Anasayfa Özgün Yazılar Sahil Güvenlik Komutanlığı’na Bakış

Sahil Güvenlik Komutanlığı’na Bakış

0

Tam adı ile T.C. İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı kökenleri Osmanlı dönemine kadar gitse de 1957 yılında Hudut Umum Kumandanlığı ile Jandarma deniz biriminin birleşmesi ile Jandarma Deniz Komutanlığı adını almıştır. Bugünkü bildiğimiz manadaki yapılanmasını 1982 yılında yasa ile tamamlayıp Sahil Güvenlik Komutanlığı adını aldı.

1985 yılında hepimizin bildiği: Türk Silahlı Kuvvetlerinin kadro ve kuruluşu içerisinde, barışta görev ve hizmet yönünden İçişleri Bakanlığına bağlı, olağanüstü haller ve savaş halinde ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığı emrine girecek silahlı bir güvenlik kuvveti olarak görev tanımını almıştır.

Komutanlıklar olarak:

  • SG Karadeniz Bölge Komutanlığı
  • SG Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı
  • SG Ege Deniz Bölge Komutanlığı
  • SG Akdeniz Bölge Komutanlığı
  • SG Hava Komutanlığı
  • SG Eğitim ve Öğretim Komutanlığı
  • SG İkmal Merkezi Komutanlığı’ndan oluşur.

Envantere ve işleyişe bakacak olursak:

Sahil güvenlik jargonunda eski Deniz Kuvvetleri alışkanlığı ile küçük tekne sınıflarına bot diye hitap edildiği için teknelere genelde bot denmektedir.

Kaan 15 sınıfı botlar:

Yonca Onuk tersanesinde tasarlanıp yapılan bu tekneler daha öncesinde armatör Kahraman Sadıkoğlunun Obsession isimli teknesinin form iyileştirmesi ve büyütülmesi ile elde edilmiş inşa edildiği 1998 yılında ve hala kendi sınıfının en iyi teknesi olarak görev yapmakta olan kompozit malzemeden imal yüzey etkili çok büyük boyutlardaki pervanesi ile oldukça başarılı platformalardır. Sadece hızlı olmaları ile değil karşılarındaki Yunan sahil güvenlik teknelerinden performans olarak her konuda daha başarılıdırlar. Komutanlık bünyesinde 18 adet bulunmaktadır.

Kaan 15 Platformu

15,4 metre boyunda 4 metre eninde 18 ton ağırlığında 54 deniz mili sürate çıkabilen 37 deniz mili sabit sürat ile 350 deniz mili menzilli teknelerdir. Kıyı güvenliği ve ani müdahale konusunda biçilmiş kaftanlardır. Çok hareketli oldukları için eski sınıf teknelerden gelen denizcilerin ilk anda alışmakta zorlandığı yüksek performansları zaman içinde keyif vermeye başlar. Genelde ağır silah barındırmazlar. Ama üst pruva güvertesinde silah yeri bulunmaktadır. Stabilitesi bu tip yüksek süratli teknelerden beklenmeyecek kadar iyidir, öyle ki yurt dışına ihraç edilen örneklerinde teknenin en üst noktasına konulan 360 derece görüşlü stabilize silah platformları ile dahi bütün görevleri sorunsuzca yerine getirebilmektedir.

Ülkemiz için en gurur duyulacak tekne sınıflarından birisidir. Bu teknenin çok az revize edilmiş hali (Kaan 16) Katar Malezya ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafında kullanılmakta olup Katar ve BAE bu teknelerini stabilize silah platformları ile donatmışlardır.

Kaan 19 sınıfı botlar:

Aynı tersane tarafından Sahil Güvenlik Komutanlığının isterleri ile büyütülen tasarım çok daha güçlü motorları ile sınıfının en çılgın ve en hızlı teknesi haline gelmiştir. Seyir testlerinde 61 deniz mili sürate ulaşmıştır. Tekne hareketleri daha da yumuşamış, bu boyuttaki bir tekne için son derece ergonomik bir hale gelmiştir.

22,5 metre boyunda 4,7 metre eninde 30 ton ağırlığında olup menzili 350 deniz milidir. Bizim kuvvetimizde ağır silahlar ile donatılmamasına rağmen küçük kardeşi gibi iyi bir ihracat başarısı göstermiş bir teknedir. Mısır ve Gürcistan donanmalarında yine en tepede 360 derece dönebilen stabilize silah platformu ile donatılmış olarak başarı ile kullanılmaktadır. Komutanlığımızda 10 adet tekne görev yapmaktadır.

Kaan 29 sınıfı botlar:

Kaan sınıfının performansından memnun kalan kuvvet hızlı tip müdahale botlarında daha büyük gemiler inşa ettirmeye karar vermiş ve Kaan 29 sınıfı tekneler inşa ettirilmiştir. İlk ihale 15 tekne için yapılmış iken 9 adet üretilmiş, sonrasında tekne dizaynına boy verilerek yeni isterler karşılanmıştır.

Kaan 29

31,5 metre boyunda 6,7 metre eninde 97 ton deplasmana sahip bu tekneler 47 deniz mili sürate çıkabilen 37 deniz mili ile 500 mil menzile sahip teknelerdir. Sahil Güvenlik Komutanlığı ilk defa bu teknelerde ASELSAN STAMP stabilize top sistemini kullanmaya başlamış ve önemli bir çarpan kazanmıştır. Ayrıca bu teknelerde iki adet 12,7mm manuel uçaksavar da bulunmaktadır.

Kaan 33

Kaan 29 sınıfının boyu uzatılmış, farklı motorlar ile donatılmış daha kapasiteli versiyonudur. İlk açılan 15 teknelik ihalenin 6 teknesi bu sınıf olarak tamamlanmıştır. Daha sonra 7 adet daha ilave üretim yaptırılıp toplam sayı 13 olmuştur.

35,6 metre boyunda Kaan 29 ile aynı en ölçüsünde ve 125 ton deplasmana sahip bu tekneler 45 deniz mili sürate sahip olup menzilleri 500 deniz milinden daha uzundur. Yine bizim komutanlığımızda ASELSAN STAMP ile kullanılırken Katar donanmasındaki bir metre daha uzun ihraç versiyonunda ASELSAN STOP kullanılmış başarılı bir platformdur.

Kaan sınıfı teknelerin isimleri su hattı boylarından gelmektedir. Bu tekneler hafif gövde yapılarına rağmen yüksek denizli havalarda iyi performansları ile Yunan teknelerine göre çok daha aktif olarak görev yapmaktadırlar.

Arama Kurtarma Botu:

Bunların haricinde Arama Kurtarma Botu olarak adlandırılmış AB finansal fonları ile inşa edilmiş DAMEN 19 sınıfı teknelerimiz bulunmaktadır. Mülteci kurtarma vs. gibi insani amaçlarla imal edildikleri için üzerlerinde herhangi bir sabit silah sistemi bulunmamaktadır. Sahil Güvenlik komutanlığının elindeki tek yerli tasarım olmayan (Antalya imalat) deniz aracıdır.

Kaan 33

19,5 metre botunda 24 ton deplasmana sahip bu tekneler alüminyumdan imal edilmişlerdir. Yüksek denizlerde görev yapmak üzere tasarlanan sert köşeli gövde formları ve sadece kıçtan müdahale edilebilen yüksek bordaları ile yapılma amaçları olan düzensiz mülteci akınına müdahalede şahsi kanaatimce denizdeki panik içindeki insanları kurtarmada daha zarar verici unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tekneler için kötü demem doğru olmaz; okyanusta alabora olsa kendinden doğrulabilen yapısı ile iyi denizci teknelerdir ancak ana görev yeri olan Ege denizi için uygun bir tekne tipi değildir. Tekne seçimi isterlere göre değil finans verene göre yapıldığı için daha uzun süreler görev yapmasını beklediğim bir sınıftır.

Sar 33 botları

Daha önce üzerine detaylı olarak yazı yazdığım Türk Mühendis Erbil Serter’in tasarladığı zamanının çok güzel bir sahil güvenlik teknesidir. İlk tekne Almanya’da Abeking & Rasmussen tersanesinde yapılmış olup diğer tekneler Taşkızak tersanesinde yapılmışlardır. Artık görevden çekilmeye başladılarsa da halen denizlerimizde boy göstermeye devam etmektedirler. Baş tarafta 40mm top ve üst güvertede 2 adet 12,7mm uçaksavar ile diğer sınıflara göre ciddi bir muharip yüke sahip sahil güvenlik botlarıdır.

SAR 33

35 metre boyunda 8,6 metre eninde 180 ton deplasmanda çelikten imal teknelerdir. 450 deniz mili menzilleri vardır. Sağlam yapıları yıllardır görev yapmaktadır. Motorlarından çıkan dumanın verdiği karakteristik bir yönleri vardır.

Sar 37

Sar 33 botlarının uzatılmış menzilleri arttırılmış versiyonlarıdır. Daha uzun menzil ve konforlu iç hacim için yapılan uzatma ile az bir hız kaybı olmakla beraber denizcilik performansında bir etkisi olmamıştır. Sarr 33’ler ile aynı tip silah donanımına sahiptir. Sahil Güvenlik envanterinde 4 adet bulunmaktadır. İlk tekne SG-71 klasik eski tip Koprüüstü üst yapısına sahipken diğer 3 tekneninki farklıdır.

35 metre boyunda 8,6 metre eninde 180 ton deplasmanda çelikten imal teknelerdir. 500 deniz milini aşan menzilleri vardır. Sağlam yapıları ve uzatılmış gövde boyları ile uzun süreler görev yapmaya uygundurlar.

80 Sınıfı

İstanbul Teknik Üniversitesi ve Taşkızak tersanesince tasarlanan bir teknedir. Narin formuna rağmen oldukça denizci, ekonomik, sürati yüksek, uzun menzilli, denizde yaşama daha ergonomik olarak tasarlanmış sınıfının iyi teknelerinden birisidir. Sar botlar gibi başta 40mm top, üst güvertede 2 adet 12,7mm uçaksavar bulunur. Sonradan eklenen Aselflir ile uzun menzil gözetleme yeteneğine de kavuşmuştur. Ayrıca yangın söndürme amaçlı su topuna saip gemilerde deniz kirliliğine karşı temizleme ve çevirme ekipmanları da yer almaktadır. Kendi boyutlarındaki en donanımlı gemilerden birisidir.

80 Sınıfı

Sar botlarından sonra yapıldıkları için o teknelerin büyütülmüş versiyonu olduklarına dair gbir yanılgı mevcuttur. Bu tekne form ve işleyiş olarak tamamen yeni ve başarılı bir tasarımdır. 18 adet bot envanterde bulunmaktadır.

40,7 metre boyunda 7 metre eninde 200 ton deplasmanda çelikten imal edilmiş teknelerdir. Üst süratleri 27 deniz mili olsa da 20 deniz mili süratte menzilleri 1000 deniz milinin üzerindedir.

Dost Sınıfı

Dost sınıfı gemiler korvet büyüklükleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığının sancak gemileri  konumundadırlar. Komutanlığın şimdiye kadar kullandığı en büyük gemilerdir. Bu sınıftaki 4 gemi (SG701Dost, SG702Güven, SG703Umut, SG704Yaşam) 2007 yılındaki kontrat ile RMK tersanesi tarafından üretilmiştir. İtalyan Sirio sınıfı korvetler baz alınarak sahil güvenlik ihtiyaçları için yeniden tasarlanmış ve 2010 – 2014 arası inşa edilmiştir. Bu büyüklükteki gemiler için hafif silah yüklü görünse de görevi barış zamanlarında operasyon yapmak olduğu için kabul edilebilir bir durumdur. 40 mm’lik bofor ikiz toplarla ve 2 adet 12,7 mm uçaksavar ile teçhiz edilmiştir. Ayrıca Sahil Güvenlik Komutanlığının ilk helikopter platformlu ve hangarlı gemileridir.

Dost Sınıfı Korvet

88,4 metre uzunluğunda 12,7 metre genişliğinde 1750 ton deplasmanı ile uzun süre denizde kalabilme becerisine sahip, 5 ve üzeri şiddetteki deniz durumlarında dahi görev yapabilmeyi başarabilmektedir. Geçtiğimiz senelerde Umut ve Yaşam Libya açıklarında fırtınalı havada görevlerini başarı ile yerine getirerek operasyonlar yaptılar.

Havacılık platformları olarak Sahil Süvenlik Komutanlığı daha az çeşitliliğe ve kapasiteye sahip araçlar ile görev yapmaktadır.

AB 412 EP helikopterleri:

Bu helikopterler gece görüş FLIR sistemleri ve su üstü radarlara sahip olup denizden kurtarma amaçlı vinç ile donatılmışlardır. 13 adedi aktif olarak görev yapmaktadır. Dost sınıfı gemilerde de görev yapabilmektedirler.(Kaybedilen bir helikopter yerine UH-1 tipi bir helikopter tedarik edilmiştir.)

CASA CN-235-100M MPA

Bu uçaklar Sahil Güvenlik Komutanlığının elindeki en kabiliyetli platformlardır. Aselflir 200 ve oldukça güçlü su üstü radarı ile donatılmış olup iç sistem olarak, donanmamızda su altı harp için de kullanılan AMASCOS çoklu muharebe görev işletim sistemine sahiptir ama donanımı daha basit ve barış zamanlarına göre yapılmış olup silah bulunmamaktadır. 3 adet uçak komutanlık tarafından kullanılmaktadır.

Genel ekipman bilgisinden sonra durum analizine bakacak olursak Sahil Güvenlik Komutanlığının en büyük becerisi ve temel taşı özverili personelidir. Normal bir deniz personelinden çok daha fazla ve yıpratıcı ortamda çalışmak zorunda olan çok takdir edilmesi gereken bu gayretli personelimiz İçişleri Bakanlığına devrolduktan sonra asli görevlerinin yanı sıra ciddi miktarda da bürokratik görevle başa çıkmaya çalışmak zorunda kalmıştır. Bu sene içerisinde durumu düzeltmeye dair ihtisas personel alımı ve düzenlemeler başladıysa da halen tam olarak istenilen düzeye ulaşılamamıştır. En önemli tehlike nitelikli personelin kurumdan ayrılma eğiliminde olmasıdır.

Sahil Güvenlik Mobil Radar

Komutanlık olarak elektronik istihbarat sistemlerine olan ihtiyaç ciddi olarak artmıştır. Hem karada hem de denizde bu tip donanımların kazanılması gerekmektedir.

Toplam 4 korvet, 100 gemi-tekne, 75 civarı küçük bot, 14 helikopter, 3 uçak, 8 mobil araç üstü radar ve gözetleme ünitesi ile günümüz şartları için minimumlarda kabul edilebilir imkanlara sahiptir. Mobil radar sistemlerinin beceri kabiliyet ve sayılarının arttırılması gerekmektedir.

Münhasır ekonomik deniz alanlarının büyümesi ile deniz havacılığımızın kronik sorunlarından olan menzil ve süre sorunu Sahil Güvenlik Komutanlığında da kendisini göstermiş, helikopterlerin ve uçakların adedi ve menzili uzun görev süreleri ve büyüyen alanlar için yetersiz kalmaya başlamıştır.

Sahil Güvenlik Komutanlığının en önemli ihtiyacı C4I sistemine uygun merkezi bir ”network”e (görev ağı) sahip bir komuta sistemine sahip olmasıdır. Sahil Güvenlik Radar Sistemi halen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile anlık iletişimde olmayıp kendi alanında dahi büyük açıklıkları bulunmaktadır. Bu konuda Deniz Kuvvetleri ile TAFİCS üzerinden iletişimde olacak Sahilnet çalışması ve sabit radar gözlem istasyonlarının kurulmasına devam edilmektedir.

Kısacası

  • İstihbarat ediniminin iyileştirilmesi
  • Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadelede etkinliğin artırılması
  • Yüzer birlik personelinin idari iş yükünün fazla olması
  • Modernizasyon projelerinin geniş katılımlı bir proje ofisi kanalı ile yönetilememesi
  • Ağır denizde görev yapabilecek platform eksikliği acilen çözülmesi gereken hususlar olarak önümüze çıkmaktadır.

Sahil Güvenlik Komutanlığı sadece denizde polislik yapmak gibi görülmemelidir. Denizde can ve mal kurtarma, güvenliği sağlama, bayrak gösterme, diğer ülkelerin mütecaviz davranışlarını engelleme, suç ile mücadele, diğer birimlerle Stratejik ve Operasyonel İşbirliği gibi görevleri özverili personeliyle başarı ile gerçekleştirmektedir.

Kozan S. Erkan

Yazarın Önceki Yazıları:

Yunan Sahil Güvenliğine Genel Bakış

SAR 33 ve SAR 35 Gemilerinin “Hüzünlü” Geçmişi

Çin Halk Kurtuluş Ordusu Deniz Kuvvetleri’ne Bakış

İlgini Çelebilir!

Önce Karın Tokluğu Sonra Uzay Boşluğu – I

Bu yazı dizimize insanlığın astronomiyle nasıl tanıştığını, dahası nasıl tanışmak mecburiy…