Anasayfa Özgün Yazılar Yazılar ve Analizler Türk Savunma ve Havacılık Sanayii 2019 Performans Raporu’na bakış

Türk Savunma ve Havacılık Sanayii 2019 Performans Raporu’na bakış

0

Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) Savunma ve Havacılık Sanayii 2019 Performans Raporu’nu paylaştı. Rapora genel anlamda bakıldığında ilk olarak ciro ve ihracattaki artış dikkat çekerken alınan sipariş miktarındaki düşüş hemen göze batıyor.

Raporun genel hattındaki önemli veriler şu şekilde:

 2014-2019 Savunma ve Havacılık Verileri (SASAD 2019 Performans Raporu)
2014 2015 2016 2017 2018 2019
 Ciro  $           5.101  $         4.908  $           5.968  $         6.693  $           8.761  $         10.884
 İhracat  $           1.855  $         1.929  $           1.953  $         1.824  $           2.188  $           3.068
 Alınan Siparişler  $         11.000  $         7.686  $         11.913  $         8.055  $         12.204  $         10.671
 İthalat  $           1.351  $         1.067  $           1.289  $         1.544  $           2.449  $           3.088
 Ürün/Teknoloji Geliştirme  $               887  $             904  $           1.254  $         1.234  $           1.448  $           1.672
 Not: Sayılar milyon dolar cinsindendir

2019 yılı verilerinin 2018 yılına göre değişimler ise şu şekilde:

  • Ciro: +%24
  • İhracat: +%40,2
  • Alınan Siparişler: -%13
  • İthalat: +%26
  • Ürün/Teknoloji Geliştirme: +%15
Savunma ve havacılık sektör cirosunun yıllara göre değişimi, 1997 – 2019 (Kaynak: SASAD, Grafik: Siyah Gri Beyaz)

Sektör cirosu 2001 yılından itibaren 2009 ve 2015 yılı hariç yükselişini sürdürmüş 2016 itibariyle hızını artırmış ve nitekim 2019 yılında büyük bir sıçrama yapmıştır. 2016 yılında Fırat Kalkanı Harekatı ile başlayan ve ardından devam eden sınır ötesi harekat ve operasyonların etkisi bu artışta önemli bir rol oynamaktadır.

Veriler milyon dolar cinsindendir

Özellikle Silah, Mühimmat ve Füze cirosuna bakıldığında 2016’ya göre 2019 yılında %14,45 toplam artış gözüküyor. Bu noktada yine harekat ve operasyonların etkili olduğu değerlendirilebilir. Ayrıca aktif olarak harekatlar icra edilen 2017 yılındaki düşüş Türkiye’de üretilemeyen ciddi sayıda mühimmatın ithalatı nedeniyle olabileceği gibi stok durumu ile alakalı da olabilir.

Veriler milyon dolar cinsindendir

Kara araçları cirosundaki yükseliş oranları aşarak katlanmış ve iç piyasa hem de ihracatta önemli ilerleme kaydedilmiş durumda. Nitekim, Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde 2 yılda 1800 zırhlı aracın envantere alındığını belirtmişti. Ayrıca Umman ve Malezya’ya FNSS PARS 8×8 satışı, BAE’ye ARMA 8×8’in türevi olan Rabdan satışı gibi önemli satış başarıları ihracat rakamlarını ve ciroyu önemli ölçüde artırmıştır.

Deniz araçlarında genel tablo itibarıyla önemli bir yükseliş bulunuyor. Umman ve Katar’a yapılan sahil güvenlik ve karakol botu satışlarının önemli etkisi var. Yine Katar’a gerçekleştirilen eğitim gemisi ve Pakistan’a korvet ihracatı neticesinde deniz araçları ihracatının artmaya devam etmesi beklenebilir. Cironun önemli bir bölümünde yine Türkiye’nin kendi ihtiyaçları için temin ettiği lojistik gemiler, korvet programı ve botlar önemli bir paya sahip.

Askeri havacılık alanındaki genel ciro yükselişinde çok sayıda projenin bazılarının üretime dönüşmesi de büyük etken. Ayrıca askeri havacılıkta önemli oranda off-set satışı bulunduğu biliniyor.

Kişi başı ciroda uzun zamandır belirli bir aralık korunmaya devam ediliyor. 2018’deki büyük düşüşün ardından 2019’da tekrar yükselişe geçmesi ümit vadedici olsa da yükseliş trendinin yüksek teknoloji ürün üretimi artması gerekiyor.

Yıllara göre ihracat verileri incelendiğinde tabloda verilerdeki önemli değişiklikler göze çarpıyor. Özellikle ABD’ye gerçekleştirilen ihracat payında ciddi değişikler göze çarpıyor.

Özellikle askeri havacılık alanında 2018’de 481 milyon dolarlık ihracatın 2019 yılında 75 milyon dolara düştüğü belirtilen raporda deniz alanında ise aksi bir durum ile ihracat 2 milyon dolardan 113 milyon dolara yükseldi. Açık kaynayan bilgilere göre ABD’ye deniz platformu satışı olmadığı biliniyor. Alt sistem, hizmet, komponent vb. satışların olduğu tahmin ediliyor.

Sivil havacılık alanında ABD’ye ihracat -2018’de- 183 milyon dolardan 2019’da 287 milyon dolara yükselmiş durumda.

Avrupa’ya yönelik sivil havacılık satışları ise 2018’de 102 milyon dolarken beş katından fazla artarak 552 milyon dolara yükseldi.

ABD ve Avrupa dışındaki bölgeler raporda “Diğer” olarak nitelendirilmiş durumda. Rapora göre sivil havacılık alanında diğer ülkelere yönelik 110 milyon dolar olan ihracat 144 milyon dolara yükselirken denizcilikte 165 milyon dolardan 134 milyon dolara geriledi.

Diğer ülkelere gerçekleştirilen ihracatta, Türkiye’nin en başarılı olduğu kara araçları sektörü büyük bir büyüme kaydetti. 2018’de 528 milyon dolar olan ihracat 897 milyon dolara ulaştı. Türk kara araçları üreticilerinin özellikle Asya-Pasifik bölgesine yönelmesi bu kısımdaki büyümeye önemli katkı sağlıyor. İlerleyen dönemlerde Türkiye’nin ihracatında bu bölgenin daha fazla öne çıkması beklenebilir.

Sivil havacılık alanında ABD’ye olan ihracat artarken Avrupa bölgesinde düşüş yaşandı. COVID-19 nedeniyle sivil havacılık alanındaki cirolarda düşüşün devam etmesi bekleniyor.

Mühimmat, Füze, Silah vb. ürünlerin satışında Avrupa bölgesi ve diğer bölgelere satışta önemli artış yaşandı. ABD’ye yapılan satışlar ise neredeyse yarı yarıya düştü. Avrupa’ya olan satış 7 milyon dolardan 44 milyon dolara, diğer bölgelere olan satış 80 milyon dolardan 323 milyon dolara yükseldi.

Diğer ülkelere (Orta Doğu, Asya, Afrika, Güney Amerika) gerçekleştirilen diğer ihracatlar (KBRN-P, C1ISR, Bilişim, Uzay, Güvenlik, Lojistik Destek) 291 milyon dolar ile önemli bir ihracat kalemi oluşturuyor.

Ayrıca Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan verilere göre “Türk savunma ve havacılık sanayiinin ihracatı 2019 yılı 1 Ocak-31 Aralık döneminde, önceki yılın aynı dönemine göre %34,6 artarak 2 milyar 740 milyon 988 bin dolar” olmuştu. Dolayısı ile SASAD ve TİM verileri ihracat rakamları anlamında uyuşmuyor.

Genel Değerlendirmeler

Sektörün genel anlamda büyümeyi sürdürmesi umut verici bir gelişme olarak ele alınabilir. Ancak satır aralarındaki bazı veriler aynı zamanda ciddi soru işaretleri doğuruyor. Bazı alanların istikrarlı büyüme gerçekleştiremediği ve gerek politik gerek sektörel nedenler ile cirolarda yıllara göre önemli düşüş ve yükselişler görülüyor.

Sayılar milyon dolar cinsindendir

İthalat ve ihracat rakamlarına bakıldığında ithalattaki 2015 yılında gerçekleşen düşüşün ardından 2016 itibariyle yeniden yükselişe geçildiği görülüyor.

Raporda ithalatın artışının “gizli ambargolar ve salgın nedeni ile aksayan tedarik zinciri çalışmalları stok yaratma çabasının etkin” olduğu değerlendirilmiş. Ancak bu değerlendirme ithalattaki önemli yükselişi tek başına açıklamaya yetmemektedir. Bunda, 2016 ve sonrasındaki harekatlarda ortaya çıkan acil ihtiyaçların temini ve artan ihracata kullanılacak ara mamul, hammade ve ekipmanların da etkili olduğu değerlendirilebilir.

2019 yılında ürün ve teknoloji geliştirmeye (ÜGTG) ayrılan bütçe %15,44 oranında artarak ~1,67 milyar dolara ulaşmış olup bunun %15’i yani 249 milyon doları teknoloji geliştirmeye ayrılmıştır. 2018’de 2017’ye göre %17 artış yaşanmış ~1,48 milyar dolara ulaşmıştı. Ancak teknoloji geliştirmenin payı %10’da kalmıştı. Dolayısı ile hem ÜGTG bütçesi önemli oranda arttı hemde teknoloji geliştirmenin toplamdaki payı arttı. Bunun sonucunda teknoloji geliştirmeye ayrılan bütçe 2018’e göre 2019 yılında %67,1 oranında artış göstererek 249 milyon dolara ulaşmıştır.

Sektörün insan kaynağına yönelik değerlendirmeleri Savunma Sanayii Araştırmacısı Arda Mevlütoğlu şu şekilde yaptı:

İstihdam konusuna gelecek olursak, sektördeki toplam çalışan sayısının istikrarlı bir şekilde artmaya devam ettiği ve 74 bine yaklaştığı görülüyor ki bu sevindirici bir gelişme. Ancak,

Uzun süredir konuşulan ve son dönemde daha da can acıtıcı hale gelmiş, savunma – havacılık ve yazılım sektöründeki deneyimli, eğitimli bireylerin yurt dışına neredeyse kitleler halinde gidişi, malesef bu verilere -doğal olarak- yansımıyor. Savunma sektörü, ortalama 10-15 sene deneyimli, çok sayıda kritik projede rol almış, Avrupalı ve Amerikalı muadillerine nazaran iki üç kişilik kariyeri tek başına sırtlamış çok sayıda çalışanını kaybetti, kaybetmeye devam ediyor. Yakından tanık olduğum çok sayıda örnek ışığında diyebilirim ki, günlük basında, sosyal medyada haberlerini görüp gururlandığımız pek çok projeye imza atmış deneyimli erkek ve kadınlar sektör dışına ve hatta yurt dışına gidiyor ve bazı durumlarda itiliyorlar. Genç mühendislere öncülük, mentorluk ve eğitmenlik edecek orta seviye lider ve yöneticilerin sayı ve oranı hızla azalıyor. Bu, üzerinde dürüstçe ve titizlikle çalışılması gereken bir ulusal güvenlik tehdididir.

Cironun illere göre dağılımının verilmesi ilginç olmuş. Görüyoruz ki Ankara, savunma – havacılık sektör cirosunun %70’ini, İstanbul ise %18’ini oluşturuyor. Çalışanların %65.65’i Ankara, %20.8’i ise İstanbul’da oturuyor.

Savunma ve Havacılık Sanayii 2019 Performans Raporu ve Bazı Değerlendirmeler | Siyah Gri Beyaz

Ayrıca önemli bir uyarı olarak raporda BAYKAR’ın SASAD üyesi olmaması nedeniyle verilerinin raporda yer almadığı belirtilmiş. BAYKAR’ın Bayraktar TB2 İHA’larının hem yurt içi hem de yurt dışı satışlarda önemli bir rol oynadığı göze alındığında verilerde önemli bir eksiklik olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır.

Kocaeli Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Mezunu ve amatör fotoğrafçı. Teknoloji, otomotiv, uluslararası ilişkiler ve savunma sanayii meraklısı. Savunma sanayii araştırmacısı.

Bir cevap yazın

İlgini Çekebilir!

Ermenistan Tarafının Uluslararası Silahlı Çatışmalar Hukuku İhlalleri

Uluslararası Silahlı Çatışmalar Hukuku; savaşta uygulanacak yöntemler, kullanılacak silahl…