor sistemine kıyasla daha düşük bir vuruş ihtimaline (Probability of Kill – Pk) sahip olsa da, daha düşük maliyetlidir ve periyodik olarak iyileştirilmektedir. Bunun ötesinde Rusya, İHA karşı tedbir (C-UAV) sistemleri üzerinde denemeler yapmaktadır.

Bu SHORAD sistemleri; üst kademelerden gelen radar izlerinden yararlanarak üzerlerinden geçen hava araçlarına pusu kurabildikleri için “aniden beliren” (pop-up) bir tehdit oluşturmaktadır. Rusya ayrıca kara birliklerine çok sayıda MANPADS (tek er tarafından taşınabilir hava savunma sistemi) dağıtmakta ve hem çekili hem de kundağı motorlu uçaksavar topçu sistemlerinden oluşan önemli miktarda eski stoğu elinde bulundurmaktadır.

Tüm bunların yanı sıra RUSI, Rus hava savunma operatörlerine de değinmektedir. Bu bağlamda hat birliklerindeki personelin çoğunluğunun aksine, HSS operatörlerinin ezici çoğunlukla önemli teknik ve taktik eğitime sahip sözleşmeli askerler olduğu belirtilmektedir. Bu bağlamda raporda, Rus hava savunma sistemlerinin Ukrayna’nın işgali sırasında sınırlı hasar gördüğü, bunun da kuvvetin istikrarlı bir şekilde deneyim kazanmasına olanak tanıdığı belirtilmektedir.

9K330 Tor-M2 hava savunma sistemi (Görsel: Rusya Savunma Bakanlığı)

Rus Hava Savunmasının Ukrayna İşgali Sırasındaki Etkisi

Ukrayna’nın savaş boyunca Rus topraklarına yönelik ısrarlı saldırıları, Rus hava savunma sistemlerinin çok etkili olmadığına dair yaygın bir halk algısı yarattı. Ancak RUSI’ya göre bu algı yanıltıcı. Rus hava savunma sistemleri Ukrayna ordusuna ciddi kısıtlamalar getirmiş, Rus ordusunu ve sanayisini derinlemesine vuruş girişimlerinin büyük kısmından korumuş ve savaş süresince önemli ölçüde gelişmiştir. Rusya ayrıca hava savunma sistemlerinin NATO için en “endişe verici” olan bazı parçalarını kullanmaktan da kaçınmıştır. Bununla birlikte, Rus hava savunması delinebilir ve imha edilebilir durumdadır. Rapora ve elbette sahadaki gelişmelere göre bu sistemler aşılmaz değildir; ancak Rus kuvvetlerini ve topraklarını verimli bir şekilde vurmanın önünde büyük bir engel teşkil etmektedirler.

Rapora göre savaşın ilk birkaç gününde, Rus hava savunmacıları tüm uçakları ve diğer hava araçlarını “dost” olarak kabul etme emri altındaydı. Sonuç utanç vericiydi; Ukrayna SİHA’ları ve uçakları Rus konvoylarını vurdu. Rus hava savunması hızla kilit noktaları korumaya geçti ve Ukrayna uçaklarının kayıpları artış gösterdi. Bu durum, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ni (AFU) uçakları alçak irtifada (250 feet’in altında) tutmaya zorladı. Genel kural, cephe hattının 80 km yakınında sadece alçak irtifa uçuşlarının hayatta kalınabilir olduğu yönündeydi. Yine de bir Ukrayna uçağı, 50 feet’in altında uçarken 150 km menzilde Rus hava savunması tarafından düşürüldü.

Buna rağmen Ukrayna uçakları koşullar elverişli olduğunda veya hava savunma sistemleri başka yöne çekildiğinde ya da yer değiştirdiğinde hala sorti yapabilmektedir. Bununla birlikte, ağır şekilde kısıtlanmış durumdalar ve saldırı gerçekleştirmek için artık stand-off (taşıyıcı hava platformunun düşman hava savunma menziline girmeden, uzak mesafeden hedefi vurmasını sağlayan güdümlü mühimmat türü) mühimmatlara bağımlılar.

Ukrayna Hava Kuvvetleri’ne ait Su-24M savaş uçağı, kanat altında taşıdığı 2 adet Storm Shadow füzesi (SCALP-EG) ile (Görsel: Ukrayna Hava Kuvvetleri)

Rus hava savunma sistemleri, Ukrayna hava harekatlarını kısıtlamanın ötesinde, Ukrayna uçaklarını yarı düzenli bir şekilde imha etmeye devam etmektedir. Kısa bir süre için Ukrayna, Rus hava savunma radarlarını vurmak için AGM-88 HARM (High-speed Anti-Radiation Missile) anti-radyasyon füzelerini kullanarak savunmada boşluklar yaratmada bir miktar başarı elde etti. Ancak Rus HSS operatörleri hızla radarlarını kapatmayı veya daha yoğun savunulan sektörlerde HARM’ları yaklaşma esnasında vurmayı öğrendi.

Ukraynalılar, Haziran ve Temmuz 2022’de hassas kara konuşlu ateş destek vasıtalarının envanterlerine girmesiyle Rus kuvvetlerine ikinci bir şok yaşattı. Güdümlü Çok Namlulu Roketatar Sistemleri (GMLRS) ve daha sonra Ordu Taktik Füze Sistemleri (ATACMS), ilk kullanıldıklarında Ruslara ağır kayıplar verdirdi. Bununla birlikte zaman içinde Rus hava savunması, bu mühimmatları etkili bir şekilde takip etmeyi ve angaje olmayı öğrendi. Rapora göre başarılı vuruş oranı GMLRS ile 2022’de %70’e yakınken, 2023 ve 2024’te yaklaşık %30’a, 2025’te ise sıklıkla %8’e kadar düştü.

Bu noktada hava savunma sistemi bileşenlerine yönelik saldırılarda, tek bir radarı imha etmek için 10 adede kadar ATACMS’ın feda edilmesi gerektiği görülmüştür. Bu genel yüzdeler çok önemli bir bağlamsal detayı gizlemektedir: Doğru saldırı sistemleri kombinasyonu, iyi istihbarat ve elektronik harp (EH) ile vuruş oranları tekrar yukarı çekilebilir. Ancak bu durum Ukrayna saldırılarının hızını yavaşlatmış, pek çok hedefi seçenekler arasından çıkarmış ve Ukrayna’nın seçenekleri açısından nicelleştirilmesi zor olan ikincil sonuçlar doğurmuştur.

Ukrayna’ya ait ABD üretimi HIMARS ÇNRA sistemi (Görsel: Ukrayna Silahlı Kuvvetleri)

Rus tarafındaki iyileşmenin bir diğer yönü de angajman verimliliği olarak görülüyor. Örneğin ATACMS sahaya ilk girdiğinde, Rusların bunları durdurmak için ateşlediği S-400 önleme füzesi sayısı orantısızdı. Zamanla Rus sisteminin entegrasyonu gelişti ve hedeflere uygun önleyicilerin eşleştirilmesi çok daha etkili hale geldi. Benzer şekilde Rusya, Ukrayna’nın kendi topraklarına yönelik uzun menzilli taarruz harekâtına hazırlanmakta zorlandı. Raporda, Ukraynalı yetkililerin bu saldırı niyetini kamuoyunda açıkça dile getirmiş olmalarına rağmen Moskova’nın yeterli hazırlık yapamamasının ironik bir durum olduğuna dikkat çekilmektedir. Ukrayna geniş bir yelpazede uzun menzilli saldırı sistemlerinin üretimini artırdıkça; Rusya petrol rafinerileri, savunma sanayii tesisleri ve lojistik merkezleri civarında isabet almaya devam etti. Rusya’daki düzenli isabet ve yangın görüntüleri, Rus hava savunmasının toprakları korumakta başarısız olduğu algısına neden oldu.

Rapora göre ise gerçek daha karmaşık. Çok sayıdaki Rus hedef ve bunların coğrafi olarak dağınık olması, hepsinin savunulamayacağı anlamına gelmektedir. Bu noktada Ukrayna zamanla hava savunmasından yoksun hedeflere saldırma konusunda oldukça uzmanlaştı ve sınırlı harp başlığına sahip az sayıda mühimmatın, yanıcı veya hassas malzemeler nedeniyle bir tesiste zincirleme hasara yol açabileceği hedeflere öncelik verdi. Bu durum, Rusların savunmaya karar verdiği ve sonuç olarak Ukrayna’nın vurmakta zorlandığı çok sayıda hedefi geride bırakmaktadır. Ukrayna daha korunaklı hedeflere saldırdığında sonuçlar tutarlı olmuştur.

Her biri 20.000 ila 80.000 dolar arasında değişen 100-150 İHA’lık bir salvodan yaklaşık 10 tanesi hedefine ulaşabilmekte, ancak küçük harp başlıkları genellikle hızla onarılabilen ihmal edilebilir hasarlara neden olmaktadır. Ukrayna saldırılarının genel başarı oranına bakıldığında, mühimmatların %10’undan azı hedefe ulaşmış ve daha da azı bir etki yaratmıştır. Güçlendirilmiş hedeflere yönelik başarılı saldırılar; genellikle Ukrayna’nın bir sektördeki hava savunmasını tüketmek için tek bir saldırı vektöründe 100’den fazla İHA taarruzunu ve ancak ondan sonra hasar vermek için seyir füzeleri veya daha büyük İHA’lar kullanmasını gerektirmiştir. Ukrayna tarafından Storm Shadow veya diğer prestijli silahların kullanıldığı durumlarda bile, Rus mühimmat eşleştirmesindeki iyileşmeler, karmaşık bir salvonun parçası olsalar dahi bu mühimmatların %50’den fazlasının genellikle önlendiği anlamına gelmektedir.

Ukrayna’nın An-196 Liutyi kamikaze İHA’ları

Dolayısıyla Rus hava savunma sistemleri, Ukrayna’nın önemli ölçüde kaynak tüketmesine yol açmış ve çok sayıda yüksek değerli hedefi fiilen ulaşılamaz hale getirmiştir. Yine de Ukrayna, bazı durumlarda karmaşık taarruzlar icra ederek mühimmatını hedefe ulaştırmak amacıyla hava savunma ağını aşmayı başarmıştır. Bu tür yöntemler sürekli olarak tekrarlanabilir nitelikte olmasa da, Rus sistemlerinin işleyişine dair bilgi arttıkça yeni zafiyetlerin tespit edilmesi ve bunların istismar edilmesi mümkün hale gelebilecektir. Dahası, İHA’ların maliyeti önemsiz olmamakla birlikte, önleyici füzelerin fiyatı da önemsiz değildir. Rusya’nın fırlatıcılarına ikmal yapabilme kabiliyeti ve dolayısıyla hava savunma önleyicilerinin endüstriyel üretimi, nihayetinde Ukrayna’nın verebileceği hasar oranını genişletme yeteneği açısından kritiktir.

Son bir husus da Rusya’nın Ukrayna’nın işgali sırasında hava savunma ekipmanı kaybına uğramasına rağmen, daha yetenekli sistemlerinden bazılarını saklı tutmuş olmasıdır. Bu bağlamda Uzun menzilli 40N6 hava savunma füzeleri kullanılmamış ve 48N6 füzeleri idareli ateşlenmiştir. Rus önleme füzeleri şu anda üretilebildiklerinden daha hızlı ateşlenmektedir, ancak bu durum ezici bir çoğunlukla 9K33 Osa ve başta Pantsir olmak üzere SHORAD (kısa menzilli hava savunma) sistemleri gibi daha eski platformlarda yoğunlaşmıştır.

48N6 hava savunma füzesi

Bu kapsamda Rusya, bu açığı kapatmak için Pantsir için hava savunma füzesi üretimini önemli ölçüde artırmaya çalışmaktadır. Ayrıca Rusya bazı üst kademe radarlarda kayıplar yaşamış, ancak bu kayıplar telafi edilmelerine olanak tanıyan bir oranda gerçekleşmiştir. Böylece rapora göre; Rusya’nın genişleyen hava savunma üretimi, savaş boyunca sistemlerin sınırlı yıpranması ve Batı sistemleriyle karşılaştıkça sergiledikleri gelişim, bu sistemlerin NATO hava gücü ve özellikle Avrupa hava gücü için büyük bir engel olmaya devam ettiği anlamına gelmektedir.

Rusya’nın hava savunmasını geliştirmeye ve genişletmeye devam etme yeteneği ile Avrupa’nın hava savunmasını baskılayacak veya imha edecek uygun mühimmatları inşa etme yeteneği arasındaki denge; hem Avrupa’daki konvansiyonel güç dengesinde kritik bir ölçüttür hem de Ukrayna için uzun vadeli güvenlik garantilerinin fizibilitesi açısından bağlamı belirlemektedir. Dolayısıyla bu soru, hem Ukrayna’nın geleceğinin hem de Avrupa güvenliğinin teminatının kalbine inmektedir. Raporun ve çalışmamızın son bölümü, Rusya’nın hava savunma sistemlerini nasıl ürettiğini haritalandırmaktadır.

Rus Hava Savunma Tedarik Zinciri

Rus hava savunma üretiminin dayanıklılığını ve kapasitesini değerlendirmek için, sürece dahil olan şirketlerin ekosistemini ve rollerini haritalandırmak gereklidir. Rusya’daki çoğu kritik savunma projesinde olduğu gibi, hava savunma girişimi de; projenin teslimi için tasarım, montaj, alt sistem üretimi ve hammadde tedariki konularında alt yüklenicilerin sözleşmelerini yöneten tek ve merkezi bir sanayi kuruluşu etrafında döner. Temel bir şirketin bir sistemin tedarik zinciri ve yaşam döngüsü boyunca etkileşimleri yönettiği bu “merkez ve uç” (hub-and-spoke) yaklaşımı, merkezin teslimat ve geliştirmeye ilişkin tüm kritik zaman çizelgesi verilerini elinde tutması anlamına gelir. Bununla birlikte, bu monolitik yapının altında çok sayıda alt kuruluş bulunmaktadır.

S-400 ve Rus hava savunma ağının geri kalanının büyük bir kısmı söz konusu olduğunda, bu girişim Almaz-Antey konsorsiyumu bünyesinde toplanmıştır. Çalışmanın bu bölümü; S-400 füzeleri, radarları, komuta-kontrol (C2) sistemleri ve SHORAD (Kısa Menzilli Hava Savunma) üretimindeki kurumsal yapıyı, tedarik zincirinin ikinci ve bazı durumlarda üçüncü kademesine kadar detaylandırmaktadır.

Rus S-400 hava savunma sisteminden atış anı

Füze üretim altyapısı ve kritik bağımlılıklar

S-400 sisteminin belkemiğini oluşturan 40N6 ve 48N6 füzelerinin üretim süreci, tasarım ve montaj aşamalarında Moskova çevresinde yoğunlaşmıştır. Füzelerin tasarımı Moskova’nın Khimki bölgesindeki MKB Fakel tarafından yürütülürken, nihai montaj hattı ve tüm tedarik zincirinin yönetimi Moskova merkezli MMZ Avangard fabrikasının sorumluluğundadır. Bu noktada MMZ Avangard, motorlardan güdüm sistemlerine kadar uzanan çok katmanlı bir tedarik zincirinin merkezinde yer alarak bir “merkez üs” görevi görür.

Söz konusu füzelerin itki sistemleri, Rostov bölgesindeki Kamensky Combine ve Samara merkezli Salyut JSC tarafından üretilmektedir. Ancak motor üretimi için gerekli olan kritik hammadde (amonyum perklorat), tek bir kaynağa, Novosibirsk’teki Anozit tesisine bağımlıdır. Benzer bir iş bölümü füze gövdeleri ve fırlatma tüplerinde de görülür; gövdeler Sverdlovsk’taki KUMZ tesislerinde, fırlatma kanisterleri ise Dzerzhinsk’teki DPO Plastik tarafından imal edilmektedir. Harp başlıklarının üretimi ise Moskova’daki Merkezi Kimya ve Mekanik Bilimsel Araştırma Enstitüsü (CNIIHM) bünyesinde gerçekleştirilmektedir.

Füzenin en kritik bileşeni olan güdüm ve aviyonik sistemlerinde ise MMZ Avangard, çok sayıda alt yükleniciyi koordine eder. Füzenin manevra yapmasını sağlayan kontrol yüzeyleri Arzamas Cihaz Yapım Fabrikası (APZ), navigasyon için hayati olan atalet sistemleri Temp-Avia, füzelerin “gözü” olan arayıcı başlıklar ise Ryazan’daki PJSC Krasnoye Znamya fabrikasında üretilmektedir. Ancak bu üretim hattı da kendi içinde alt katmanlara ayrılır; Krasnoye Znamya, mikrodalga cihazlar için Pluton JSC, alıcı-vericiler için Salyut JSC ve işlemciler için NTC Modul gibi firmalara bağımlıdır. Rapora göre bu durum, tedarik zincirinin derinleştiği noktalarda kırılganlıkların arttığını göstermektedir.

Logo

Rus Hava Savunma Ağı

Menzil ve Katman Analizi
SAVUNMA KATMANLARI
Stratejik (>150km)
Taktik (Orta)
SHORAD (Kısa)
Mühimmat

Kısa Menzilli Hava Savunma (SHORAD) ve Tula kümelenmesi

Stratejik sistemleri koruyan Pantsir gibi SHORAD sistemlerinin üretimi, coğrafi olarak tehlikeli bir yoğunlaşma sergilemektedir. Rapor, Pantsir üretiminin neredeyse tamamen Tula şehrindeki sanayi kümelenmesine dayandığını vurgulamaktadır. Sistemin ana üreticisi KBP (Design Bureau of Instrument Building) olup, montaj işlemleri KBP’nin yan kuruluşu olan Shcheglovsky Val tesislerinde yapılmaktadır.

Pantsir sisteminin arama radarı (2RL80) Tula’daki TsKBA tarafından, angajman radarı (1RS2-1) ise bizzat KBP tarafından üretilmektedir. Bu radarların matematiksel yazılımları ve anten bileşenleri için yine bölgedeki alt yükleniciler devreye girmektedir. Sistemin termal ve optik sensörleri ise geçmişte Fransız teknolojisine bağımlı olan Kazan merkezli NPO GIPO tarafından sağlanmaktadır. Silah sistemleri açısından bakıldığında; Pantsir’in standart 57-E6 füzeleri ve İHA’lara karşı geliştirilen uygun maliyetli TKB-1055 füzeleri TulaTochMash firması, 30mm topları ise TulaMashZavod tarafından tedarik edilmektedir. Bu bağlamda rapor, KBP, TulaTochMash ve TulaMashZavod gibi kritik tesislerin birbirine sadece 8 km mesafede bulunmasının, üretim hattını toplu saldırılara karşı son derece savunmasız bıraktığına dikkat çekmektedir.

Ukrayna’lı güçler tarafından ele geçirilen Pantsir hava savunma sistemi

Radar ve Komuta Kontrol (C2) ağının mimarisi

S-400 ve S-500 gibi stratejik sistemlerin “beyni” ve “gözleri” olan radar ve C2 merkezlerinin üretimi, füze üretimine kıyasla Almaz-Antey bünyesinde daha merkezi bir yapıda tutulmaktadır. S-400’ün ana angajman radarı olan 92N6 (NATO kodu: Gravestone) ve her iki sistem için de kritik olan 96L6 (Cheese Board) radarı NPO Almaz sorumluluğunda geliştirilmektedir. Uzun menzilli tespit radarı 91N6 (Bigbird) ise Novosibirsk’teki NPO NIIP NZIK tarafından üretilmektedir. Bu yüksek teknoloji ürünü radarların çalışması için gereken mikrodalga vakum tüpleri (klistronlar), Moskova merkezli JSC NPP Toriy ve NPP Istok tarafından sağlanmaktadır.

Sistemin yönetim merkezi olan 55K6E komuta ve kontrol aracı da NPO Almaz tarafından tasarlanmaktadır. C2 sistemlerinin bilişim altyapısı, St. Petersburg merkezli Ramek-VS tarafından sağlanan modüller ve MCST tarafından tasarlanan yerli Elbrus işlemcileri üzerine kuruludur. Ancak rapor, yerli işlemci üretiminde yaşanan sorunlar nedeniyle Rusya’nın C2 sistemlerinde Batı menşeili elektronik bileşenlere ihtiyaç duyduğunu ve bunların JSC Elektroavtomatika gibi toptancılar aracılığıyla, genellikle Çin üzerinden temin edildiğini belirtmektedir. Sistemin genel hava savunma ağına entegrasyonu ise Penza’daki Radiozavod tarafından üretilen Polyana-D4M1 sistemi üzerinden sağlanmaktadır.

96L6 (Cheese Board) radarı

Rus Hava Savunma Üretiminin Zafiyet Haritası

Rus hava savunma üretiminin birinci ve ikinci kademeleri, ilk bakışta egemen ve güçlü bir araştırma ile sanayi altyapısına dayanıyor gibi görünse de, sektör; ham madde, bileşenler ve takım tezgâhlarının yabancı tedarikine önemli ölçüde bağımlıdır. Bu bağımlılıkların her biri yaptırımlara açıktır, ekonomik zafiyetler barındırmaktadır veya doğrudan saldırıya karşı savunmasızdır. Yazarlar kapsamlı bir kırılganlık değerlendirmesi gerçekleştirmiş olup, çalışmanın bu kısmı söz konusu zafiyetlerden bazılarının (tamamı olmamakla birlikte) nasıl değerlendirilebileceğine dair öne çıkan örnekleri ortaya koymaktadır.

Rusya’nın ana yükleniciyi merkezde tutup alt yüklenicileri çeperde yönettiği “merkez ve uç” (hub-and-spoke) üretim modeli, ana firmaları korunaklı kılsa da, tedarik zincirinin derinliklerinde ciddi riskler barındırmaktadır. Rus hava savunma sistemlerinin birinci ve ikinci kademe üreticileri yerli olsa da endüstri, kritik bileşenlerin tedarikinde dışa bağımlılıktan kurtulamamıştır. Rusya’nın takım tezgahı envanterinin yaklaşık %70’i Çin menşeili olmasına rağmen; en hassas işlemler ve hasar gören tesislerin onarımı için hala Avrupa ve Japonya menşeili yüksek hassasiyetli makinelere ihtiyaç duyulmaktadır. Benzer bir darboğaz hammadde tedarikinde de yaşanmaktadır. Yüksek performanslı radarların üretimi için hayati önem taşıyan Berilyum Oksit seramikleri, Rusya içinde yeterli kalitede üretilememektedir. Rapor, bu malzemenin Kazakistan merkezli Kaz Ceramics LLP gibi firmalar üzerinden temin edildiğini ve bu tedarik hattının yaptırımlara karşı bir “yumuşak karın” oluşturduğunu belirtmektedir.

Defence Turk Logo

Rusya Hava Savunma Sanayii

Tedarik Zinciri ve Dışa Bağımlılık Analizi
Bağımlılık Durumu
Yerli Üretim (Rusya)
Yerli ama Ekipman Yabancı
Yabancı / Kritik İthalat

Bir diğer kritik bağımlılık alanı mikroelektronik sektörüdür. Rusya’nın mikroelektronik endüstrisi, radar ve komuta kontrol birimlerinde kullanılan karmaşık çipler için yabancı tedarikçilere muhtaçtır. Batı menşeili ölçüm ekipmanlarına ve gelişmiş mikroişlemcilere olan bu ihtiyaç, S-400 gibi sistemlerin üretim sürekliliğini tehdit etmektedir. Bu noktada rapor, Batılı karar vericilere doğrudan son montaj hattını değil, tedarik zincirinin derinliklerini hedef almayı önermektedir. Yaptırımların sadece Almaz-Antey gibi devlere değil, onlara hammadde sağlayan aracı şirketlere ve üçüncü ülke tedarikçilerine genişletilmesi; ayrıca Rusya’nın çip üretim tesislerini modernize etmek için ihtiyaç duyduğu litografi makinelerine erişimin tamamen kesilmesi gerekmektedir.

Stratejik kırılma noktası: Tula kümelenmesi ve Pantsir üretimi

Raporun en çarpıcı tespiti, Rus hava savunma sistemlerinin üretildiği fabrikaların coğrafi ve fiziksel olarak saldırıya ne kadar açık olduğuyla ilgili. Üretim tesislerinin aşırı yoğunlaşması, Ukrayna için büyük bir stratejik fırsat, Rusya içinse hayati bir risk yaratmaktadır. Özellikle Pantsir hava savunma sistemlerinin üretildiği Tula şehri, bu riskin merkezindedir.

İlgili tüm tesisler 8 km çapında bir alan içerisinde bulunmaktadır. (Görsel: RUSI)

Rapor, Tula’daki üretim altyapısının yarattığı “stratejik paradoksu” şu kritik maddelerle özetlemektedir:

  • Coğrafi sıkışma: Pantsir sistemini üreten ana yüklenici KBP, füzeleri sağlayan TulaTochMash ve topları üreten TulaMashZavod tesislerinin tamamı, birbirine sadece 8 km mesafedeki dar bir alan içine sıkışmış durumdadır. Bu durum, bölgeyi toplu İHA ve füze saldırıları için ideal bir hedef haline getirmektedir.

  • Domino etkisi: Pantsir sistemleri, Rusya’nın petrol rafinerilerini, enerji santrallerini ve hava üslerini korumakla görevli birincil SHORAD sistemidir.

  • Üretim ve savunma döngüsü: Eğer Ukrayna, Tula üzerindeki hava savunmayı satüre ederek üretim hatlarını vurmayı başarırsa; Rusya’nın hasar gören Pantsir’leri yenileme veya yeni sistem üretme kapasitesi çökecektir.

  • Nihai sonuç: Pantsir üretiminin durması, Rusya’nın stratejik derinliğindeki rafinerilerin ve kritik altyapının korumasız kalması anlamına gelir. Dolayısıyla, tek bir şehirdeki fabrikaların vurulması, dolaylı olarak tüm Rus ekonomisinin ve enerji altyapısının savunmasız kalmasına yol açabilecek bir kelebek etkisi yaratma potansiyeline sahiptir.

Sonuç

Royal United Services Institute (RUSI) düşünce kuruluşu tarafından hazırlanan rapor, Rus hava savunma sistemlerinin çok katmanlı yapısını ve mevcut Ukrayna ile Avrupa yeteneklerine karşı sergilediği yüksek kabiliyeti ortaya koymuştur. Dolayısıyla bu sistemler, olası bir çatışmada Avrupa ordularının hava gücünü sahaya sürme kapasitesini kısıtlayarak Avrupa güvenliği adına ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Ayrıca, Ukrayna’nın uzun menzilli taarruz harekatının etkinliğini düşürerek; Ukrayna’nın, Rusya’nın bu topyekûn işgalini finanse etmesini sağlayan gelir kaynaklarını baltalamasına da engel olmaktadırlar. Rapor ayrıca, Rus hava savunma sistemlerinin tasarım ve imalat süreçlerinin genel hatlarını ve bu süreçteki kritik endüstriyel merkezleri de ana hatlarıyla belirtmektedir.

Bu çalışma kapsamında yürütülen araştırmalar; Rusya’nın silahlarını tasarlamak için yabancı yazılımlara ve performanslarını sertifiye etmek için yabancı ölçüm ekipmanlarına önemli ölçüde bağımlı olduğunu göstermektedir. Rusya ayrıca üretim sürecinde yabancı komponentlere ve hammaddelere de ihtiyaç duymaktadır. Dahası, kilit tesislerin birçoğu belirli bölgelerde yoğunlaşmış durumdadır ve olası saldırılara karşı savunmasızdır. Ayrıca çalışmada belirtilen en endişe verici husus ise; Rusya’nın üçüncü ülkeler bir yana, NATO üyesi ülkelerden dahi kritik takım tezgahlarını, alt bileşenleri ve hammaddeleri temin etmeyi hala başarıyor olmasıdır.

Kuruluş; Ukrayna ve uluslararası ortaklarının, Rus hava savunma üretimini sekteye uğratmak adına geniş bir fırsat yelpazesine sahip olduğunu özellikle vurgulamaktadır. Kısa vadede bu adımlar, Rusya’nın hava savunma füzesi üretimini artırma çabalarının önüne geçilmesine katkı sağlayabilir. Böylece Ukrayna’nın uzun menzilli taarruz harekatının etkinliği artırılabilir. Bu bağlamda uzun vadede bu durumun, Avrupa’daki konvansiyonel caydırıcılık dengesinin korunmasına hizmet edeceği ifade edilmektedir.

Raporun tamamı için tıklayınız.

Olgun Yılmaz
Olgun Yılmaz

Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğrencisi.  Uluslararası İlişkiler ve Savunma Sanayii araştırmacısı.

Etiketler: buk-m3hava savunmahava savunma sistemiPantsirRadarRus hava savunma sistemiRusyaS-400S-500TOR-M2
Önceki Haber

ÇELİK KUBBE’de yeni teslimat

Sonraki Haber

Türk savunma sanayiinden 10 milyar dolarlık ihracat

İlgili Yazılar

SIPRI’nın ilk 100 listesine Türkiye’den 5 şirket
Yazılar ve Analizler

SIPRI’nın ilk 100 listesine Türkiye’den 5 şirket

3 ay önce
Türk Hava Kuvvetleri Nakliye Uçağı Envanteri Optimum Gelecek Planlaması
Yazılar ve Analizler

Türk Hava Kuvvetleri Nakliye Uçağı Envanteri Optimum Gelecek Planlaması

3 ay önce
Milli Muharip Uçak’ın yeni adı: KAAN
Özgün Yazılar

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamaları ve KAAN’da son durum

5 ay önce
NATO Genel Sekreteri Yıllık Rapor 2024’ü yayınladı
Yazılar ve Analizler

NATO Genel Sekreteri Yıllık Rapor 2024’ü yayınladı

8 ay önce
Türkiye 2024 yılında 600’den fazla zırhlı araç teslim etti
Yazılar ve Analizler

Türkiye 2024 yılında 600’den fazla zırhlı araç teslim etti

8 ay önce
Rusya’nın kara günü: “Örümcek Ağı” Operasyonu
Yazılar ve Analizler

Rusya’nın kara günü: “Örümcek Ağı” Operasyonu

9 ay önce
Sonraki Haber
Türkiye’nin 2025 yılı savunma bütçesi belli oldu

Türk savunma sanayiinden 10 milyar dolarlık ihracat

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın

Google Haberler

Bültene Abone Ol!

İlginizi Çekebilir

Slovakya’nın ilk F-16 Block 70 savaş uçakları hizmete girdi
Haberler

Slovakya savaş uçağı filosunu genişletmek istiyor

17 Şubat 2026
Hindistan Hava Kuvvetleri Rafale uçaklarını teslim alıyor
Haberler

Hindistan’dan dev Rafale savaş uçağı tedariki

15 Şubat 2026

Ulusal Savunmanın Medyadaki Güçlü Sesi

@ 2021 Defence Turk. Tüm hakları saklıdır.

Ulusal Savunmanın Medyadaki Güçlü Sesi

  • ENG
  • Haberler
    • Deniz Kuvvetleri ve Deniz Sistemleri
    • Genel Haberler
    • Hava Kuvvetleri & Havacılık ve Uzay Sistemleri
    • Kara Kuvvetleri ve Kara Sistemleri
  • Özgün Yazılar
    • Sistemler ve İncelemeler
    • Söyleşiler
    • Yazılar ve Analizler
  • Hizmetlerimiz
  • Dergi İçerikleri
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Dergiler
  • ENG
  • Haberler
    • Deniz Kuvvetleri ve Deniz Sistemleri
    • Genel Haberler
    • Hava Kuvvetleri & Havacılık ve Uzay Sistemleri
    • Kara Kuvvetleri ve Kara Sistemleri
  • Özgün Yazılar
    • Sistemler ve İncelemeler
    • Söyleşiler
    • Yazılar ve Analizler
  • Hizmetlerimiz
  • Dergi İçerikleri
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Dergiler
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Giriş
  • ENG
  • Haberler
    • Deniz Kuvvetleri ve Deniz Sistemleri
    • Genel Haberler
    • Hava Kuvvetleri & Havacılık ve Uzay Sistemleri
    • Kara Kuvvetleri ve Kara Sistemleri
  • Özgün Yazılar
    • Sistemler ve İncelemeler
    • Söyleşiler
    • Yazılar ve Analizler
  • Hizmetlerimiz
  • Dergi İçerikleri
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Dergiler

© 2020 Tüm hakları saklıdır.
DefenceTurk

Tekrar Hoşgeldiniz!

Lütfen hesap bilgilerinizi girin

Şifrenizi mi unuttunuz?

Parolanızı kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen e-posta adresi veya kullanıcı adı girin.

Giriş

OTP Verification

OTP Verification


< Back

Defence Turk'ün Yeni Hizmetleri

Defence Turk sektöre yönelik yeni hizmetlerini sunar. Profesyonel ekibimiz sorunlarınıza çözümler üretmek için yanınızda!

Hizmetleri Keşfedin